say massscene boy
/ 69
say massscene boy
say mass[phrase]
say piece[phrase]
say the word[phrase]

emri vermek

say to face[phrase]
say-so[n]

düşünce hakkı

saying[n]

özlü söz

sayonara[n]

veda,hoşça kal

sazerac[n]

Sazerac kokteyli

scab[v][n]

kabuk bağlamak (yara) • yara kabuğu

scabbard[n]

kılıç kını

scabby[adj]

kabuklu

scaccia[n]

sicilya böreği

scad[n]

Carangidae familyasından herhangi bir balık,Carangidae familyasına ait bir balık

scaffold[n][v]

darağacı,idam sehpası • iskele kurmak,desteklemek

scaffolding[n]

inşaat iskelesi

scalable[adj]

ölçeklenebilir, genişletilebilir

scald[n][v]

yanık • yakmak

scalded milk[n]

katnamış süt

scale[n][v]

ölçek • ölçmek

scale back[v]

azaltmak,kısmak

scale down[v]

küçültmek,azaltmak

scale ruler[n]

cetvel ölçeği

scale up[v]

artırmak,genişletmek

scalene triangle[n]

çeşitkenar üçgen

scallion[n]

yeşil soğan

scallop[n][v]

deniz tarağı • dalgalı kesmek,deniz kabuğu şeklinde kesmek

scalloped[adj]

tırtıklı,dalgalı kenarlı

scalloped curtain[n]

dalgalı perde

scalp[n][v]

kafa derisi • kafa derisini yüzmek,kelle soymak

scalp scrub[n]

saç derisi peelingi,kafa derisi scrubu

scalpel[n]

neşter

scalper[n]

karaborsacı,bilet karaborsacısı

scaly anteater[n]

pangolin,pulllu karınca yiyen

scam[n][v]

dümen • dolandırmak

scammer[n]

dolandırıcı

scamper[v][n]

koşuşturmak • telaşlı koşuşturma,aceleci kaçış

scampi[n]

iri karides

scan[v][n]

taramak • tarama,inceleme

scandal[n]

skandal

scandal sheet[n]

asparagas gazetesi

scandalous[adj]

skandal,şok edici

scandaroon[n]

alaca güvercin

scandinavia[n]

İskandinavya,İskandinav ülkeleri

scanner[n]

tarayıcı alıcı,radyo tarayıcı

scant[adj][v]

yetersiz • kıt kana vermek,sınırlı miktarda sağlamak

scantily[adv]

yetersiz bir şekilde,az miktarda

scanty[adj][n]

yetersiz,az • kısa külot,don

scapegoat[n]

günah keçisi

scapha[n]

skafa,heliks ve antiheliksi ayıran kulağın uzun çukuru

scapula[n]

kürek kemiği

scar[n][v]

yara izi • yara izi bırakmak

scar revision[n]

yara izi revizyonu

scarab[n]

bokböceği

scarabaeid beetle[n]

bok böceği

scarce[adj][adv]

kıt,yetersiz • ancak,güçlükle

scarce as hens' teeth[phrase]

çok nadir bulunan

scarcely[adv]

ancak,neredeyse hiç

scarcity[n]

azlık

scare[v][n]

ürkütmek • korku,dehşet

scare away[v]

korkutup kaçırmak,ürkütmek

scare off[v]

korkutmak,kaçırmak

scare shitless[phrase]

ödünü koparmak

scare straight[phrase]

korkutup yola getirmek

scare the crap out of[phrase]

birini öldürecek kadar korkutmak

scare the life out of[phrase]
scare the shit out of[phrase]

ödünü koparmak

scare witless[phrase]

ölümü gösterip sıtmaya razı etmek

scarecrow[n]

bostan korkuluğu

scared[adj]

korkmuş

scared out of wits[phrase]
scared stiff[phrase]

ödü kopmuş

scaredy cat[n]

korkak,ödlek

scarer[n]

korkuluk,kuş kovucu

scarf[n][v]

atkı • bir eşarp ile sarmak,bir eşarp ile süslemek

scarf and barf[phrase]
scarf down[v]

silip süpürmek,mideye indirmek

scarf organizer[n]

eşarp askısı

scarf out[v]

tıka basa yemek,oburca yemek

scarily[adv]

korkutucu bir şekilde,ürkütücü bir biçimde

scarlet[n][adj]

kırmızı,parlak kırmızı • kızıl

scarlet fever[n]

kızıl (hastalık)

scarlet skimmer[n]

libellulidae familyasından bir yusufçuk türü

scarper[v]

tüymek,kaçmak

scarred[adj]

yaralı,izli

scary[adj]

korkutucu

scat[n][v]

scat,vokal doğaçlama • kaçmak,tüymek

scathe[n][v]

zarar,hasar • zarar vermek,incitmek

scathing[adj]

sert (eleştiri)

scatter[v][n]

dağıtmak,saçmak • dağılma,saçılma

scatter plot[n]

saçılım grafiği,nokta grafiği

scatterbrain[n]

dağınık kafalı,unutkan

scatterbrained[adj]

dağınık fikirli

scattered[adj]

saçılmış

scattered shower[n]

dağınık sağanak,seyrek yağmur

scavenge[v]

çöple beslenmek

scavenger[n]

leşçi,çöpçü

scenario[n]

senaryo

scenarist[n]

senarist

scene[n]

sahne

scene boy[n]

sahne çocuğu,alternatif genç

LanGeek
Uygulamayı İndir