finely
fine
ˈfaɪn
fayn
ly
li
li
British pronunciation
/fˈa‍ɪnli/

"finely"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

finely
01

güzel güzel

in a highly skilled or excellent manner
finely definition and meaning
example
Örnekler
The speech was finely delivered, holding the audience in rapt attention.
Konuşma ince bir şekilde sunuldu, dinleyicileri büyüledi.
1.1

zarif bir şekilde, şık bir şekilde

in a way that is elegant or worthy of admiration
example
Örnekler
The home was finely decorated for the occasion.
Ev, bu özel gün için zarif bir şekilde dekore edilmişti.
02

ince, küçük parçalar halinde

into very small or thin parts
example
Örnekler
Finely ground coffee beans make a stronger brew.
İnce öğütülmüş kahve çekirdekleri daha güçlü bir demleme yapar.
2.1

ince, nazikçe

with small, delicate components or particles
example
Örnekler
The mist was so finely dispersed it clung to everything.
Sis o kadar ince dağılmıştı ki her şeye yapışıyordu.
03

aşırı derecede dikkatli bir şekilde, ince ayrıntılara fazla dikkat ederek

with excessive attention to subtle distinctions or degrees
example
Örnekler
The distinction was so finely made it lost meaning.
Ayrım o kadar ince yapılmıştı ki anlamını kaybetti.
3.1

ince, hassas bir şekilde

with a tip or edge sharpened to great precision
example
Örnekler
A finely pointed knife made the delicate cuts easier.
İnce bir şekilde sivriltilmiş bir bıçak, hassas kesimleri kolaylaştırdı.
3.2

ince, zarif bir şekilde

with complex and subtle details or craftsmanship
example
Örnekler
The sculpture was finely sculpted down to each wrinkle.
Heykel, her kırışıklığa kadar ince bir şekilde oyulmuştu.
04

ince, nazikçe

in a way that shows delicate responsiveness or emotional awareness
example
Örnekler
The therapist listened finely to each concern.
Terapist her bir endişeyi ince bir şekilde dinledi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store