shallotshedding-type card game
/ 69
shallotshedding-type card game
shallot[n]

arpacık soğanı

shallow[adj][n][v]

sığ • sığlık,sığ yer • sığlaşmak,derinliği azalmak

shallow end[n]

sığ uç,sığ kısım

shallow fry[v]

az yağda kızartmak

shalwar[n]

şalvar,şalvar pantolon

sham[n][v][adj]

aldatma,sahtekarlık • numara yapmak,taklit etmek • sahte,düzmece

shaman[n]

şaman

shambles[n]

mezbaha

shambolic[adj]

karmakarışık

shame[n][v]

utanç • utandırmak,rezil etmek

shameful[adj]

utanç verici,rezil edici

shamefully[adv]

utanç verici bir şekilde,ayıp bir şekilde

shameless[adj]

utanmaz,arsız

shamelessly[adv]

utanmazca,ar damarı olmadan

shaming[adj]

utanç verici,aşağılayıcı

shammer[n]

sahtekar,taklitçi

shampoo[n][v]

şampuan • şampuanlamak

shampoo bar[n]

şampuan kalıbı,katı şampuan

shamrock green[adj]

douygun yeşil

shandy[n]

shandy

shandygaff[n]

shandygaff,bira ve limonatadan yapılan içecek

shanghai[n][v]

Şanghay • shanghaylamak,zorla hizmete almak

shangri-la[n]

mutluluk ve huzurun tam olduğu herhangi bir yer,dünyadaki cennet

shank[n][v]

incik • bir golf topuna sopanın topuğu ile vurmak, topun yanlış yöne sapmasına neden olmak,golf topuna sopanın topuk kısmı ile vurarak topun yanlış yöne gitmesine sebep olmak

shank's pony[phrase]
shanklish[n]

sürke

shanks' mare[phrase]

yayan

shanty[n]

gecekondu

shaobing[n]

Çin ekmeği

shape[n][v]

şekil • şekillendirmek

shape destiny[phrase]
shape of things to come[phrase]

gelecekte olacakların habercisi

shape up[v]

iyileşmek,ilerlemek

shaped[adj]

şekillendirilmiş,biçimlendirilmiş

shapely[adj]

düzgün vücutlu

shapewear[n]

şekillendirici korse

sharbat[n]

şerbet,tatlı ve kokulu içecek

shard[n]

kırık parçası,parça

share[n][v]

pay,hisse • paylaşmak

share and share alike[phrase]

eşit paylaşmak

share out[v]

paylaşmak

shareable[adj]

paylaşılabilir,dağıtılabilir

sharecropping[n]

ortakçılık,yarıcılık

shared[adj]

paylaşılan,ortak

shareholder[n]

hissedar

sharing[n][adj]

paylaşım,dağıtım • paylaşımcı,cömert

shark[n][v]

köpek balığı • köpek balığı avlamak,köpek balığı tutmak

shark attack[n]

köpekbalığı saldırısı,ani psikolojik baskı

shark cage diving[phrase]
sharp[adj][adv][n]

sivri • şiddetle • iğne,çuvaldız

sharp as a razor[phrase]

jilet gibi zeki

sharp as a tack[phrase]

çok zeki

sharp practice[n]

kirli ticari taktikler

sharp tongue[n]

sivri dil

sharp-eyed[adj]

keskin gözlü,dikkatli

sharp-set[adj]

aç,çok aç

sharp-tasting[adj]

keskin,acılı

sharp-tongued[adj]

keskin dilli,acımasız

sharp-witted[adj]

zeki,keskin zekalı

sharpen[v]

bilemek,keskinleştirmek

sharpened[adj]

bilenmiş,keskinleştirilmiş

sharpest tool in the shed[phrase]

en zeki kişi

sharply[adv]

şiddetli

sharpness[n]

keskinlik,kavrayış

shashlik[n]

şaşlık

shatranj[n]

Pers satrancı

shatter[v]

param parça olmak

shattered[adj]

bozulmuş

shattering[adj][n]

kırıcı,gürültülü • parçalama,kırma

shatterproof glass[n]

kırılmaz cam,lamineli cam

shave[v][n]

tıraş olmak • tıraş,tıraş olma eylemi

shaved[adj]

tıraş olmuş

shaven[adj]

tıraşlı

shaver[n]

tıraş makinesi

shaving[n]

tıraş olma

shaving brush[n]

tıraş fırçası,sakal fırçası

shaving cream[n]

tıraş kremi

shaving foam[n]

tıraş köpüğü

shaving gel[n]

tıraş jeli

shaving soap[n]

tıraş sabunu,sakal sabunu

shawarma[n]

şavurma

shawl[n]

şal

shawl collar[n]

şal yaka

shawm[n]

şalme

shawty[pron]

kız,kadın

she[pron]

o (kadın)

she-crab soup[n]

she-crab çorbası

she-ogre[n]

kadın dev,dişi dev

sheaf[n]

demet,bağ

shear[n][v]

kesme,kayma deformasyonu • kestirmek

shears[n]

büyük makas

shearwater[n]

yelkovan

sheath[n]

kılıf,kın

sheath dress[n]

midi elbise

sheathe[v]

kılıfına sokmak,kınına koymak

shed[v][n][adj]

atmak • baraka • dökülmüş,kaybedilmiş

shed blood[v]

kan dökmek,kan kaybetmek

shed light on[phrase]

bir konuya ışık tutmak

shed roof[n]

tek eğimli çatı

shedding-type card game[n]

kart atma oyunu

LanGeek
Uygulamayı İndir