smart thermostatsmughead
/ 69
smart thermostatsmughead
smart thermostat[n]

akıllı termostat

smart tv[n]

akıllı TV

smart-ass[n][adj]

her şeyi bilen edasıyla konuşan • ukalâ,bilgiçlik taslayan

smarten up[v]

şık giyinmek,kılık kıyafetini düzeltmek

smartly[adv]

akıllıca,zekice

smartness[n]

zarafet,şıklık

smartphone[n]

akıllı telefon

smarty pants[adj]

bilmiş,çokbilmiş

smash[v][n]

sert vurmak • şiddetli darbe,güçlü vuruş

smash cut[n]

ani kesme

smash hit[n]

büyük hit,patlama yapmak

smash or pass[phrase]
smash the gas[v]

gaza basmak,hızlanmak

smash up[v]

parçalamak,harap etmek

smash-up[n]

ciddi kaza,büyük çarpışma

smashed[adj]

tamamen sarhoş,tamamen kafası güzel

smasher[n]

çok çekici

smear[n][v]

leke,karalama • karalamak,iftira atmak

smell[v][n]

kokmak • koklama duyusu

smell a rat[phrase]

bir işten kuşkulanmak

smell of an oily rag[phrase]

en azıyla

smell the roses[phrase]

hayatın tadını çıkarmak

smell-feast[n]

aşırı yiyen kişi,yemek düşkünü

smellfungus[n]

sürekli şikayet eden kişi,her şeyi eleştiren kişi

smelling[n][adj]

koku alma,koklama • kokulu,kokan

smelly[adj]

kötü kokulu

smelt[n][v]

gümüş balığı,küçük alabalık benzeri balık • eritmek

smelting[n]

ergitme,izabe

smidgen[n]

azıcık

smile[v][n]

gülümsemek • gülücük

smile on[v]

talih yüzüne gülmek

smiler[n]

yüz,surat

smiley[n]

mesajlarda kullanılan gülümseme işareti

smiling[adj][n]

tebessüm eden • gülümseme,gülümseyen ifade

smirk[v][n]

alay ederek gülümsemek • alaycı gülümseme

smite[v]

şiddetle vurmak,sertçe vurmak

smith[n]
smitten[adj]

perişan,mahvolmuş

smize[v]

gözlerle gülümsemek,göz gülümsemesi

smock[n][v]

önlük • düz çizgiler halinde çapraz olarak birbirini kesen dikişlerle süslemek,çapraz olarak kesişen düz çizgiler dikerek süslemek

smocking[n]

büzgü dikişi

smog[n]

dumanlı sis

smog event[n]

smog olayı,hava kirliliği olayı

smogginess[n]

smog,dumanlı sis

smoggy[adj]

sisli,kirli

smoke[n][v]

duman • sigara içmek

smoke alarm[n]

yangın alarmı

smoke and mirrors[phrase]

aldatmaca

smoke detector[n]

yangın dedektörü

smoke evacuator[n]

duman dedektörü

smoke like a chimney[phrase]

sigarayı sigaraya eklemek

smoke out[v]

dumanla çıkarmak,dumanla kovmak

smoke show[n]

nefes kesici bir güzellik,ateş topu

smoke signal[n]

dumanla haberleşme

smokebox[n]

duman kutusu,duman odası

smoked[adj]

tütsülenmiş

smoked egg[n]

tütsülenmiş yumurta

smoked salmon[n]

füme somon,geleneksel füme somon

smokeless[adj]

dumansız

smoker[n]

sigara içenler için vagon,sigara içenler için bölüm

smoking[n][adj]

sigara içme • yanıcı,ateşli

smoking gun[n]

kesin kanıt

smoking jacket[n]

robdöşambr

smoking room[n]

sigara içme odası

smoky[adj]

duman rengi

smoky quartz[n]

dumanlı kuvars,dumanlı kuvars

smol[adj]

minik,ufacık

smooch[n][v]

öpücük,şapırtılı öpücük • öpüşmek,tutkuyla öpmek

smooth[adj][v][n]

düz • düzleştirmek,pürüzsüz hale getirmek • düzleştirme,cilalama

smooth as silk[phrase]

ipek gibi yumuşak

smooth brain[n]

düz beyin,aptal

smooth cavity[n]

düz çürük,dişlerinizin düz yanlarında oluşan çürük

smooth column[n]

pürüzsüz sütun

smooth down[v]

yatıştırmak,sakinleştirmek

smooth jazz[n]

yumuşak caz

smooth out[v]

düzleştirmek,pürüzsüz hale getirmek

smooth over[v]

yatıştırmak,yumuşatmak

smooth ruffled feathers[phrase]

gönlünü almak

smooth snake[n]

Avusturya yılanı

smooth soul[n]

yumuşak soul

smooth things over[phrase]
smooth-shaven[adj]

düzgün tıraşlı,yakın tıraşlı

smooth-talking[adj]

yağmacı

smoothen[v]

düzleştirmek,yumuşatmak

smoothie[n]

smoothie

smoothie maker[n]

smootie makinesi

smoothing iron[n]

ütü,düzleştirici demir

smoothing plane[n]

düzleme planyası

smoothly[adv]

sorunsuzca

smoothness[n]

pürüzsüzlük,düzlük

smorgasbord[n]

farklı yemek çeşitleri sunan bir tür büfe veya restoran

smother[v][n]

boğmak,örtmek • boğucu bir duman bulutu,tıkanıklık yaratan bir duman tabakası

smouldering[adj]

kaynamakta olan,içten içe yanan

sms[n][v]

kısa mesaj servisi • kısa mesaj göndermek

smudge[n][v]

leke,kir • leke bulaştırmak

smug[adj]

kendini beğenmiş

smuggle[v]

kaçakçılık yapmak

smuggler[n]

kaçakçı

smuggling[n]

kaçakçılık

smughead[n]

kibirli,kendini beğenmiş

LanGeek
Uygulamayı İndir