squamosal kemiği (kafatası)
skuamöz hücreli karsinom
israf etmek
kare • dört köşeli • kare yapmak,düzeltmek • doğrudan, açıkça
köşeli parantez,köşeli ayraç
kare sütun
dörder çiftten oluşan grupların yaptığı bir dans • düzen içinde dans etmek,kare dansa katılmak
adil muamele
kare sürücü vida
kare bacak,kare bacak pozisyonu
doğru düzgün bir öğün
metre kare,santiar
başa dönmek
kare uçlu kürek
kare prizma
kare piramit
karekök
anlaşmaya varmak,anlaşmazlığı çözmek
ile bağdaşmak
kareli,kare desenli
doğrudan
kare şeklinde
ezmek,sıkıştırmak • squash
squash topu,squash top
sıkıştırmak,tıkmak
balkabağı turtası
squash raketi,squash için raket
squash,squash raketleri oyunu
squash,squash oyunu
sıkışmak,yakınlaşmak
ezik
yumuşak,ezilebilir
çömelmek • bodur • kanuna aykırı olarak mesken tutulan bina
squat rack domuzu,squat istasyonu işgalcisi
devlet otlağını kiralayan kimse
tıknaz,basık
ciyaklamak • ciyaklama
interkom hoparlörü,yayın kutusu
hoparlör,interkom
cik ciklemek • cik cik
dar farkla kazanılan zafer,dar kaçış
gıcırtılı,cırlak
gıcırtılı,tiz
sesli oyuncak
acı acı bağırmak • ciyaklama
evcil domuz,ev hayvanı domuz
ciyaklama
titiz
silecek,squeegee • silecek ile silmek,sileceği geçirmek
ezmek • sıkma,sıkıştırma
akordeon,mızıka kutusu
programa sıkıştırmak
sıkmak,suyunu çıkarmak
meyve sıkma makinesi
ezmek • gürültü kesme devresi,sessizleştirme devresi
ıslak maytap,başarısız fişek
tiksinmek,iğrendirmek
kalamar
kalamar beyni,ahmak kalamar
mürekkep balığı mürekkebi,kalamar mürekkebi
basıcı,itici
bindirmelik tonozcuğu • şaşı bakmak,gözleri kaydırmak
şaşı bakmak • yan bakış • yan bakışlı,çapraz
kıvranmak,kıpırdanmak • kıvranma,kıpırdanma
sincap
biriktirmek,tasarruf etmek
sincap maymunu
güvenilmez,dengesiz
fışkırtmak,püskürtmek • bücür
çamur sesi,şapırtı • sıkarak aktarmak,püskürterek doldurmak
yumuşak,sıkıştırılabilir • yumuşak bir nesne,sıkılabilir bir oyuncak
aziz patrik günü
St. Louis shag dansı
Aziz Nikola,Noel Baba
bıçaklamak • bıçaklama,sivri uçlu darbe
iğne ile ciltleme
sırtından bıçaklamak
kararlılık
dengede tutmak
kalıcılık veren
sağlam • ahır • ahıra koymak,ahırlamak
eküri
istikrarlı bir şekilde,kararlı olarak
kesik kesik • staccato şeklinde,kesik kesik
yığın,küme • yüklemek
biriktirmek,saklamak
yığın kavşağı,katlı kavşak
şartları lehine çevirmek
üst üste koymak,istiflemek
üst üste dizilmiş,istiflenmiş
istifçi,istif makinesi
Bir Stacy,Çekici ve kendinden emin bir kadın
boy ölçer
stadyum
personel • personel sağlamak,personel istihdam etmek
porte çizgisi,müzik çizgisi
personel yemeği
personel üyesi,çalışan
ekmek,günlük ekmek
kadrolu yazar