string theorystudio monitor
/ 69
string theorystudio monitor
string theory[n]

sicim teorisi,süpersicim teorisi

stringbed[n]

tel örgüsü,tel düzeni

stringent[adj]

disiplinli

stringer[n]

merdiven iskeleti

stringing machine[n]

tel makinesi,string makinesi

strings attached[phrase]
stringy[adj]

uzun boylu ve kaslı

strip[n][v]

resimli hikaye • kıyafetlerini çıkarmak

strip away[v]

tamamen kaldırmak,soymak

strip club[n]

striptiz kulübü

strip down[v]

soyunmak,giysilerini çıkarmak

strip mall[n]

şerit alışveriş merkezi,alışveriş sokağı

strip off[v]

çıkarmak,soymak

strip steak[n]

sırt bifteği

strip-search[v]

çıplak aramak,soyunarak aramak

stripe[n][v]

çizgili kumaş • çizgilemek,şeritlendirmek

striped[adj]

çizgili (kumaş)

striped hyena[n]

çizgili sırtlan

striped marsh frog[n]

çizgili bataklık kurbağası

stripling[n]

ergenlik

stripper[n]

marjinal kuyu,stripper

stripping[n]

soyma, sıyırma

stripy[adj]

çizgili

strive[v]

gayret etmek

striving[n]

çaba gösterme

stroad[n]

stroad,geniş-yol

stroboscope[n]

stroboskop

stroganina[n]

stroganina

stroganoff[n]

beef stroganoff

stroke[v][n]

okşamak • vuruş

stroke ego[phrase]

egosunu okşamak

stroke play[n]

vuruş oyunu,vuruş yarışması

stroll[n][v]

gezinti • dolanmak

stroller[n]

bebek arabası,puset

strolling player[n]

gezen sanatçı

stromboli[n]

stromboli

strong[adj]

güçlü

strong as an ox[phrase]

çok güçlü

strong drink[n]

sert içki

strong point[phrase]
strong suit[phrase]

güçlü yön

strong-arm[v]

zorlamak,baskı yapmak

strong-minded[adj]

kararlı

strong-smelling[adj]
strong-willed[adj]

azimli

stronghold[n]
strongly[adv]

güç ile

strongman[n]

güçlü adam,diktatör

strongman competitions[n]

güçlü adam yarışmaları,kuvvet yarışmaları

strophe[n]

strof

struck dumb[n]

şaşkınlıktan dili tutulmuş,dondurulmuş

structural[adj]

yapısal,yapısal

structural editor[n]

yapısal editör

structural engineer[n]

yapı mühendisi

structural expressionism[n]

yüksek teknoloji mimarisi

structuralism[n]

yapısalcılık

structure[n][v]

yapı • yapılandırmak,düzenlemek

structured[adj]

yapılandırılmış,düzenli

strudel[n]

turta

struggle[n][v]

çaba • çaba sarfetmek

struggle bus[n]

zor dönem,mücadele durumu

struggling[adj]

zorluk çeken,mücadele eden

strum[v][n]

telli çalgı çalmak • tıngırtı,çalma sesi

strumming[n]

tıngırtı,çalma

strut[n][v]

kibirli yürüyüş,gururlu yürüyüş • kasılarak yürümek

strut stuff[phrase]

hünerlerini sergilemek

struthio camelus[n]

devekuşu,Struthio camelus

stub street[n]

çıkmaz sokak,kör sokak

stubble[n]

kirli sakal

stubbled[adj]

birkaç günlük sakalı olan,yeni çıkmış sakalı olan

stubbly[adj]

birkaç günlük sakal,tıraşsız

stubborn[adj]

inatçı

stubborn as a mule[phrase]

keçi gibi inatçı

stubbornly[adv]

taş kafalıca

stubbornness[n]

dikbaşlılık

stubby[adj][n]

küt • kısa ve kalın bira şişesi,tıknaz şişe

stucco[n][v]

ustuka • sıva ile kaplamak,alçı ile kaplamak

stuccoed[adj]

dış kaplama

stuck[adj]

sıkışıp kalmış

stuck on[phrase]
stuck-up[adj]

kibirli,burnu havada

stuckism[n]

Stuckism

stud[n][v]

hızma • serpiştirmek,dağıtmak

stud earring[n]
stud finder[n]

kiriş bulucu

stud poker[n]

stud poker

stud wall[n]

iskelet duvar

student[n]

öğrenci

student council[n]

öğrenci meclisi,öğrenci konseyi

student exchange program[n]

öğrenci değişim programı,öğrenci değişimi

student id card[n]

öğrenci kimlik kartı,öğrenci kartı

student loan[n]

öğrenci kredisi,eğitim kredisi

student residence[n]

öğrenci yurdu,öğrenci konutu

student society[n]

öğrenci topluluğu,öğrenci derneği

student-centered learning[n]

öğrenci merkezli öğrenme,öğrenci odaklı eğitim

student-led learning[n]

öğrenci öncülüğündeki eğitim tarzı

studio[n]

stüdyo

studio apartment[n]

stüdyo daire

studio couch[n]

çekyat

studio monitor[n]

stüdyo monitörü

LanGeek
Uygulamayı İndir