slide ruleslovakia
/ 69
slide ruleslovakia
slide rule[n]

sürgülü hesap cetveli,hesap cetveli

slide show[n]
slide through[v]

uğramak,gelip geçmek

slider[n]

kırmızı kulaklı su kaplumbağası

slideway[n]

kaydırma yolu,eğimli kanal

sliding bevel[n]

kayma gönye

sliding board[n]

kaydırak,slayt

sliding door[n]

kayar kapı

sliding puzzle[n]

kaydırma yapbozu

sliding window[n]

sürme pencere

slight[adj][v][n]

az • küçümsemek,kasıtlı olarak görmezden gelmek • hakaret,küçümseme

slightly[adv]

birazcık

slim[adj][v]

ince • zayıflamak,kilo vermek

slim down[v]

zayıflamak,kilo vermek

slim thick[adj]

ince ve dolgun,zarif ve kıvrımlı

slim-fit[adj]

dar kalıplı

slim-fit pants[n]

dar kesim pantolon

slim-waisted[adj]

ince belli,dar bel

slimed[adj]

sıvazlanmış,kaygan bir maddeyle kaplı

slimeface[n]

sümüklü yüz,iğrenç surat

slimly[adv]

ince,zarif bir şekilde

slimness[n]

incelik,zarafet

slimy[adj]

sümüksü,kaygan

sling[v][n]

sapanla atmak,fırlatmak • askı bandajı

slingback[n]

arkası açık ayakkabı

slink[v]

sinsice hareket etmek,gizlice yaklaşmak

slinky[adj][n]

çok dar • slinky

sliotar[n]

sliotar,hurling topu

slip[v][n]

gizlice hareket etmek • gaf,pot kırma

slip 'n slide[n]

su kaydırağı

slip a mickey[phrase]

içeceğine gizlice ilaç katmak

slip away[v]

sessizce ayrılmak,fark edilmeden gitmek

slip by[v]

hızla geçmek,fark edilmeden geçmek

slip mind[phrase]

aklından çıkmak

slip of the ear[phrase]

kulak kayması

slip of the tongue[phrase]

dil sürçmesi

slip off[v]

sessizce ayrılmak,gizlice kayıp gitmek

slip on[v]

giymek

slip out[v]

kaçırmak,ağzından kaçırmak

slip out of[v]

hızlıca çıkarmak,üzerinden sıyrılmak

slip road[n]

otoyola katılan veya otoyoldan ayrılan yol

slip through fingers[phrase]

ellerinden kayıp gitmek

slip through the net[phrase]

sistemin gözünden kaçmak

slip up[v]

hata yapmak,yanılmak

slip-joint pliers[n]

amerikan pense

slip-on[n]

giymesi kolay olan ayakkabı veya elbise

slip-up[n]

hata

slipcase[n]

kitap kabı

slippage[n]

kayma,patlama

slipped disc[n]

bel fıtığı

slipper[n]

terlik

slippery[adj]

kaygan

slippery as an eel[phrase]

yılan gibi kaypak

slippery rail[n]

kaygan ray,kaygan demiryolu

slippery slope[n]

riskli durum

slippery when wet sign[n]

ıslakken kaygan uyarı işareti,ıslakken kaygan levhası

slippy[adj]

kaygan,pürüzsüz

slipshod[adj]

baştan savma

slipware[n]

angob

slipway[n]

deniz indirme rampası,kızak

slit[v][n]

şeritler halinde kesmek,yarmak • yarık,çatlak

slit-scan photography[n]

yakın kesim fotoğrafçılığı

slither[v]

sürünmek

slithery[adj]

kaygan,sürüngen

sliver[n][v]

kıymık,ince dilim • kıymıklara veya parçalara ayrılmak,şeritler halinde parçalanmak

slivovitz[n]

slivovitz

slob[n]

pisboğaz,pasaklı

slobber[n][v]

salya,tükürük • salya akıtmak,aşırı salya akıtmak

sloe[n]

çakal eriği

slog away[v]

sıkı çalışmak,didinmek

slogan[n]

slogan

sloop[n]
slop[v][n]

dökmek,taşirmak • domuz yemi,sulu yem

slope[n][v]

yokuş • eğilmek,meyil almak

sloped[adj]

eğimli,meyilli

slopestyle[n]

slopestyle,serbest stil

sloping[adj]

eğimli,yamaçlı

sloping roof[n]

eğimli çatı

sloping trough[n]

eğimli oluk,eğimli kanal

slopper[n]

biber soslu çizburger

sloppily[adv]

özensizce,dikkatsizce

sloppy[adj]

salaş

sloppy joe[n]

bir tür kıymalı sandviç

slopshop[n]

ucuz giyim mağazası

slosh[v]

sıçramak,fışkırmak

sloshed[adj]

kafası iyi

slot[n][v]

yuva,pozisyon • yerleştirmek,ayırmak

slot car[n]

ray arabası

slot machine[n]

slot makinesi

slot receiver[n]

slot alıcı,slot pozisyonundaki alıcı

sloth[n]

tembel hayvan

sloth bear[n]

tembel ayı

slothful[adj]

tembel,üşengeç

slotted spoon[n]

kevgir

slouch[v][n]

kambur durmak • kambur duruş,eğik duruş

slouchy[adj]

bükük

slough[v][n]

üzerinden atmak • deri,gömlek

sloughy[adj]

çamurlu,sulu

slovak[n]

Slovakça

slovakia[n]

Slovakya

LanGeek
Uygulamayı İndir