speak too soonspeedy
/ 69
speak too soonspeedy
speak too soon[phrase]

erken sevinmek

speak up[v]

açıkça konuşmak,fikrini söylemek

speak volumes[phrase]
speaker[n]

konuşmacı

speaker system[n]

hoparlör sistemi,ses sistemi

speaker unit[n]

hoparlör birimi,hoparlör elemanı

speakerphone[n]

hoparlörlü telefon

speaking[n][adj]

konuşma • konuşan,sözel

speaking as[phrase]

biri olarak

speaking of[phrase]
speaking of which[adv]

bu arada,konu açılmışken

speaking terms[n]

birbiriyle konuşmak

spear[n][v]

mızrak • mızraklamak,delmek

spear carrier[n]

figüran,küçük rol oyuncusu

spearfishing[n]

zıpkınla balık avlama,sualtı avcılığı

spearhead[v][n]

önayak olmak • mızrak ucu,mızrak başı

spearmint[n]

bahçe nanesi

special[adj][n]

özel • özel bir teklif,bir kampanya

special education[n]

özel eğitim

special effects[n]

özel efektler

special effects supervisor[n]

özel efektler sorumlusu

special forces[n]

özel kuvvetler

special interest[n]

özel ilgi grubu,lobi

special interest group[n]

özel ilgi grubu,lobi

special k[n]

Özel K,Özel ketamin

special library[n]

özel kütüphane

special needs[n]

özel ihtiyaçlar

special offer[n]

promosyon

special pleading[n]

özel savunma,özel iddia

special school[n]

özel eğitim okulu,özel okul

specialist[n][adj]

uzman • uzman

specialize[v]

daha fazla odaklanmak

specialized[adj]

uzmanlaşmış

specially[adv]

özellikle

specialty[n]

uzmanlık,güçlü yan

species[n]

tür

specific[adj][n]

özel • özel,özel ilaç

specific language impairment[n]

özel dil bozukluğu

specifically[adv]

özellikle

specification[n]

şartname,özellik detayı

specify[v]

belirtmek, açıklamak

specimen[n]

örnek

specious[adj]

görünüşte iyi olan

speck[n][v]

leke,nokta • beneklemek,noktalamak

specked[adj]

benekli,noktalı

speckled[adj]

benekli

speckled wood[n]

alaca çizgili orman kelebeği

speckless[adj]

lekesiz,tamamen temiz

spectacle[n]

gösteri,manzara

spectacled bear[n]

gözlüklü ayı

spectacles[n]

gözlük

spectacular[adj][n]

muhteşem • gösteri

spectacularly[adv]

muhteşem bir şekilde,etkileyici bir şekilde

spectator[n]

izleyici

spectator pump[n]

seyirci pompası,seyirci ayakkabısı

specter[n]

kuruntu

spectral[adj]

spektral,spektrumla ilgili

spectrometer[n]

spektrometre

spectrometry[n]

spektrometri,spektral analiz

spectroscope[n]

spektroskop,ışık spektrumu analiz cihazı

spectrum[n]

spektrum

specula[n]

spekulum,vajinal genişletici

speculate[v]

tahminde bulunmak

speculation[n]

spekülasyon

speculative[adj]

spekülatif

speculatively[adv]

kuramsal olarak

speculator[n]

spekülatör

speculum[n]

spekulum

speech[n]

konuşma

speech act[n]

sözeylem

speech community[n]

dilsel topluluk

speech error[n]

sürçülisan

speech recognition[n]
speech therapist[n]

konuşma terapisti

speech therapy[n]

konuşma terapisi

speechless[adj]

dili tutulmuş

speed[n][v]

hız • hızlanmak,acele etmek

speed bag[n]

hız torbası,hız topu

speed bump[n]

hız kesme tümseği

speed camera[n]

hız kamerası

speed climbing[n]

hız tırmanışı

speed dial[n]

hızlı arama

speed hump[n]

hız kesici,tümsek

speed limit[n]

hız sınırı

speed limit sign[n]

hız sınırı işareti,azami hız levhası

speed skater[n]

sürat patencisi,hız patencisi

speed skating[n]

sürat pateni,hız pateni yarışı

speed trap[n]

hız tuzağı,hız kontrol noktası

speed up[v]

hız yapmak

speed-ball[n]

speed-ball,hızlı top

speed-reading[n]

hızlı okuma

speedball[n]

speedball,kokain ve eroin karışımı

speedboat[n]

sürat teknesi

speedcore[n]

speedcore

speedful[adj]

hızlı,çabuk

speedily[adv]

hızlı bir şekilde,çabukça

speeding[n]

hız sınırını aşma,hızlı sürüş

speedrun[v]

speedrun yapmak,hızla tamamlamak

speedway[n]

hız pisti,yarış pisti

speedy[adj]

hızlı,çabuk

LanGeek
Uygulamayı İndir