binge-playbirder
/ 44
binge-playbirder
binge-play[v]

aşırı oyun oynamak,yoğun oyun oynamak

binge-watch[v]

maraton yapmak,aralıksız izlemek

binge-watching[n]

art arda izleme

bingeable[adj]

bağımlılık yapan,sürükleyici

bingle[n]

vurucunun birinci kale güvenle durduğu bir vuruş,tek vuruş

bingo[n]

bingo

bingsu[n]

bingsu,ince rendelenmiş buzun üzerine kırmızı fasulye, meyve, şurup veya yoğunlaştırılmış süt gibi tatlı malzemelerle kaplanmış popüler bir Kore tatlısı

binkie[n]

emzik,yalancı emzik

binoculars[n]

dürbün

binomial[adj][n]

binomial,iki terimli • binom,iki terimli ifade

binomial pair[n]

binom çifti,ikili kelime öbeği

binturong[n]

binturong

bio[n]

biyo

bio queen[n]

bio kraliçe,biyolojik kraliçe

bioactive[adj]

biyoaktif,biyolojik olarak aktif

biochemical[adj]

biyokimyasal

biochemically[adv]

biokimyasal olarak,biyokimyasal açıdan

biochemist[n]

biyokimyacı

biochemistry[n]

biyokimya

biocompatible[adj]

biyouyumlu,biyolojik olarak uyumlu

biodegradable[adj]

biyolojik olarak parçalanan

biodegrade[v]

biyolojik olarak parçalanmak,doğal olarak ayrışmak

biodiesel[n]

biyodizel,bioyakıt

biodiverse[adj]

biyoçeşitli,biyoçeşitlilik açısından zengin

biodiversity[n]

biyolojik çeşitlilik

bioenergy[n]

biyoenerji

biofuel[n]

biyoyakıt

biogas[n]

biyogaz

biographer[n]

biyografi yazarı

biographical[adj]

biyografik

biographical film[n]

biyografik film

biography[n]

biyografi

biohazard[n]

biyolojik tehlike

bioinformatics[n]

biyoinformatik,biyolojik bilişim

biological[adj]

biyolojik

biological parent[n]

biyolojik ebeveyn,genetik ebeveyn

biologically[adv]

biyolojik açıdan

biologist[n]

biyoloji uzmanı

biology[n]

biyoloji

bioluminescence[n]

biyolüminesans,biyolojik lüminesans

bioluminescence imaging[n]

biyoluminesans görüntüleme

biomarker[n]

biyobelirteç,biyolojik belirteç

biomass[n]

biokütle,biyolojik kütle

biome[n]

biyom,biotik bölge

biomedical[adj]

biyomedikal

biomedicine[n]

biyotıp,biyolojik tıp

biometrics[n]

biyometri,biyolojik istatistik

biomimicry[n]

biyomimikri,doğadan esinlenme

biomolecule[n]

biyomolekül,biyolojik molekül

biomorphism[n]

canlı biçimcilik

bionic[adj]

biyonik,biyonik ile ilgili

bionico[n]

bionico

bionomic[adj]

biyonomic,ekolojik

bionomical[adj]

biyonamik,ekolojik

bionomics[n]

biyonomi,ekoloji

biophysicist[n]

biyofizikçi,biyofizik bilim insanı

biophysics[n]
biopsy[n]

biyopsi

biopunk[n]

biyopunk

biosphere[n]

biyosfer

biotechnology[n]

biyoteknoloji

biotin[n]

biyotin

biotype[n]
bipack[n]

iki şeritli film

bipartisan[adj]

iki partili,bipartizan

bipartisanship[n]

iki partililik,partiler arası işbirliği

bipartite[adj]

iki parçalı,tabana kadar iki kısma ayrılmış

biped[n][adj]

iki ayaklı hayvan • iki ayaklı,iki ayak üzerinde

bipedal[adj]

iki ayaklı,iki bacaklı

biphonic[adj]

çift sesli

biplane[n]
bipolar[adj]

bipolar,iki kutuplu

bipolar disorder[n]

iki uçlu duygudurum bozukluğu

biracial[adj]

melez

birch[n][v][adj]

huş dalı,huş kamçısı • huş dalıyla kamçılamak,huş çubuğuyla dövmek • huş ağacından,huş ağacından yapılmış

birch beer[n]

huş birası

bird[n][v]

kuş • kuş gözlemciliği yapmak

bird bath[n]

kuş banyosu

bird cage[n]

kuş kafesi

bird dog[n]

av köpeği

bird flu[n]

kuş gribi

bird in the hand is worth two in the bush[phrase]

eldeki kesin şey

bird legs[n]

kuş bacakları,cılız bacaklar

bird nest[n]

kuş yuvası,kuş yuvası

bird of jove[n]

kartal,gündüz yırtıcı kuşu

bird of minerva[n]

Minerva kuşu,baykuş

bird of night[n]

gece kuşu,gece yırtıcı kuşu

bird of paradise[n]

cennet kuşu

bird of passage[phrase]

göçmen kuş

bird of prey[n]

avcı kuş

bird sanctuary[n]

kuş barınağı,kuş sığınağı

bird table[n]

kuş besleme masası

bird watcher[n]
bird-scarer[n]

korkuluk,kuş kovucu

bird's eye view[phrase]

genel bakış

bird's nest[n]

kuş yuvası,kuşun yuvası

birdbrain[n]

kuş beyinli,ahmak

birdcage[n]

kuş kafesi

birdcall[n]

kuş çağrı cihazı,kuş düdüğü

birder[n]

kuş gözlemcisi,kuş meraklısı

LanGeek
Uygulamayı İndir