bogongbonny
/ 44
bogongbonny
bogong[n]

Bogong kelebeği

bogu[n]

bogu,kendo gibi Japon dövüş sanatlarında giyilen koruyucu zırh

bogus[adj]

sahte

bohemian[n][adj]

bohem,bohemyalı • Bohemyalı,Bohemya ile ilgili

boil[v][n]

kaynatmak,kaynama noktasına getirmek • kaynama noktası,kaynama sıcaklığı

boil down[v]

bir şeyin temel unsuru olmak

boil down to[v]

bir şeyin temel unsuru olmak

boil off[v]

buharlaştırmak,kaynatarak uzaklaştırmak

boil over[v]

taşmak

boil the ocean[phrase]

imkânsıza kalkışmak

boil up[v]

coşmak

boiled[adj]

kaynatılmış

boiled egg[n]

rafadan yumurta

boiled shirt[n]

kaynatmalı gömlek

boiled sweet[n]

akide şekeri

boiler[n]

kazan

boiler room[n]

kazan dairesi

boilermaker[n]

biralı viski

boilerplate[n]

kazanlar için kalın sac,kazanlar için kalın plaka

boiling[adj][n][adv]

kavurucu,yakıcı • kaynama • aşırı derecede

boiling point[n]
boisterous[adj]

şamatacı

bok choy[n]

çin lahanası

bokeh[n]

fotoğraflarda genellikle estetik amaçlı kullanılan bulanık ışık noktacıkları

bokken[n]

bokken,ahşap Japon kılıcı

bolani[n]

bolani

bold[adj][n]

cesur • kalınlaştırma

bold as brass[phrase]

arsızca kendinden emin

boldly[adv]

cesurca,korkusuzca

boldness[n]

cesaret

bole[n][adj]

bole,Kuzey Nijerya'da konuşulan ve Hausa diliyle yakından ilişkili bir Çad dili • tomruk rengi

bolection[n]

çıkıntılı çerçeve

bolero[n]

bolero

bolivia[n]

Bolivya

boll[n]

pamuk kozası

boll weevil[n]

pamuk kurdu

bollard[n]

bariyer,trafik direği

bollix[v]

berbat etmek,mahvetmek

bollix up[v]

berbat etmek,mahvetmek

bollocks[v][n]

berbat etmek,mahvetmek • saçmalık,zırva

bollocks up[v]

berbat etmek,mahvetmek

bolloxology[n]

saçmalık,anlamsız konuşma

bollywood[n]

Bollywood

bologna[n]

bologna sosisi

bologna sausage[n]

Bologna sosis,mortadella

bolognese pasta sauce[n]

bolonez makarna sosu

bolster[v][n]

desteklemek • uzun yastık,yatak başı yastığı

bolt[n][v][adv]

cıvata • cıvatalamak,cıvata ile sabitlemek • dimdik,katı bir şekilde

bolt cutter[n]

cıvata kesici

bolt from the blue[phrase]

beklenmedik şok

bolt of lightning[n]

şimşek,yıldırım

bomb[n][v][adj]

bomba • bombalamak • harika,müthiş

bombard[n][v]

bombard,alçak perdeli şavm • bombardıman etmek,yağdırmak

bombardier[n]

bombardımancı

bombardier beetle[n]

bombardıman böceği

bombardment[n]

bombardıman,top ateşi

bombast[n]

laf bolluğu

bombastic[adj]

tumturaklı

bombastically[adv]

abartılı bir şekilde,gösterişli bir biçimde

bombay[n]

Bombay,Mumbai

bombe[n]

yuvarlak şekilli dondurmalı bir tatlı

bombed[adj]

kafayı bulmuş,sersemlemiş

bomber[n]

bombardıman uçağı

bomber jacket[n]

uçuş ceketi

bombing[n]

bombardıman,hava saldırısı

bombshell[n]

mermi,bomba

bon mot[n]

nükte

bona fide[adj]

hakiki

bonanza[n]

talih kuşu

bonbon[n]

bonbon

bond[n][v]

bağ • yapışmak

bonda[n]

bonda (kızarmış patates)

bondage[n]

bondaj

bondi blue[adj]

Bondi mavisi

bondsman[n]
bone[n][v][adj]

kemik • kemiklerini çıkarmak,kemiğini ayıklamak • kemikli,kemikten yapılmış

bone carving[n]

kemik işleme sanatı

bone china[n]

çin porseleni

bone marrow[n]

kemik iliği

bone marrow transplantation[n]

kemik iliği nakli,kemik iliği transplantasyonu

bone of contention[phrase]

anlaşmazlık konusu

bone up[v]

çok ders çalışmak

bone-breaking[adj]

kemik kıran,yorucu

bone-chilling[adj]

kemik donduracak kadar soğuk,dondurucu

bonehead[n]

ahmak,inatçı aptal

boneheaded[adj]

aptalca,ahmakça

boneless[adj]

kemiksiz (et)

boner[n]

pot,gaf

bones[n]

kemikler,kastanyetler

boneshaker[n]

kemik sallayıcı,demir tekerlekli bisiklet

boney[adj]

kemikli,çıkıntılı kemikli

boneyard[n]

her oyuncu bir el çektikten sonra kalan oyun taşları

bonfire[n]

şenlik ateşi,büyük ateş

bongo[n]

bongo

bongo drum[n]

bongo

bonk[v]

sert vurmak,vurmak

bonkers[adj]

çılgın,deli

bonnet[n][v]

bone • bir başlık giydirmek

bonnet monkey[n]

hint makak maymunu

bonny[adj]

hoş

LanGeek
Uygulamayı İndir