snootsoba
/ 69
snootsoba
snoot[n]

burun,ağız

snooty[adj]

kibirli,küçümseyen

snooze[n][v]

şekerleme,kestirme • kestirmek,şekerleme yapmak

snoozeworthy[adj]

uyku getirici,sıkıcı

snore[v][n]

horlamak • horultu,horlama

snorer[n]

horlayan,horlayan kişi

snoreworthy[adj]

uyku getiren,sıkıcı

snoring[n]

horultu,horlama

snorkel[n][v]

şnorkel,hava borusu • şnorkelle yüzmek

snorkel diving[n]

şnorkelle dalış,yüzey dalışı

snorkeler[n]
snorkeling[n]

şnorkelle yüzme

snort[v][n]

homurdamak • homurtu

snot[n]

sümük,burun salgısı

snot nose[n]

sümüklü,küstah çocuk

snout[n]

uzun hayvan burnu

snout beetle[n]

curculionidae böceği

snow[n][v]

kar • kar yağmak

snow blower[n]

kar temizleme aracı

snow cone[n]

kar konisi

snow in[v]

karla kaplamak,karla kapatmak

snow job[n]

sözlerle kandırmak

snow leopard[n]

kar leoparı

snow pea[n]

sultani bezelye

snow under[v]

fazla çalıştırmak

snow-blindness[n]

kar körlüğü

snow-capped[adj]

kar kaplı

snow-clad[adj]

karla kaplı,karlı

snow-covered[adj]

karla kaplı,karlı

snow-white[adj]

bembeyaz

snowball[n][v]

kar topu,kar topu • kartopu gibi büyümek,hızla artmak

snowball effect[n]

zincirleme etki

snowberry[n]

kar üzümü

snowboard[n][v]

kar tahtası • kar tahtasıyla kaymak, snowboard yapmak

snowboarder[n]

snowboardcu,kar kayağı yapan kişi

snowboarding[n]

snowboard ile kayma

snowbound[adj]

karla kapanmış,karla çevrili

snowcat[n]

bir snowcat,bir kar aracı

snowdrift[n]

kar yığıntısı

snowdrop[n]

kardelen

snowfall[n]

kar yağışı

snowflake[n]

kar tanesi

snowman[n]

kardan adam

snowmobile[n][v]

kar motosikleti,kar aracı • kar motosikleti sürmek,kar motosikletine binmek

snowpack[n]

kar tabakası,kar birikintisi

snowplough[n]

kar temizleme aracı,buzkazıyıcı

snowplow[n]

kar temizleme aracı

snowshoe[n][v]

kar ayakkabısı • kar ayakkabısı ile yürümek

snowshoe cat[n]

Snowshoe kedisi

snowshoe hare[n]

Amerika tavşanı

snowstorm[n]

kar fırtınası

snowy[adj]

karlı

snowy owl[n]

kar baykuşu

snub dodecahedron[n]

kalkık onikiyüzlü

snub-nosed[adj]

küçük ve kalkık burunlu

snub-nosed monkey[n]

kalkık burunlu maymun

snuff[n][v][adj]

koklama,koku alma • burundan çekmek,enfiye çekmek • enfes,grimsi sarımsı kahverengi

snuff it[v]

nalları dikmek,son yolculuğuna çıkmak

snuff out[v]

ortadan kaldırmak,yok etmek

snuffle[n][v]

burnunu çekme • burnunu çekmek

snug[adj][n]

rahat,iyi korunmuş • kuytu köşe,rahat köşe

snug as a bug in a rug[phrase]

keyfi yerinde

snuggery[n]

küçük ve tenha oda,rahat köşe

snuggie[n]

yukarı kaçmış iç çamaşırı,yukarı sıkışmış külot

snuggle[v][n]

kucaklaşmak,sarılmak • kucaklama,sevgi dolu sarılma

snugly[adv]

rahatça,sıcacık

snurfer[n]

Snurfer,İlk kar tahtası

so[adv][conj][n][adj]

çok • bu yüzden • so,sol • doğru,kesin

so as[conj]

amacıyla,için

so far[phrase]

bu zamana dek

so far so good[phrase]

şimdilik iyi gidiyor

so help me[phrase]

yemin ederim

so long[n]

elveda,hoşça kal

so long as[conj]

olduğu sürece,müddetçe

so much for[phrase]

-e bakın

so near and yet so far[phrase]

bir şeyi başarmaya çok yaklaşıp sonunda başarısız olma

so that[conj]

böylece, ki

so-and-so[n]

falan,aşağılık biri

so-called[adj]

sözde

so-so[adj][adv]

şöyle böyle • şöyle böyle,orta derecede

soak[v][n]

sıvıya batırmak • ıslatma,daldırma

soak up[v]

tamamen adamak

soak up the rays[phrase]
soaked to the skin[phrase]

sırılsıklam

soaker[n]

ayyaş,içkici

soaking[n][adj]

ıslandırma,suda bekletme • sırılsıklam

soaking up[n]

emme,işleme

soap[n][v]

sabun • sabunlamak,sabunla yıkamak

soap dish[n]

sabunluk

soap flakes[n]

toz sabun

soap opera[n]

pembe dizi

soap petal[n]

gül yaprağı şeklinde sabun

soap powder[n]

toz sabun

soapbox[n]

kürsü,platform

soapsuds[n]

sabun köpüğü

soar[v][n]

yüksekten uçmak • yükseliş,süzülüş

soaring[adj][n]

yükselen,artan • planör uçuşu,süzülme

sob[v][n]

hıçkırarak ağlamak • hıçkırık,ağlama nöbeti

sob story[n]

acıklı hikaye

soba[n]

soba

LanGeek
Uygulamayı İndir