Ara
Strut
01
kibirli yürüyüş, gururlu yürüyüş
a way of walking that displays pride
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
struts
Örnekler
His strut made it clear he thought he'd already won.
Onun kendini beğenmiş yürüyüşü, zaten kazandığını düşündüğünü açıkça belli ediyordu.
02
bir destek çubuğu, bir payanda
a rigid support, typically a bar or rod, used to resist compression and reinforce structures
Örnekler
The bridge relies on steel struts to bear heavy loads.
Köprü, ağır yükleri taşımak için çelik payandalara dayanır.
to strut
01
kasılarak yürümek
to walk with a confident and often arrogant gait
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
strut
3. tekil kişi
struts
şimdiki zaman ortacı
strutting
basit geçmiş zaman
strutted
geçmiş zaman ortacı
strutted
Örnekler
They strutted past their rivals after the big win.
Büyük galibiyetin ardından rakiplerinin yanından kasılarak geçtiler.



























