blue materialboat train
/ 44
blue materialboat train
blue material[n]

müstehcen komedi

blue monday[n]

mavi pazartesi,kasvetli pazartesi

blue pages[n]

devlet dairelerinin telefon numaralarının listesi

blue pilled[adj]

gerçeklerden habersiz,hâlâ matrisin içinde

blue racer[n]

mavi yılan

blue savoy[adj]

savory mavisi

blue sky[n]

mavi gökyüzü,gök mavisi

blue suit[n]

bir hava kuvvetleri mensubu,bir hava üssü personeli

blue tang[adj]

koyu azur mavisi

blue tit[n]

mavi baştankara

blue whale[n]

mavi balina

blue yonder[adj]

safir mavisi

blue-collar[adj]

mavi yakalı çalışanlara özgü

blue-eyed[adj]

mavi gözlü

blue-eyed boy[phrase]
blue-green[adj]

mavimsi yeşil

blue-law[n]

mavi yasa,Pazar yasası

blue-plate special[n]

özel menü

blue-tongued skink[n]

mavi dil kertenkelesi

blue-violet[adj]

maviye çalan mor

blueberry[n]

yaban mersini

blueberry pie[n]

yabanmersinli turta

blueberry soup[n]

yaban mersini çorbası

bluebird[n]

mavi kuş

bluebonnet[n][adj]

düz tepeli, bir yanında tüy bulunan kenarsız koyu mavi İskoç şapkası,bir tarafında tüy bulunan düz kenarlı koyu mavi İskoç başlığı • morumsu parlak mavi

bluefaced leicester[n]

Mavi Yüzlü Leicester koyunu

bluefin[n]

orkinos,thunnus thynnus

bluefin tuna[n]

mavi yüzgeçli orkinos,ton balığı

bluefish[n]

lüfer

bluegrass[n]

bluegrass

blueliner[n]

defans oyuncusu,mavi çizgi oyuncusu

blueprint[n][v]

plan • planını çizmek,planını hazırlamak

blueprint paper[n]

mavi baskı kağıdı,plan kağıdı

blues[n]

hüzün

blues rock[n]

blues rock

blueshift[n]

maviye kayma,maviye doğru kayma

bluestone[n]

mavi taş,mavimsi gri kumtaşı

bluethroat[n]

gökgerdan

bluetooth[n]

Bluetooth

bluff[n][v][adj]

uçurum,yamaç • blöf yapmak • sarp,dik

bluff way[phrase]

blöf yapmak

bluffly[adv]

açık sözlülükle,kaba bir şekilde

bluggy[adv]

lanet olasıca,gerçekten

bluish[adj]

mavimsi

bluish green[n][adj]

mavimsi yeşil,yeşilimsi mavi • mavimsi yeşil,yeşilimsi mavi

bluish-violet[adj]

mavimsi mor,morumsu mavi

blunder[n][v]

hata,pot kırması • gaf yapmak

blunderbuss[n]

alay bozan tüfeği

blunt[adj][v][n]

açık sözlü,doğrudan • körletmek,yumuşatmak • blunt,kalın esrar sigarası

blunted[adj]

körelmiş,hissizleşmiş

bluntly[adv]

açıkça,doğrudan

blur[n][v]

bulanıklık,flu görüntü • bulanıklaştırmak,netliğini bozmak

blurb[n]

kısa tanıtım açıklaması,çekici özet

blurred[adj]

bulanık,flu

blurred vision[n]

bulanık görüş,puslu görme

blurry[adj]

bulanık,flu

blurt[v]

ağzından kaçırmak

blurt out[v]

pat diye söylemek,düşünmeden söylemek

blush[v][n][adj]

yüzü kızarmak • yüz kızarması • hafif pembe

blush brush[n]

allık fırçası

blush wine[n]

pembe şarap,roze şarap

blusher[n]

allık

blushful[adj]

allıklı,allık renginde

blushing[adj]

kızaran,utanmış

bluster[n][v]

gürültü,kargaşa • övünmek,böbürlenmek

blusterer[n]

yaygaracı,övüngen

blustering[adj]

gösterişçi,yaygaracı

blustery[adj]

fırtınalı,rüzgarlı

blythe doll[n]

Blythe bebek

bmp[n]

BMP

bmx bike[n]

BMX bisikleti,BMX bisiklet

bmx biking[n]

BMX bisikleti,BMX sürüşü

bo[n]

bir bō,geleneksel Japon uzun sopası

boa[n]

boa

boa constrictor[n]

konstriktor boğa

boar[n]

yaban domuzu

board[n][v]

sınıf tahtası • binmek

board book[n]

karton kitap

board game[n]

masa oyunu

board pen[n]

tahta kalemi,silinebilir kalem

board rubber[n]

tahta silgisi,kara tahta silgisi

board up[v]

tahta levhalarla kaplamak

boarder[n]

kiracı

boardhead[n]

sörf tutkunu,tahta bağımlısı

boarding[n]

biniş

boarding card[n]
boarding house[n]

pansiyon

boarding pass[n]

yolcu biniş kartı

boarding school[n]

yatılı okul

boardroom[n]

toplantı odası

boardwalk[n]
boast[v][n]

caka satmak • övünme

boastful[adj]

sürekli böbürlenen

boastfully[adv]

övünerek,böbürlenerek

boastfulness[n]

kendini beğenmişlik

boat[n][v]

tekne • tekne gezintisi yapmak,botla gezmek

boat house[n]

tekne evi,kayıkhane

boat paddle[n]

kürek,kısa kürek

boat race[n]

tekne yarışı,regatta

boat train[n]

gemi treni

LanGeek
Uygulamayı İndir