Ara
shattering
01
kırıcı, gürültülü
seemingly loud enough to break something; violently rattling or clattering
Örnekler
The shattering experience of losing their home was something they never fully overcame.
Evlerini kaybetmenin yıkıcı deneyimi, asla tam olarak üstesinden gelemedikleri bir şeydi.
Shattering
01
parçalama, kırma
the act of breaking something into small pieces



























