spaced outspeak the same language
/ 69
spaced outspeak the same language
spaced out[adj]

kopuk,sersemlemiş

spaceflight[n]

uzay uçuşu,uzay yolculuğu

spaceman[n]

astronot

spaceport[n]
spaceship[n]

uzay gemisi

spacesuit[n]

uzay giysisi

spacewalk[n]

uzay yürüyüşü

spacious[adj]

büyük

spack[n]

bir ahmak,bir beceriksiz

spade[n][v]

bahçıvan küreği • küreklemek,kazmak

spade bit[n]

geniş matkap ucu

spades[n]

batak

spaghetti[n]

spagetti

spaghetti bolognese[n]

spagetti bolonez

spaghetti junction[n]

spagetti kavşak,karmaşık kavşak

spaghetti sauce[n]

spagetti sosu

spaghetti western[n]

İtalyan kovboy filmi

spaghetti-strung[adj]

spagetti telli,spagetti düzenli telli

spain[n]

İspanya

spam[n][v]

istenmeyen e-posta • gereksiz posta göndermek

spam folder[n]
spammer[n]

gereksiz e-posta gönderen

spammy[adj]

spam içerikli

span[v][n]

sürmek • süre,zaman aralığı

spanakopita[n]

ıspanakopita

spandex[n]

spandeks,likra

spandrel[n]

köşe boşluğu

spangle[n][v]

pul,payet • pul pul süslemek,parıltılarla süslemek

spaniel[n]

Spanyel köpeği

spanish[n][adj]

İspanyolca • ispanyol

spanish civil war[n]

İspanyol İç Savaşı,İspanya İç Savaşı

spanish deck[n]

İspanyol destesi

spanish fly[n]

ispanyol sineği

spanish lime[n]

ispanyol limi

spanish onion[n]

beyaz soğan

spanish people[n]

İspanyollar,İspanyol halkı

spanish-speaking[adj]

İspanyolca konuşan

spank[n][v]

şaplak,tokat • şaplak atmak,popoya vurmak

spanner[n]

ingiliz anahtarı,ayarlı anahtar

spanner screwdriver[n]

anahtar tornavida

spansule[n]

katmanlı kapsül

spar[n][v]

boks antrenmanı,dövüş simülasyonu • ağız kavgası etmek

spare[v][adj][n]

kıymamak • ince ve fit • yedek parça

spare blushes[phrase]

mahcup etmemek

spare no expense[phrase]
spare part[n]

yedek parça

spare rib[n]

domuz kaburgası

spare room[n]

misafir odası,yedek oda

spare time[n]

boş zaman, serbest zaman

spare tire[n]

beli saran yağ

spare wheel[n]

yedek lastik

spare-part surgery[n]

organ nakli cerrahisi

spare-time activity[n]

boş zaman aktivitesi,hobi

sparing[adj]

tutumlu,ölçülü

sparingly[adv]

idareli bir şekilde, ölçülü olarak

spark[v][n]

harekete geçirmek • kıvılcım

spark off[v]

tetiklemek,başlatmak

spark plug[n]

buji,ateşleme bujisi

spark up[v]

başlatmak (muhabbet, tartışma)

sparkle[n][v]

parıltı,ışıltı • parlamak,ışıldamak

sparkling[adj]

parıldayan,ışıldayan

sparkling water[n]

soda

sparkling wine[n]

köpüklü şarap

sparkly[adj]

parıltılı,ışıltılı

sparring[n]

sparring seansı,simüle boks antrenmanı

sparring partner[n]

antrenman partneri,sparring partner

sparrow[n]

serçe

sparrow hawk[n]

atmaca

sparse[adj]

aralıklı

sparsely[adv]

seyrek,az nüfuslu

sparta[n]

Sparta

spartan[n][adj]

Spartalı,Spartalı • spartalı,sade

spasm[n]

spazm

spasmodic[adj]

spazmı andıran

spasmodically[adv]

spazmodik olarak

spastic[n][adj]

spastik,spastik felçli kişi • beceriksiz,sakar

spat[v][n]

çarpmak,alkışlamak • münakaşa

spatchcock[n][v]

açık tavuk • araya sokmak,eklemek

spate[n]

ani bir taşkın,ani bir sel

spatial[adj]

mekansal,uzayla ilgili

spatial deixis[n]

mekansal işaretleme

spatially[adv]

mekansal olarak

spatter[n][v]

sıçrama,püskürtme • sıçratmak,püskürtmek

spatula[n]

spatula

spavin[n]

eklem eğrilikleri

spawn[n][v]

balık veya kurbağa yumurtası • yumurtlamak (balık)

spay[v]

kısırlaştırmak

speak[v]

konuşmak

speak as find[phrase]

kendi deneyimine göre konuşmak

speak for[v]

adına konuşmak,temsil etmek

speak for itself[phrase]

kendini açıklamak,açıklamaya gerek olmamak

speak ill of[phrase]

kötülemek

speak language[phrase]
speak mind[phrase]

düşündüğünü açıkça söylemek

speak of[v]

bahsetmek,işaret etmek

speak of the devil and he shall appear[sentence]

iti an çomağı hazırla

speak out[v]

ne düşündüğünü açıkça söylemek

speak out of turn[phrase]

yerli yersiz konuşmak

speak softly and carry a big stick[phrase]

nazik ama kararlı olmak

speak the same language[phrase]

aynı dili konuşmak

LanGeek
Uygulamayı İndir