slate tileslide off
/ 69
slate tileslide off
slate tile[n]

ardıç taşı kiremiti

slater[n]

tespih böceği,tatu böceği

slaughter[n][v]

kesme (kasaplık hayvanı) • kesmek,boğazlamak

slaughterer[n]

kasap,kesimci

slaughterhouse[n]

mezbaha

slaughterous[adj]

katliam,kanlı

slave[n][v]

köle • köle gibi çalışmak, zorla çalıştırmak

slave ant[n]

köle karınca

slave away[v]

sıkı çalışmak,köle gibi çalışmak

slave labor[n]

köle emeği,zorla çalıştırma

slave narrative[n]

kölelik anıları

slave to fashion[phrase]
slave trade[n]
slaveholding[n][adj]

köle sahipliği,köle tutma • kölelik yanlısı,köleliğe izin veren

slaver[v][n]

salya akıtmak,ağzı sulanmak • köle tüccarı,esirci

slavery[n]

kölelik

slavic[n][adj]

Slav,Slav dili • Slav,Slavik

slavic languages[n]

Slav dilleri

slay[v]

öldürmek,katletmek

slay queen[n]

slay kraliçesi,görünüş takıntılı kadın

slaying[n]

cinayet,adam öldürme

sleaze[n]

kötü zevk,bayağılık

sleazebag[n]

alçak,aşağılık herif

sleazeball[n]

aşağılık tip,ahlaksız kişi

sleazewad[n]

alçak,şerefsiz

sleazy[adj]

ahlaksız,düşük ahlaklı

sled[n][v]

kızak • kızakla kaymak,kızak sürmek

sled dog[n]

kızak köpeği

sledding[n]

kızak kayma

sledge[n][v]

balyoz,büyük çekiç • kızakla kaymak,kızakla seyahat etmek

sledgehammer[n][v]

balyoz • balyozlamak,balyozla vurmak

sleek[adj][v]

parlak • parlatmak,düzleştirmek

sleek down[v]

sleek down

sleep[v][n]

uyumak • uyku

sleep in[v]

geç kalkmak,uzun uyumak

sleep like a baby[phrase]

deliksiz uyumak

sleep like a dog[phrase]

mışıl mışıl uyumak

sleep like a log[phrase]

deliksiz uyumak

sleep mask[n]

uyku maskesi,göz maskesi

sleep off[v]

uykuyla atmak,uyuyarak geçirmek

sleep on[v]

kararı başka zamana bırakmak

sleep over[v]

gecelemek,birinin evinde kalmak

sleep rough[phrase]

dışarıda yatmak (evsizler için)

sleep through[v]

uyumaya devam etmek,gürültüye rağmen uyumak

sleep together[v]

birlikte yatmak,sevişmek

sleep with the fishes[phrase]

ortadan kaldırılmak

sleeper[n]

uyuyan kişi,uykucu

sleeping[n][adj]

uyuyan • uzanmış,yatıyor

sleeping accommodation[n]

yataklı konaklama,yatak odası

sleeping bag[n]

uyku tulumu

sleeping capsule[n]

uyku hapı,sakinleştirici kapsül

sleeping car[n]

yataklı vagon,uyku vagonu

sleeping draught[n]

uyku ilacı,soporifik ilaç

sleeping giant[n]

gizli güç

sleeping mat[n]
sleeping pill[n]

uyku ilacı

sleeping room[n]

yatak odası,uyku odası

sleeping sickness[n]

uyku hastalığı

sleeping tablet[n]

uyku hapı,sakinleştirici hap

sleepless[adj]

uykusuz,uyanık

sleepover[n]

yatıya kalmalı misafirlik

sleepsuit[n]

bebek pijaması,uyku tulumu

sleepwalk[v]

uyurken gezmek

sleepwear[n]

pijama

sleepy[adj]

uykulu

sleepy-bye[n]

uyku vakti,ninni

sleet[n][v]

sulu sepken,kar yağışı • karla karışık yağmur yağmak,sulu sepken yağmak

sleeve[n]

elbise kolu

sleeve puller[n]

kovan çekme aparatı

sleeved[adj]

kollu

sleeveless[adj]

kolsuz

sleigh[n][v]

kızak,kayak • kızakla kaymak,kızak üzerinde sürmek

sleigh bed[n]

kızak yatak

sleight[n]

el becerisi

sleipnir[n]

Sleipnir

slender[adj]

ince (vücut)

slender member[n]

ince eleman

slender skimmer[n]

libellulidae ailesinden bir yusufçuk türü

slenderly[adv]

ince,zarif bir şekilde

sleuth[n][v]

dedektif,araştırmacı • gizlice gözlemek,gizlice soruşturmak

slew[n][v]

epey • ani bir dönüş yapmak,yönünü ani değiştirmek

slice[n][v]

dilim • kesmek,dilimlemek

slice up[v]

dilimlemek,dilimlere ayırmak

sliced[adj]

dilimlenmiş,kesilmiş

sliced bread[n]

dilimlenmiş ekmek

sliced fish soup[n]

dilimlenmiş balık çorbası

slicer[n]

dilimleyici,kesme bıçağı

slicing machine[n]

dilimleme makinesi,kesme makinesi

slick[v][adj][n][adv]

parlatmak • pürüzsüz ve parlak,ipeksi • lek,tabaka • ustalıkla,becerikli bir şekilde

slick back[v]

geriye taramak,jöleyle geriye doğru şekillendirmek

slick down[v]

düzleştirmek,yassılaştırmak

slick magazine[n]

parlak dergi,cilalı dergi

slicked[adj]

yapışkan madde ile düzleştirilmiş,parlak madde ile düzleştirilmiş

slicker[n]

yağmurluk

slide[v][n]

kaymak

slide by[v]

sessizce geçmek,kayıp gitmek

slide down[v]

aşağı kaymak,kayarak inmek

slide fastener[n]

fermuar,sürgülü fermuar

slide into dms[phrase]
slide off[v]

sıvışmak,gizlice ayrılmak

LanGeek
Uygulamayı İndir