studioussubcommittee
/ 69
studioussubcommittee
studious[adj]

çalışkan

studiously[adv]

özenle,dikkatle

study[n][v]

araştırma • ders çalışmak

study group[n]

çalışma grubu,etüt grubu

study guide[n]

çalışma kılavuzu

study hall[n]

çalışma salonu,gözetimli çalışma

study holiday[n]

ders çalışma tatili

studying[n]

çalışma

stuff[n][v]

şey • tıkmak,doldurmak

stuff face[phrase]
stuffed[adj]

tıka basa dolu,ağzına kadar dolu

stuffed animal[n]

peluş hayvan,doldurulmuş oyuncak

stuffed egg[n]

doldurulmuş yumurta

stuffed grape leaves[n]

dolma,yaprak sarması

stuffed mushroom[n]

mantar dolması

stuffed shirt[n]

katı ve kibirli

stuffed toy[n]

peluş oyuncak

stuffing[n]

malzeme (bir yiyeceğe doldurulan)

stuffy[adj]

resmî,katı

stukkie[n]

kız arkadaş,sevgili

stultify[v]

değersiz göstermek

stumble[v][n]

tökezlemek • sendeleme,takılma

stumble on[v]

rastlantıyla bulmak,tesadüfen karşılaşmak

stumblebum[n]

beceriksiz,sakar

stumbling[adj]

sendeleyen,tereddütlü

stumbling block[n]

engel

stump[n][v]

kütük,ağaç gövdesi • şaşırtmak

stump speech[n]

seçim konuşması

stump up[v]

ödemek,cebinden çıkarmak

stumping[n]

seçim kampanyası,siyasi konuşma turu

stumpwork[n]

üç boyutlu nakış

stumpy[adj]

tıknaz,kısa ve kalın

stun[v]

sersemletmek

stun gun[n]

elektroşok tabancası,elektrikli tabanca

stung[adj]

sinirlenmiş,kızgın

stunned[adj]

sersemlemiş

stunner[n]

çekici ve hoş

stunning[adj]

çok güzel

stunningly[adv]

şaşırtıcı derecede,etkileyici bir şekilde

stunt[n][v]

dikkat çekici eylem • yavaşlatmak,engellemek

stunt woman[n]

dublör kadın

stunted[adj]

bodur,cılız

stuntman[n]

dublör

stupa[n]

stupa,chorten

stupefaction[n]

şaşkınlık,sersemleme

stupefy[v]

sersemletmek

stupefying[adj]

afallatıcı

stupendous[adj]

muazzam

stupid[adj][n]

aptal • aptal,geri zekalı

stupidhead[n]

ahmak,salak

stupidly[adv]

aptalca

stupor[n]

sersemlik,uyuşukluk

sturdily[adv]

sağlam bir şekilde,dayanıklı bir şekilde

sturdy[adj]

güçlü kuvvetli

sturgeon[n]

mersin balığı

sturnella[n]

çayır kuşlarını içeren bir ötücü kuş cinsi,sturnella'ları içeren bir ötücü kuş türü

sturnidae[n]

Sturnidae (Eski Dünya sığırcıkları)

stutter[v][n]

kekelemek,kekeleme yapmak • kekemelik,tutukluk

stuttering[n]

kekeleme

stuttgart[n]

Stuttgart,yenilikçi mimarisi ile ünlü, Almanya'nın güneybatısında bir şehir

sty[n]

domuz ahırı

stygian[adj]

stiksli,karanlık

style[n][v]

görünüş • stil vermek

style shifting[n]

biçem kaydırma

style without substance[phrase]
styleless[adj]

stilsiz

stylet[n]

stilet,iğne

styling[n]

şekillendirmek

styling chair[n]

kuaför koltuğu

stylish[adj]

modaya uygun

stylishly[adv]

şık bir şekilde

stylishness[n]

şıklık

stylist[n]

kuaför

stylistic[adj]

biçimsel

stylistically[adv]

stilistik olarak,biçemsel açıdan

stylized[adj]

stilize,sanatsal

stylobate[n]

stilobat

stylophone[n]

stilofon

stylostixis[n]

stilostiksis,akupunktur

stylus[n]

stylus

stymie[v]

engellemek

styx[n]

Stiks

suasion[n]

razı etme

suave[adj]

zarif,çekici

sub[v][n]

yerine geçmek,ikame etmek • denizaltı,dalış gemisi

sub-primal cut[n]

alt kesim parçası,ikincil et kesimi

sub-rosa[adj][adv]

sub-rosa,gizli • gizlice,sessizce

sub-saharan[adj]

Sahra altı,Sub-Sahra

sub-zero[adj]

sıfıraltı

subacid[adj]

ekşice

subaquatic[adj]

kısmen karada ve kısmen suda yaşayan

subaqueous[adj]

su altı,su altında gerçekleşen

subarachnoid space[n]

subaraknoid alan

subathon[n]

subathon,abonelik maratonu

subatomic[adj]

atomaltı,atom altı

subclass[n]

alt sınıf

subclause[n]

bent

subclavian artery[n]

subklavyen arter

subclavian vein[n]

subklaviyan ven

subcommittee[n]

alt komite,alt kurul

LanGeek
Uygulamayı İndir