skeletalskip
/ 69
skeletalskip
skeletal[adj]

bir deri bir kemik

skeletal frame[n]

iskelet çerçeve,iskelet yapı

skeletal system[n]

iskelet sistemi,iskelet

skeleton[n]

iskelet

skeleton crew[n]

iskelet ekip,asgari personel

skeleton in the closet[phrase]

geçmişten gelen utanç verici sır

skeleton in the cupboard[phrase]
skeleton service[n]

sınırlı hizmet

skeleton sled[n]

iskelet kızağı,skeleton kızağı

skeleton staff‌[phrase]

asgari personel

skeptic[n]

kuşkucu

skeptical[adj]

kuşkulu

skeptically[adv]

şüpheyle,kuşkuyla

skepticism[n]

şüphecilik

sket[n]

sürtük,orospu

sketch[n][v]

eskiz • taslak çizmek

sketchbook[n]

eskiz defteri

sketching[n]

çizim

sketchpad[n]

karalama defteri,çizim defteri

sketchy[adj]

şüpheli,güvenilmez

skew[v][adj]

sapmak,kaymak • eğik,yamuk

skew arch[n]

eğik kemer

skew-whiff[adv][adj]

eğri,yamuk • eğri,yamuk

skewer[n][v]

şiş • şişe geçirmek,şişlemek

ski[n][v]

kayak sopası • kayak yapmak

ski bike[n]

kayak bisiklet,kayaklı bisiklet

ski boot[n]

kayak ayakkabısı

ski cap[n]

kayak şapkası,kayak bere

ski hat[n]

kayak şapkası

ski jacket[n]

kayak ceketi,kayak montı

ski jump[n][v]

kayakla atlama rampası,kayak atlama rampası • kayakla atlamak,kayakla atlama yapmak

ski jumper[n]

havada atlaya kayakçı

ski jumping[n]

kayakla atlama,kayak atlama

ski lift[n]

telesiyej,kayak lifti

ski mask[n]

kar maskesi

ski pants[n]

kayak pantolonu

ski pole[n]

kayak sopası,kayak bastonu

ski resort[n]

kayak merkezi

ski run[n]

kayak pistesi,kayak inişi

ski slope[n]

kayak yolu

ski tow[n]

kayak çekme hattı,teleski

ski-plane[n]
skibob[n]

skibob,kayak bisiklet

skibobbing[n]

kayak bisikleti,kayaklı bisiklet

skid[v][n]

kaymak • kayma,savrulma

skid lid[n]

kask

skid row[n]

fakir semti

skid steer loader[n]

nokta dönüşlü yükleyici

skier[n]

kayakçı

skiff[n]

sandal

skiffle[n]

skiffle

skiing[n]

kayak

skill[n]

beceri

skill issue[n]

beceri sorunu,yetenek eksikliği

skill toy[n]

beceri oyuncağı

skill up[v]

beceri kazandırmak,eğitmek

skilled[adj]

becerikli

skilled worker[n]

nitelikli işçi, uzman işçi

skillet[n]

tava

skillet bread[n]

tava ekmeği

skillet cake[n]

dökme tava keki,ters çevrilmiş meyveli kek

skillful[adj]

becerikli

skillfully[adv]

ustalıkla

skim[v][n][adj]

bir şeyin üzerinde kaymak • hızlı okuma,göz atma • yağsız,kaymağı alınmış

skim milk[n]

yağsız süt

skim off[v]

üstünü almak,yüzeyden ayırmak

skim through[v]

göz atmak,hızlıca okumak

skimboard[n]

skimboard tahtası,skimboard

skimboarding[n]

skimboard,skim tahtası

skimmed milk[n]

yağsız süt

skimmer[n]

makasgaga

skimp on[v]

tutum yapmak,kısmak

skimpily[adv]

yetersizce,cimrice

skimpy[adj]

dar

skin[n][v]

deri • soymak

skin alive[phrase]

birinin derisini yüzmek

skin and bone[phrase]

bir deri bir kemik

skin cancer[n]

cilt kanseri

skin color[n]

ten rengi,cilt rengi

skin colour[n]

ten rengi,cilt rengi

skin disease[n]

cilt hastalığı,dermatoz

skin diving[n]

serbest dalış,apne

skin flick[n]

pornografik film,X filmi

skin in the game[phrase]

kişisel çıkar

skin it[phrase]
skin rash[n]

cilt döküntüsü,dermatit

skincare[n]

cilt bakımı

skincare specialist[n]

cilt bakım uzmanı

skinflint[n]

cimri,pinti

skinhead[n]

kel

skink[n]

kum kertenkelesi

skinless[adj]

derisiz

skinny[adj][n]

sıska • gizli bilgi,özel bilgi

skinny as a beanpole[phrase]

çöp gibi zayıf

skinny jeans[n]

dar kesim kot pantolon

skinny legend[n]

zayıf efsane,zayıf ikon

skinny tie[n]

ince kravat

skint[adj]

çulsuz

skintight[adj]

dapdar

skip[v][n]

sekmek,hoplamak • atlanma,ihmal

LanGeek
Uygulamayı İndir