gösteren
belirtmek,işaret etmek
işaret dili,jestlerle iletişim
yol gösteren levha • işaret levhası takmak
yön verme
işaret yazısı
sih • Sih,Sihler veya dini inanç ve gelenekleri ile ilgili
silaj
sessizlik • susturmak,sessizliğe büründürmek
sessiz
çıt çıkmayan
sessiz harf
sessiz film
sessiz film,sessiz sinema
sessizce
sessiz,sessiz film
siluet • silüet oluşturmak,silüet olarak çizmek
siluet animasyonu
silikat,silisyum bileşiği
silikon çip,silikon entegre devre
silikon
silikozis
ipek
ipek çorap,kadın ipek çorabı
ipeksi,ipek gibi
ipek gibi,ipeksi
ipek böceği
ipeksi
şarap veya likörle çırpılmış tatlandırılmış krema,sillabub
aptal • aptal,şaşkın • aptalca,aşırı bir şekilde
şakacı,aptal kafalı
(basın bağlamında) ölü sezon
silo
gümüş • gümüş • gümüş rengine boyamak,gümüşleştirmek
sihirli çözüm
güney afrika tilkisi
camgöbeği mavisi
gümüş madalya
gümüş madalyalı,ikinci
gümüş madeni,gümüş madeni
yaldızlı kağıt
gümüş ekran,projeksiyon perdesi
miras serveti
yaşlı internet kullanıcısı
yağmacılık
gümüş sırtlı tilki,gümüş tilki
gümüş rengi,gümüş renkli
gümüş saçlı,ağarmış saçlı
tatlı dilli
Amerikan gümüş üzümü
gümüşçün
gümüş yapraklı beyaz sinek
gümüş kalem ile yapılan resimler
gümüşçü,gümüş işçisi
gümüş işleme sanatı
gümüş yemek takımı
silvikültür,orman yönetimi
simkart
simian,primat • maymuna benzeyen
Simien tilkisi,Simien çakalı
Simien çakalı,Etiyopya çakalı
benzer
benzerlik
benzer şekilde
benzetme
benzerlik
simit,susam kaplı, gevrek ve çiğnenebilir dairesel ekmek, genellikle çay ile sokak atıştırmalığı olarak yenir
simmental
hafif ateşte pişmek • hafif kaynama,kısık ateşte pişirme
para,mangır
Simon dedi
bir dalkavuk,bir yaltak • aşırı bağlılık göstermek,dalkavukluk yapmak
yapmacıklı gülümseme • yapmacık gülümsemek,yapmacık bir şekilde sırıtmak
basit,kolay • aptal,bön
çok basit
yalın eğri
sade göz
basit mikroskop,tek mercekli büyüteç
ahmak
aptal,saf
basitlik,sadelik
basitleştirilmiş,sadeleştirilmiş
basitleştirmek
basit,aşırı basitleştirilmiş
basitçe
basitçe
imge
taklidini yapmak
simüle edilmiş,yapay
simülasyon
simulcast,eşzamanlı yayın • aynı anda yayınlamak (program)
eşzamanlı
simultane oyun
eşzamanlı yayın
aynı anda olan
günah,suç • günah işlemek