Ara
to scurry
01
telaşla koşmak, hızlıca küçük adımlarla hareket etmek
to move quickly and with small, rapid steps, often in a hurried or nervous manner
Intransitive: to scurry | to scurry somewhere
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
scurry
3. tekil kişi
scurries
şimdiki zaman ortacı
scurrying
basit geçmiş zaman
scurried
geçmiş zaman ortacı
scurried
Örnekler
Startled by the sudden noise, the mice scurried into their nests in the corner.
Ani gürültüyle ürken fareler, köşedeki yuvalarına kaçıştılar.
Scurry
01
hızlı bir hareket, aceleci bir koşu
a short and quick movement, involving small steps or rapid motion
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
scurries
Örnekler
There was a sudden scurry of mice when the lights came on.
Işıklar yandığında farelerin ani bir koşuşturması oldu.
Leksikal Ağaç
scurrying
scurry



























