Ara
hayır
Onu aradın mı? — Hayır.
Hayır, Yok
Bana asla yardım etmiyorsun. — Hayır! Bu doğru değil.
Hayır, hiç de değil.
Kuralları umursamıyorlar. — Hayır, hiç de öyle değil.
...dan/den ...başka
O, siyasetle kedisi kadar ilgilenmiyor.
hayır, değil
Ona ona hiçbir belirsizlik olmadan gitmesini söyledi.
hayır, değil
Başını hayır anlamında salladı ve uzaklaştı.
Korkmak için hiçbir neden yok.
hiçbir, değil
O hiç de aptal değil, tam olarak ne yaptığını biliyor.
hiç, bir
Oraya hiç zaman kaybetmeden varacağız.
yasak
Bu noktanın ötesinde park yapılmaz.
red, hayır
Komiteye katılması istendiğinde kesin bir hayır yanıtı verdi.
hayır oyları, red oyları
Hayır oyları çoğunlukta; önerge kabul edilmedi.
reddetmek, geri çevirmek
Öneriyi reddettim çünkü yeterli detaylardan yoksundu.
reddetmek, karşı çıkmak
Kurul, oy birliğiyle hareket üzerine hayır not etti.



























