ssage green
/ 69
ssage green
s[n]

entropi,düzensizlik

s-video cable[n]

S-Video Kablosu

s'more[n]

s'more

sabbath[n]

sebt,dinlenme günü

sabbatical[n][adj]

her yedi yılda bir verilen izin • sabbatical,sabbatical izinle ilgili

saber[n][v]

kılıç,palalı kılıç • kılıçla kesmek, kılıçla yaralamak

saber saw[n]

kılıç testere,dekupaj testere

sabich[n]

sabich

sable[n][adj]

samur • derin siyah

sable antelope[n]

samur antilobu

sable brush[n]

sansar kılı fırçası,sansar fırçası

sabotage[v][n]

sabotaj yapmak • sabotaj,sabotaj eylemi

saccharide[n]

sakkarit,şeker

saccharify[v]

şekerleştirmek,hidroliz yoluyla basit bir çözünür fermente edilebilir şekere dönüştürmek

saccharin[n]

sakarin

saccharine[adj]

aşırı tatlı

saccule[n]

kesecik

sachet[n]

koku kesesi,kokulu kese

sack[n][v]

torba • soyup soğana çevirmek

sack of shit[phrase]
sack out[v]

uyumaya hazırlanmak,yatmak

sack race[n]

çuval yarışı

sacrament[n]

sakrament

sacred[adj]

dini

sacred cow[n]

dokunulmaz tabu

sacrifice[v][n]

fedakarlık etmek,kurban etmek • fedakarlık,feragat

sacrilege[n]

kutsal şeylere hürmetsizlik

sacrosanct[adj]

kutsal

sacrum[n]

sakrum

sad[adj]

üzgün

sad sack[n]

bir zavallı,bir aciz

sadden[v]

kederlendirmek

saddle[n][v]

semer • yüklemek,sorumluluk vermek

saddle horse[n]

eyer atı,binek atı

saddle oxford[n]

kontrast renkli eyerli oxford,zıt renk eyerli oxford

saddle pad[n]

eyerlik,eyer pedi

saddle roof[n]

beşik çatı

saddle shoe[n]

saddle ayakkabısı

saddle stitch binding[n]

at nalı zımba ciltleme

saddle stool[n]

kuaför taburesi

saddleback[n]

her iki uçta bir sırt ve üçgen çatı ile çift eğimli çatı,eyer şeklinde çatı

saddlebag[n]

eyer çantası

saddlebill[n]

eyer gagalı leylek

saddler[n]

saraç

saddo[n]

sapık,sapkın

sadist[n]

sadist,mazoşist

sadistic[adj]

sadist

sadistically[adv]

sadistçe,acı çektirerek zevk alarak

sadly[adv]

hüzünle

sadness[n]

üzüntü

safari[n]

safari

safari park[n]

safari parkı

safari suit[n]

safari kıyafeti

safe[adj][n]

güvenli • para kasası

safe and sound[phrase]

sağ salim

safe as houses[phrase]

tamamen güvenli

safe bet[n]

garanti seçenek

safe mode[n]
safeguard[v][n]

korumak,güvence altına almak • koruma

safeguard against[v]

karşı korumak,önlem almak

safekeeping[n]

korumacılık,gözetim

safelight[n]

karanlık oda ışığı

safely[adv]

güvenli bir şekilde

safety[n]

güvenlik

safety barrier[n]

güvenlik bariyeri

safety belt[n]

emniyet kemeri

safety bicycle[n]

güvenlik bisikleti,emniyetli bisiklet

safety boot[n]

güvenlik botu,emniyet ayakkabısı

safety check[n]
safety curtain[n]

güvenlik perdesi

safety feature[n]

güvenlik özelliği,güvenlik donanımı

safety fuse[n]

emniyet fünyesi,yavaş yanıcı fitil

safety glasses[n]

koruyucu gözlük

safety glove[n]

koruyucu eldiven

safety goggles[n]

koruyucu gözlük

safety harness[n]

emniyet kemeri

safety hat[n]

güvenlik şapkası,koruyucu başlık

safety helmet[n]

güvenlik kaskı,koruyucu kask

safety island[n]

güvenlik adası,yaya adası

safety net[n]

emniyet filesi

safety officer[n]

güvenlik görevlisi,iş güvenliği uzmanı

safety orange[adj]

çok parlak turuncu tonu

safety pin[n]

çengelli iğne

safety rail[n]

yatak kenar koruyucusu

safety razor[n]

tıraş makinesi

safety shot[n]

güvenlik vuruşu,emniyet atışı

safety valve[n]

emniyet ventili

safety visor[n]

güvenlik siperliği,yüz koruyucu ekran

safety-conscious[adj]

güvenlik bilincine sahip,güvenliğe önem veren

safflower[n]

aspir

safflower oil[n]

aspir yağı

saffron[n][adj]

safran • safran rengi

saga[n]

saga

saga novel[n]

destan romanı

sagacious[adj]

aklı başında

sagaciously[adv]

bilgece,sağduyulu bir şekilde

sagacity[n]

dirayet

saganaki[n]

saganaki,"saganaki" adı verilen, iki kulplu küçük bir tavada hazırlanan çeşitli yemeklerin yer aldığı geleneksel bir Yunan mezesi

sage[n][adj]

adaçayı • adaçayı yeşili,adaçayı grisi yeşili

sage green[adj]

sarımsı yeşil

LanGeek
Uygulamayı İndir