scuba tanksearch
/ 69
scuba tanksearch
scuba tank[n]

dalış tüpü,scuba tüpü

scuba-dive[v]

tüplü dalış yapmak,scuba dalışı yapmak

scud[v][n][adj]

fırlamak,hızla koşmak • hızlı hareket,süratli ilerleme • çıplak,soyunuk

scuddle butt[n]

dedikoducu,geveze

scuffle[n][v]

kavga,dövüş • kavga etmek,dövüşmek

sculpt[v]

heykeltıraşlık yapmak

sculpted[adj]

heykeli yapılmış

sculpting[n]

heykeltıraşlık

sculptor[n]

heykeltıraş

sculptural relief[n]

heykelsel kabartma,rölyef

sculpture[n][v]

heykel • oymak

scum[n][v]

köpük,pislik • köpüğünü almak,kaymağını almak

scumbag[n]

ciğeri beş para etmez

scumbutt[n]

alçak,pislik

scumface[n]

pislik surat,değersiz yüz

scumfuck[n]

pislik,alçak

scumhead[n]

ahmak,sersem

scummy[adj]

aşağılık,alçak

scumwad[n]

pislik,süprüntü

scupper[n][v]

güverte tahliye deliği,oluk • mahvetmek

scurrilous[adj]

hakaret dolu

scurry[v][n]

telaşla koşmak,hızlıca küçük adımlarla hareket etmek • hızlı bir hareket,aceleci bir koşu

scurvy[n][adj]

iskorbüt • aşağılık,alçak

scuttle[v][n]

hızla yürümek • kömür kovası,kömür sandığı

scuzzbag[n]

alçak,şerefsiz

scuzzball[n]

pisboğaz,aşağılık tip

scuzzbucket[n]

pislik,alçak

scuzzoid[n]

pislik tip,iğrenç kişi

scuzzy[adj]

pis,kirli

sdtv[n]

standart çözünürlüklü televizyon

sea[n]

deniz

sea anemone[n]

deniz şakayığı

sea animal[n]

deniz canlısı

sea bird[n]

deniz kuşu

sea bottom[n]

deniz dibi,okyanus tabanı

sea bream[n]

çipura,kırma mercan balığı

sea breeze[n]
sea captain[n]

kaptan

sea change[n]

köklü değişim

sea creature[n]

deniz canlısı,deniz hayvanı

sea cucumber[n]

deniz hıyarı

sea dog[n]
sea eagle[n]

deniz kartalı

sea elephant[n]

deniz fili,hortumlu fok

sea fish[n]

deniz balığı

sea floor[n]

deniz tabanı,okyanus tabanı

sea green[n][adj]

deniz yeşili • deniz yeşili

sea kale[n]

deniz lahanası

sea legs[n]

gemide denge kurma yeteneği

sea lettuce[n]

deniz marulu

sea level[n]

deniz seviyesi

sea lion[n]

deniz aslanı

sea otter[n]

deniz samuru

sea power[n]

deniz gücü,deniz kuvvetleri

sea robber[n]

deniz haydutu,korsan

sea rover[n]

korsan,deniz haydutu

sea salt[n]

deniz tuzu,deniz tuzu kristali

sea snail[n]

deniz salyangozu,midye

sea snake[n]

deniz yılanı

sea spider[n]

deniz örümceği

sea spray[n]
sea star[n]

deniz yıldızı,asteroit

sea tangle[n]

deniz kelpi

sea turtle[n]

deniz kaplumbağası

sea urchin[n]

deniz kestanesi

sea-green[adj]

mavimsi yeşil

seabed[n]

deniz yatağı

seabird[n]

deniz kuşu

seaboard[n]

kıyı şeridi,sahil

seaborne[adj]
seafaring[n][adj]

denizcilik,gemicilik • denizci,denizle ilgili

seafood[n]

deniz ürünleri

seafood sauce[n]

deniz ürünleri sosu,kokteyl sosu

seafowl[n]

deniz kuşu,denizcil kuş

seagull[n]

martı

seagull intersection[n]

T kavşağı,T kesişimi

seagull manager[n]

martı yönetici,martı müdür

seahorse[n]

denizatı

seal[n][v]

ayı balığı • sözleşme imzalamak

seal brown[adj]

siyaha yakın koyu kahverengi

seal fate[phrase]

kendi kuyusunu kazmak

seal of approval[phrase]

tasdik mührü

seal off[v]

mühürlemek,sızdırmaz hale getirmek

seal script[n]

mühür yazısı

sealant[n]

dolgu macunu

sealed[adj]

mühürlü,sıkıca kapatılmış

seam[n][v]

dikiş yeri • birleştirmek,dikmek

seam ripper[n]

dikiş sökme aleti

seaman[n]

denizci,gemi adamı

seamed[adj]

dikilmiş,dikişli

seamless[adj]

dikişsiz,akıcı

seamlessly[adv]

kusursuzca,sorunsuz bir şekilde

seamster[n]

terzi,dikici

seamstress[n]

terzi,dikici

seance[n]

ruh çağırma seansı

seaplane[n]

deniz uçağı,amfibi uçak

seaport[n]

liman,deniz limanı

seaquake[n]

deniz depremi,su altı depremi

sear[v][adj]

kavrulmak,solmak • kuru,solmuş

search[n][v]

arama • aramak

LanGeek
Uygulamayı İndir