squamosalstaff writer
/ 69
squamosalstaff writer
squamosal[n]

squamosal kemiği (kafatası)

squamous cell carcinoma[n]

skuamöz hücreli karsinom

squander[v]

israf etmek

square[n][adj][v][adv]

kare • dört köşeli • kare yapmak,düzeltmek • doğrudan, açıkça

square bracket[n]

köşeli parantez,köşeli ayraç

square column[n]

kare sütun

square dance[n][v]

dörder çiftten oluşan grupların yaptığı bir dans • düzen içinde dans etmek,kare dansa katılmak

square deal[n]

adil muamele

square drive screw[n]

kare sürücü vida

square leg[n]

kare bacak,kare bacak pozisyonu

square meal[n]

doğru düzgün bir öğün

square meter[n]

metre kare,santiar

square one[n]

başa dönmek

square point shovel[n]

kare uçlu kürek

square prism[n]

kare prizma

square pyramid[n]

kare piramit

square root[n]

karekök

square up[v]

anlaşmaya varmak,anlaşmazlığı çözmek

square with[v]

ile bağdaşmak

squared[adj]

kareli,kare desenli

squarely[adv]

doğrudan

squarish[adj]

kare şeklinde

squash[v][n]

ezmek,sıkıştırmak • squash

squash ball[n]

squash topu,squash top

squash in[v]

sıkıştırmak,tıkmak

squash pie[n]

balkabağı turtası

squash racket[n]

squash raketi,squash için raket

squash rackets[n]

squash,squash raketleri oyunu

squash racquets[n]

squash,squash oyunu

squash up[v]

sıkışmak,yakınlaşmak

squashed[adj]

ezik

squashy[adj]

yumuşak,ezilebilir

squat[v][adj][n]

çömelmek • bodur • kanuna aykırı olarak mesken tutulan bina

squat rack hog[n]

squat rack domuzu,squat istasyonu işgalcisi

squatter[n]

devlet otlağını kiralayan kimse

squatty[adj]

tıknaz,basık

squawk[v][n]

ciyaklamak • ciyaklama

squawk box[n]

interkom hoparlörü,yayın kutusu

squawker[n]

hoparlör,interkom

squeak[v][n]

cik ciklemek • cik cik

squeaker[n]

dar farkla kazanılan zafer,dar kaçış

squeaking[adj]

gıcırtılı,cırlak

squeaky[adj]

gıcırtılı,tiz

squeaky toy[n]

sesli oyuncak

squeal[v][n]

acı acı bağırmak • ciyaklama

squealer[n]

evcil domuz,ev hayvanı domuz

squealing[adj]

ciyaklama

squeamish[adj]

titiz

squeegee[n][v]

silecek,squeegee • silecek ile silmek,sileceği geçirmek

squeeze[v][n]

ezmek • sıkma,sıkıştırma

squeeze box[n]

akordeon,mızıka kutusu

squeeze in[v]

programa sıkıştırmak

squeeze out[v]

sıkmak,suyunu çıkarmak

squeezer[n]

meyve sıkma makinesi

squelch[v][n]

ezmek • gürültü kesme devresi,sessizleştirme devresi

squib[n]

ıslak maytap,başarısız fişek

squick[v]

tiksinmek,iğrendirmek

squid[n]

kalamar

squid brain[n]

kalamar beyni,ahmak kalamar

squid ink[n]

mürekkep balığı mürekkebi,kalamar mürekkebi

squidger[n]

basıcı,itici

squinch[n][v]

bindirmelik tonozcuğu • şaşı bakmak,gözleri kaydırmak

squint[v][n][adj]

şaşı bakmak • yan bakış • yan bakışlı,çapraz

squirm[v][n]

kıvranmak,kıpırdanmak • kıvranma,kıpırdanma

squirrel[n]

sincap

squirrel away[v]

biriktirmek,tasarruf etmek

squirrel monkey[n]

sincap maymunu

squirrelly[adj]

güvenilmez,dengesiz

squirt[v][n]

fışkırtmak,püskürtmek • bücür

squish[n][v]

çamur sesi,şapırtı • sıkarak aktarmak,püskürterek doldurmak

squishy[adj][n]

yumuşak,sıkıştırılabilir • yumuşak bir nesne,sıkılabilir bir oyuncak

st patrick's day[n]

aziz patrik günü

st. louis shag[n]

St. Louis shag dansı

st. nick[n]

Aziz Nikola,Noel Baba

stab[v][n]

bıçaklamak • bıçaklama,sivri uçlu darbe

stab binding[n]

iğne ile ciltleme

stab in the back[phrase]

sırtından bıçaklamak

stability[n]

kararlılık

stabilize[v]

dengede tutmak

stabilizer[n]

kalıcılık veren

stable[adj][n][v]

sağlam • ahır • ahıra koymak,ahırlamak

stablemate[n]

eküri

stably[adv]

istikrarlı bir şekilde,kararlı olarak

staccato[adj][adv]

kesik kesik • staccato şeklinde,kesik kesik

stack[n][v]

yığın,küme • yüklemek

stack away[v]

biriktirmek,saklamak

stack interchange[n]

yığın kavşağı,katlı kavşak

stack the cards[phrase]

şartları lehine çevirmek

stack up[v]

üst üste koymak,istiflemek

stacked[adj]

üst üste dizilmiş,istiflenmiş

stacker[n]

istifçi,istif makinesi

stacy[n]

Bir Stacy,Çekici ve kendinden emin bir kadın

stadiometer[n]

boy ölçer

stadium[n]

stadyum

staff[n][v]

personel • personel sağlamak,personel istihdam etmek

staff line[n]

porte çizgisi,müzik çizgisi

staff meal[n]

personel yemeği

staff member[n]

personel üyesi,çalışan

staff of life[n]

ekmek,günlük ekmek

staff writer[n]

kadrolu yazar

LanGeek
Uygulamayı İndir