severeshall
/ 69
severeshall
severe[adj]

şiddetli

severely[adv]

ciddi bir şekilde

severity[n]

sadelik

sew[v]

dikmek,birleştirmek

sew up[v]

tamamlamak,sonuçlandırmak

sewage[n]

lağım suyu

sewage system[n]

kanalizasyon sistemi

sewer[n]

atık su kanalı

sewer rat[n]

kanalizasyon sıçanı,kahverengi sıçan

sewer water[n]

kanalizasyon suyu,atık su

sewing[n]

dikiş

sewing chalk[n]

terzi sabunu

sewing kit[n]

dikiş seti

sewing machine[n]

dikiş makinesi

sewing needle[n]

dikiş iğnesi

sewing roulette[n]

dikiş ruleti

sex[n][v]

cinsel ilişki • cinsiyetini belirlemek, seksini tayin etmek

sex appeal[n]

cinsel çekicilik

sex cell[n]

germ hücresi

sex chromosome[n]
sex down[v]

cinsel çekiciliğini azaltmak,daha az cazip hale getirmek

sex kitten[n]

seks bombası

sex organ[n]

cinsel organ

sex symbol[n]

seksi çekicilik sembolü

sex up[v]

çekici hale getirmek,daha cazip yapmak

sexism[n]

cinsiyet ayırımı

sexist[n][adj]

cinsiyetçi • cinsiyetçi,cinsiyete dayalı ayrımcı

sexless[adj]

cazibesiz

sexpot[n]

seksi kimse

sextant[n]

sekstant,navigasyon aleti

sexter[n]

sexting yapan kişi,sexting bağımlısı

sextet[n]

altı ses ya da çalgı için yazılmış müzik parçası

sextette[n]

sektet,altılı

sextodecimo[n]

onaltımo

sextuple[adj]

altılı

sextuplet[n]

altılı,altı

sexual[adj]

cinsel

sexual harassment[n]

cinsel taciz

sexuality[n]

cinsiyet

sexually[adv]

cinsel açıdan

sexually transmitted disease[n]

cinsel yolla bulaşan hastalık

sexy[adj]

seksi

sfogliatella[n]

sfogliatella,Napoli'den gelen, katmanlı kabuğu ve tatlı ricotta dolgusu ile bilinen geleneksel bir İtalyan hamur işi

sforzando[n]

vurgulu bir akor,sforzando bir akor

sfumato[n]

sfumato

sgraffito[n]

çizme kazıması

shabby[adj]

eski püskü,yırtık pırtık

shabby chic[n][adj]

antik döşeme • stil veya tarz sahibi

shabu-shabu[n]

shabu-shabu

shack[n][v]

gecekondu • sürüklenmek,yavaşça hareket etmek

shack up[v]

birlikte yaşamak,evlilik dışı birlikte yaşamak

shackle[n][v]

kelepçe • zincirlemek,prangaya vurmak

shaddock[n]

greyfurt,şadok

shade[n][v]

gölge • gölgelemek,gölge yapmak

shade out[v]

gölgelemek,güneş ışığını kesmek

shade up[v]

gölge aramak,güneşten korunmak için barınak aramak

shaded[adj]

gölgeli,gölgede

shades[n]

güneş gözlüğü,koyu renkli gözlükler

shades of gray[phrase]

ahlaki ikilem

shades of grey[phrase]
shadfly[n]

mayıs sineği,efemer

shadiness[n]

şüphe,karanlık iş

shading[n]

ton,gradyan

shadow[n][v][adj]

gölge • takip etmek,gizlice izlemek • gölge,muhalefet

shadow play[n]

gölge oyunu,Karagöz ve Hacivat

shadow puppetry[n]

gölge oyunu

shadowboxing[n]

gölge boks,hayali boks

shadowiness[n]

karanlık,gölgelik

shadowy[adj]

gölgeli,loş

shady[adj]

şüpheli

shaft[n][v]

ok sapı,şaft • aldatmak,kandırmak

shag[n][v]

tepeli karabatak • shag dansı yapmak,shag yapmak

shag rug[n]

uzun tüylü halı

shaggy[adj]

kabarık ve taranmamış

shah pilaf[n]

shah pilaf

shahi paneer[n]

shahi paneer

shaka[n]

bir shaka,bir shaka işareti

shake[v][n]

sallamak,sarsmak • titreme

shake hands[phrase]

el sıkmak

shake in boots[phrase]

korkudan titremek

shake it[phrase]
shake like a leaf[phrase]

korkudan titremek

shake off[v]

silkme,atmak

shake on[v]

ortak bir karara varmak

shake the feeling[phrase]
shake things up[phrase]
shake up[v]

sarsmak,sallamak

shake-up[n]

yeniden organize etme

shakehand grip[n]

shakehand tutuş,el sıkma tutuşu

shaken[adj]

sarsılmış,şok olmuş

shaker[n]

çalkalayıcı,shaker

shakespearean[n][adj]

bir Shakespeare uzmanı,bir Shakespearyen • Shakespearean,Shakespeare ile ilgili

shakespearean sonnet[n]

şekspir soneti

shakily[adv]

titreyerek, sallanarak

shaking[n]

sallama,titreme

shakshouka[n]

şakşuka

shaky[adj]

sarsılmış

shaky camera[n]

sallantılı kamera

shale[n]

şeyl,kaya şisti

shall[v]

-malı/-meli

LanGeek
Uygulamayı İndir