sybaritesyria
/ 69
sybaritesyria
sybarite[n]

hovarda

sycophant[n]

yağcı

sydney[n]

Sidney,Tazman Denizi'nde, Avustralya'nın güneydoğusunda yer alan en büyük Avustralya şehri; Yeni Güney Galler'in eyalet başkenti; Avustralya'nın başlıca limanı

syllabary[n]

hece yazımı

syllabic[adj]

hecesel

syllabication[n]

heceleme

syllable[n]

hece

syllable-timed language[n]

hecezamanlı dil

syllabub[n]

syllabub

syllabus[n]

ders programı

syllepsis[n]

bir kelimenin farklı anlamlarla kullanımı

syllogism[n]

kıyas

sylph[n]

hava perisi

sylphlike[adj]

narin,ince ve zarif

sylvan[n][adj]

ormanın ruhu,orman yaratığı • ormanlık

sylvian aqueduct[n]

sylvian kanalı,silvius kanalı

symbiosis[n]

simbiyoz

symbiotic[adj]

simbiyotik,karşılıklı faydalı

symbol[n]

simge

symbolic[adj]

sembolik

symbolic character[n]

sembolik karakter

symbolic representation[n]

sembolik temsil,sembol

symbolically[adv]

sembolik olarak

symbolisation[n]

sembolleştirme

symbolism[n]

Sembolizm

symbolization[n]

sembolizasyon,sembolik anlam yükleme

symbolize[v]

sembolize etmek

symmetric[adj]

simetrik

symmetrical[adj]

simetrik

symmetrically[adv]

simetrik olarak

symmetricalness[n]

simetri,simetrik özellik

symmetry[n]

simetri

sympathetic[adj]

halden anlayan

sympathetic nervous system[n]

sempatik sinir sistemi

sympathetically[adv]

anlayışlı bir şekilde

sympathize[v]

sempati duymak,anlayış göstermek

sympathy[n]

sempati

symphonic[adj]

senfonik

symphony[n]

senfoni

symphony orchestra[n]

senfoni orkestrası

symphoricarpos alba[n]

symphoricarpos alba,kar çalısı

symphyla[n]

symphyla

symploce[n]

hem başta hem de sonunda aynı kelimenin kullanımı

symposium[n]

sempozyum,konferans

symptom[n]

belirti

symptomatic[adj]

bulgu niteliğinde

symptomatology[n]

semptomatoloji

synaeresis[n]

sinerez

synagogue[n]

sinagog

synapse[n]

sinaps,sinir hücreleri arası bağlantı

synaptic[adj]

sinaptik,sinapslerle ilgili

syncarp[n]

sinkarp,birleşik meyve

synchronal[adj]

eşzamanlı,senkron

synchronic[adj]

eşzamanlı,senkronik

synchronic analysis[n]

eşzamanlı analiz

synchronic linguistics[n]

eşzamanlı dilbilim

synchronism[n]

eşzamanlılık

synchronization[n]

senkronizasyon

synchronize[v]

senkronize etmek,eşzamanlı hale getirmek

synchronized[adj]

senkronize

synchronized skating[n]

senkronize paten,senkronize takım pateni

synchronous[adj]

eş zamanlı

synchronously[adv]

senkronize bir şekilde, aynı anda

synclavier[n]

synclavier

syncopated[adj]

senkoplu,vurguları beklenmedik yerlerde olan ritimli

syncope[n]

ünlü harf düşmesi

syncretic[adj]

bağdaştırıcı

syncretism[n]

senkretizm,kültürel füzyon

syndicate[n][v]

sendike • sendikalaştırmak,dağıtmak

syndication[n]

sendikalaşma,sendika olarak örgütlenme

syndrome[n]

belirti

synecdoche[n]

sinekdoş

synergistic[adj]

sinerjik,sinerji içinde

synergy[n]

ortak çalışma

synesthesia[n]

sinestezi,sinestezi

synod[n]

kilise meclisi

synonym[n]

anlamdaş sözcük

synonymous[adj]

eş anlamlı

synonymy[n]

eşanlamlılık

synopsis[n]

özet

syntactic[adj]

sözdizimsel,sözdizimi ile ilgili

syntactic pivot[n]

sözdizimsel eksen

syntactic typology[n]

sözdizimsel tipoloji

syntactically[adv]

sözdizimsel olarak

syntagmatic[adj]

sintagmatik,kelimelerin sıralanışı ile ilgili

syntax[n]

sözdizim

synth-pop[n]

synthpop

synthesis[n]

sentez

synthesize[v]

sentezlemek,birleştirmek

synthesizer[n]

synthesizer

synthetic[adj][n]

sentetik • sentetik,sentetik madde

synthetic comforter[n]

sentetik yorgan

synthetic fiber[n]

sentetik elyaf,yapay lif

synthetic fuel[n]

sentetik yakıt,yapay yakıt

synthetic pillow[n]

sentetik yastık

synthetically[adv]

sentetik olarak,yapay olarak

synthetism[n]

sentezci sanat

syphilis[n]

frengi

syphilology[n]

sifiloloji

syria[n]

Suriye,Suriye Arap Cumhuriyeti

LanGeek
Uygulamayı İndir