stillbornstonefly
/ 69
stillbornstonefly
stillborn[adj]

ölü doğan,doğumda yaşam belirtisi göstermeyen

stillness[n]

sükunet,durgunluk

stilt[n]

temel destek direkleri

stilted[adj]

yapmacık,doğal olmayan

stilton[n]

stilton peyniri

stimulant[n][adj]

uyarıcı,stimülan • uyarıcı, teşvik edici

stimulant drug[n]

uyarıcı ilaç

stimulate[v]

uyarmak

stimulated[adj]

uyarılmış

stimulating[adj]

tahrik edici

stimulus[n]

uyarıcı

sting[n][v]

sokma yarası • kazıklamak,dolandırmak

stinger[n]

hayvan iğnesi

stingray[n]

vatoz

stingy[adj]

eli sıkı

stink[v][n]

kokmak,kötü kokmak • koku,pis koku

stink cunt[n]

pis kokulu orospu,iğrenç sürtük

stinker[n]

bir hurda,bir çürük

stinkhole[n]

pislik,iğrenç tip

stinking[adj]

pis kokulu,iğrenç

stinky[adj]

kokmuş,pis kokulu

stint[n][v]

kum kuşu • kısıntı yapmak,idareli yaşamak

stinting[adj]

tutumlu,idareli

stipend[n]

maaş

stipple[v]

noktalama yapmak,beneklemek

stippled[adj]

noktalı,benekli

stippler[n]

noktalayıcı,noktalama efekti yapan ressam

stippling[n]

noktalama

stipulate[v]

şart koşmak

stipulation[n]

şart,koşul

stir[v][n]

karıştırmak • kargaşa

stir fry[phrase]

yüksek ateşte kızartmak

stir the pot[phrase]
stir up[v]

tahrik etmek

stir up a hornet's nest[phrase]
stir-crazy[adj]

hapsoluluk çıldırmış,kapalı kalmaktan deliren

stir-fried[adj]
stir-fry[n][v]

kızartılmış sebze ve et • kavurmak

stirred up[adj]
stirring[n][adj]

karıştırma,çalkalama • heyecan verici,duygusal

stirrup[n]

üzengi

stirrup pants[n]

ayak askılı pantolon

stitch[n][v]

dikiş • dikmek,dikiş yapmak

stitching[n]

dikiş,dikim

stoa[n]

stoa

stoat[n]

kakım

stock[n][v][adj]

stok • stoklamak,depolamak • klişe,bayat

stock car racing[n]

stock car yarışı,seri üretim araba yarışı

stock character[n]

tipik karakter

stock clerk[n]

stok görevlisi,sipariş hazırlayıcı

stock cube[n]

bulyon

stock dove[n]

gökçe güvercin

stock exchange[n]

menkul kıymetler borsası

stock keeping unit[n]

stok tutma birimi,benzersiz ürün kodu

stock market[n]

borsa

stock photography[n]

stok fotoğrafçılık

stock up[v]

stok yapmak,biriktirmek

stock-in-trade[n]

meslek aletleri,iş araçları

stock-still[adv][adj]

kıpırtısız,tamamen hareketsiz • tamamen hareketsiz,kesinlikle hareketsiz

stockbroker[n]

borsacı

stocked[adj]

stoklanmış,donatılmış

stockholder[n]

hissedar

stocking[n]

ince çorap

stocking cap[n]

kayak şapkası

stockman[n]

çiftçi,çoban

stockpile[v][n]

stoklamak,biriktirmek • stok,yedek

stockpot[n]

tencere

stocky[adj]

iri ve tıknaz

stodge[n]

doyurucu yiyecek

stodgy[adj]

aşırı geleneksel ve hayal gücünden yoksun, dolayısıyla sıkıcı,katı ve hayal gücü olmayan, bu nedenle donuk

stoic[adj][n]

sabırlı • stoacı,stoacılık takipçisi

stoicism[n]

stoik felsefe

stoke[v]

ateşi karıştırmak

stoke up[v]

mide doldurmak,tıka basa yemek

stoked[adj]

heyecanlı,coşkulu

stoker[n]

ocakçı,fırın besleyici

stokoe notation[n]

Stokoe notasyonu

stola[n]

stola,antik Roma'da kadınlar tarafından giyilen, genellikle bir tunik üzerine giyilen ve kemerlerle sabitlenen geleneksel uzun giysi

stolen[adj]

çalıntı

stolid[adj]

duygusuz

stollen[n]

Noel pastası

stoma[n]

stoma,ağız benzeri açıklık

stomach[n][v]

mide • katlanmak,tahammül etmek

stomachache[n]

karın ağrısı

stomatology[n]

ağız bilimi

stomp[v][n]

bastırmak,ayaklarını yere vurmak • stomp dansı

stomping ground[phrase]

uğrak yeri

stone[n][v][adj]

taş • taşlamak,recm etmek • taş grisi,taş beji

stone age[n]

taş devri

stone butch[n]

taş butç,saf butç lezbiyen

stone flooring[n]

taş kaplama

stone fly[n]

taş sineği,plecoptera

stone fruit[n]

çekirdekli meyve

stone sober[n]

tamamen ayık

stone veneer[n]

taş kaplama

stone wall[n]

taş duvar,kaya duvar

stone-cold fox[phrase]
stone-washed[adj]

taş yıkama,taşlanmış

stoned[adj]

zom

stonefly[n]

taş sineği

LanGeek
Uygulamayı İndir