sloping
Örnekler
The sloping hill made it difficult to walk uphill.
Eğimli tepe, yukarı doğru yürümeyi zorlaştırdı.
The house was built on a sloping plot of land, giving it an elevated view.
Ev, eğimli bir arsa üzerine inşa edilmiş, bu da ona yüksek bir manzara sunuyor.
02
eğimli, yamaçlı
having a slanting form or direction
Leksikal Ağaç
slopingly
sloping
slop



























