strut
strut
strət
stret
British pronunciation
/stɹˈʌt/

"strut"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Strut
01

kibirli yürüyüş, gururlu yürüyüş

a way of walking that displays pride
example
Örnekler
His strut made it clear he thought he'd already won.
Onun kendini beğenmiş yürüyüşü, zaten kazandığını düşündüğünü açıkça belli ediyordu.
02

bir destek çubuğu, bir payanda

a rigid support, typically a bar or rod, used to resist compression and reinforce structures
example
Örnekler
The bridge relies on steel struts to bear heavy loads.
Köprü, ağır yükleri taşımak için çelik payandalara dayanır.
to strut
01

kasılarak yürümek

to walk with a confident and often arrogant gait
example
Örnekler
They strutted past their rivals after the big win.
Büyük galibiyetin ardından rakiplerinin yanından kasılarak geçtiler.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store