Ara
stringy
01
uzun boylu ve kaslı
having a slender shape, often used to describe someone who is thin and wiry
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
stringiest
karşılaştırma derecesi
stringier
derecelendirilebilir
Örnekler
The marathon runner's stringy arms and legs were evidence of his intense training regimen.
Maraton koşucusunun ipliksi kolları ve bacakları, yoğun antrenman rejiminin kanıtıydı.
Örnekler
The chicken was overcooked and became stringy.
Tavuk fazla pişmişti ve lifli hale geldi.
03
uzun ve ince
(of hair) consisting of long and thin strands
Örnekler
Despite her efforts to style it, her stringy hair refused to hold any volume or shape.
Şekillendirmek için gösterdiği çabalara rağmen, ince saçları hiç hacim veya şekil tutmuyordu.
04
lifli, yapışkan
forming viscous or glutinous threads
Leksikal Ağaç
stringy
string



























