bullpen catcherburglar
/ 44
bullpen catcherburglar
bullpen catcher[n]

bullpen yakalayıcısı,yedek oyuncu yakalayıcısı

bullseye shooting[n]

hedef atışı,bülseye atış

bullshit[v][n]

yalan söylemek,saçmalamak • saçmalık,zırva

bullshit artist[n]

saçmalık sanatçısı,yalancı dolandırıcı

bullshitter[n]

patolojik yalancı,uydurmacı

bully[n][adj][v]

kabadayı • harika,müthiş • kabadayılık etmek

bully beef[n]

sığır eti konservesi

bullying[n][adj]

zorbalık • zorbalık yapan,baskıcı

bulrush[n]

hasırotu

bulwark[n][v]

bir kıyı seti,bir dalgakıran • muhafaza altına almak

bum[n][v][adj]

serseri,tembel • dilenmek,istemek • çok kötü kalite,dayanıksız

bum around[v]

tembellik etmek,aylaklık etmek

bum bandit[n]

ibne,top

bum boy[n]

ibne,top

bum chum[n]

eşcinsel partner,gay arkadaş

bum deal[n]

kötü anlaşma,haksız durum

bum off[v]

dilenmek,bedavadan almak

bum on[v]

sinirlenmek,küsmek

bum-fucker[n]

alçak,rezil

bumble[v]

sendelemek,dengesiz yürümek

bumblebee[n]

bombus arısı

bumblefuck[n]

kuş uçmaz kervan geçmez yer,ıssız köşe

bumbling[adj]

beceriksiz,sakar

bumbo[n]

aptal,salak

bumfluff[n]

ergenlik yüz kılı

bummed[adj]

hayal kırıklığına uğramış,mutsuz

bummer[n]

hayal kırıklığı,can sıkıcı durum

bummer in the summer[phrase]
bump[v][n][adj]

çarpmak • çarpmak,vurmak • kalitesiz,düşük kaliteli

bump cap[n]

kask

bump in the road[phrase]
bump into[v]

rastlantı sonucu karşılaşmak

bump off[v]

ortadan kaldırmak,öldürmek

bump pass[n]

önkol pası,manşet pas

bump up[v]

artırmak,yükseltmek

bumper[n][adj]

araba tamponu • olağanüstü,bol

bumper pad[n]

koruyucu yastık

bumper-to-bumper[adj]

tıkanıklık,yoğun trafik

bumptious[adj]

kendini beğenmiş

bumpy[adj]

inişli çıkışlı

bumpy ride[n]

zor zaman

bun[n]

yuvarlak çörek

bunch[n][v]

topluluk • toplamak,demet yapmak

bunch up[v]

toplanmak,bir demet oluşturmak

bunches[n]

iki örgü (saç)

bunco[n][v]

bunco oyunu • dolandırmak,kandırmak

bundle[n][v]

demet,paket • toplamak,bir araya getirmek

bundle of nerves[phrase]

aşırı stresli kişi

bundle up[v]
bundler[n]

fon toplayıcı,bağış toplayıcı

bundt cake[n]

çember kalıplı kek

bung[n][v]

tıpa,mantar • tıkamak,tapa ile kapatmak

bung up[v]

tıkamak,engellemek

bungalow[n]

bungalov

bungarus[n]

bungarus,kraits

bungee jumping[n]

bungee jumping

bunghole[n]

fıçı deliği,dolum boşluğu

bungle[n][v]

beceriksizlik,gaf • yüzüne gözüne bulaştırmak

bungled[adj]

beceriksizce yapılmış,kötü idare edilmiş

bungling[adj]

beceriksiz, hantal

bunk[n][v]

yemlik,ahır yalağı • tüymek,kaçmak

bunk bed[n]

ranza

bunk off[v]

okulu asmak,işten kaytarmak

bunk restriction[n]

ranza kısıtlaması,yatak kısıtlaması

bunk room[n]

ranza odası

bunk warrior[n]

ranza savaşçısı,yatak savaşçısı

bunker[n][v]

bir golf sahasında engel,bunker • bir golf topunu bankere vurmak,golf topunu bankere göndermek

bunker gear[n]

itfaiyeci kıyafeti

bunny[n]

tavşan (çocuk dilinde)

bunny hug[n]

bunny hug dansı

bunny rabbit[n]

tavşan,genç tavşan

bunny slope[n]

yeni başlayanlar için pist,hafif eğimli pist

bunny-boiler[n]

takıntılı derecede kıskanç bir kadın,duygusal olarak dengesiz bir kadın

bunraku[n]

Bunraku

bunraku puppet[n]

bunraku

buns[n]

kalça,popo

bunsen burner[n]

Bunsen brülörü

bunt[n][v]

hafif vuruş,bunt • vurmak,itmek

bunting[n]

emberiza

bunyip[n]

bunyip

buoy[n][v]

şamandıra • şamandıra ile işaretlemek,şamandıra koymak

buoy up[v]

neşelendirmek,umutlandırmak

buoyancy[n]

yüzebilirlik,hafiflik

buoyant[adj]

neşeli

burble[v]

gürüldemek,mırıldanmak

burden[n][v]

yük • yüklenmek

burden of proof[phrase]

kanıtlama zorunluluğu

burdensome[adj]

sıkıcı

burdock[n]

arctium

bureau[n]

büro

bureau de change[n]

döviz bürosu

bureaucracy[n]

bürokrasi

bureaucrat[n]

bürokrat,memur

bureaucratic[adj]

bürokratik,idari

bureaucratize[v]

bürokratikleştirmek

burgeon[v]

filizlenmek

burger[n]

hamburger

burgess[n]

İngiliz parlamentosu üyesi

burgher[n]

orta sınıfa mensup vatandaş

burglar[n]

ev soyan hırsız

LanGeek
Uygulamayı İndir