send outsepulture
/ 69
send outsepulture
send out[v]

bir çok kişiye göndermek

send out for[v]

sipariş vermek,getirtmek

send packing[phrase]

birini kovmak

send to conventry[phrase]
send up[v]

hapsetmek,cezaevine göndermek

send-off[n]
sender[n]

verici,yayıncı

senesce[v]

yaşlanmak,ihtiyarlamak

senescence[n]

yaşlanma,ihtiyarlık

senet[n]

senet (oyun)

senile[adj]

bunak

senile dementia[n]

demans

senility[n]

bunaklık,zihinsel gerileme

senior[n][adj]

son sınıf öğrencisi • kıdemli

senior citizen[n]

kıdemli vatandaş

senior high[n]

lise,ortaöğretim

senior high school[n]

lise

senior moment[n]

yaşa bağlı unutkanlık anı

senior nursing officer[n]

kıdemli hemşire

senior officer[n]

kıdemli memur

senor[n]

Beyefendi,Bay

senora[n]

Bayan,Hanımefendi

senorita[n]

Bayan,Genç kız

sens[n]

esrar için sokak isimleri

sensation[n]

his

sensation novel[n]

duygu romanı

sensational[adj]

heyecan uyandıran

sensationalist[n]

sansasyonel,heyecan arayan

sensationalistic[adj]

sansasyonel

sense[n][v]

duyu • hissetmek

sense of hearing[n]

işitme duyusu,işitme yeteneği

sense of humor[phrase]

espri anlayışı

sense of self[phrase]
sense of the past[phrase]
sense organ[n]

duyu organı

senseless[adj]

anlamsız,mantıksız

senselessly[adv]

anlamsızca,mantıksızca

sensibility[n]

duyarlık

sensible[adj]

akla uygun

sensible horizon[n]

algılanan ufuk,ufuk çizgisi

sensibly[adv]

akıllıca,mantıklı bir şekilde

sensitive[adj][n]

hassas • medyum,hassas

sensitively[adv]

hassas bir şekilde, duyarlı bir şekilde

sensitivity[n]

duyarlık

sensitivity editor[n]

duyarlılık editörü

sensitization[n]

duyarlılaştırma,hassaslaştırma

sensitize[v]

duyarlı hale getirmek,farkındalık yaratmak

sensitized[adj]

duyarlı hale getirilmiş,alerjik

sensitometry[n]

sansitometri

sensor[n]

sensör

sensorium[n]

duyu merkezi

sensory[adj]

duyusal

sensory cortex[n]

duyu korteksi

sensory faculty[n]

duyusal yeti,duyusal kapasite

sensory fiber[n]

duyu lifi

sensory hair[n]

duyusal kıl,vibris

sensory nerve[n]

duyu siniri

sensory neuron[n]

duyu nöronu

sensory strip[n]

duyusal şerit

sensual[adj]

tensel

sensuous[adj]

duyulara hitap eden

sentence[n][v]

cümle • ceza vermek

sentence adverb[n]

cümle zarfı

sententious[adj]

anlamlı sözlerle dolu

sentience[n]

hissedebilirlik,temel bilinç

sentiency[n]

duyarlık,algılama yetisi

sentient[adj]

duygulu

sentiment[n]

inanış

sentimental[adj]

duygusal

sentinel[n]

nöbetçi

seo[n]

arama motoru optimizasyonu

seo expert[n]

SEO uzmanı, arama motoru optimizasyonu uzmanı

seoul[n]

Seul

sepak takraw[n]

sepak takraw,Asya voleybolu

sepak takraw ball[n]

sepak takraw topu,sepak takraw top

sepal[n]

sepal,çanak yaprak

separable[adj]

ayrılabilir,bölünebilir

separable verb[n]

ayrılabilir fiil

separate[adj][adv][v][n]

müstakil • ayrı ayrı, ayrıca • ayırmak • ayrı giyilebilen giysi

separate off[v]

ayırmak,izole etmek

separate out[v]

ayırmak,izole etmek

separate the sheep from the goats[phrase]

iyiyi kötüden ayırmak

separate the wheat from the chaff[phrase]
separated[adj]

ayrılmış,izole edilmiş

separately[adv]

ayrı bir şekilde

separateness[n]

ayrılık, farklılık

separation[n]

ayrılma,kopma

separatist[n][adj]

ayrılıkçı,bağımsızlık yanlısı • ayrılıkçı

sepedi[n]

Sepedi, Güney Afrika'da konuşulan bir Bantu dili, Kuzey Sotho grubunun ana üyesi ve Güney Afrika'nın resmi dillerinden biri; Kuzey Sotho,Sepedi, Güney Afrika'nın resmi dillerinden olan ve Kuzey Sotho grubuna ait bir Bantu dili; Kuzey Sotho

sepsis[n]

sepsis

september[n]

eylül

septenary[n]

yedili,yedi sayısı

septet[n]

yedi ses ya da çalgı için yazılmış müzik parçası

septette[n]

septet,yedi icracı için yazılmış müzikal kompozisyon

septic[adj]

enfeksiyonlu

septic tank[n]

lağım çukuru

septum[n]

septum

sepulcher[n]

gömüt

sepulchral[adj]

mezara ait

sepulture[n]

mezar odası,kabir

LanGeek
Uygulamayı İndir