blind dateblood vessel
/ 44
blind dateblood vessel
blind date[n]

görücü usulü buluşma

blind drunk[adj]

sarhoş

blind faith[n]
blind leading the blind[phrase]

körün köre yol göstermesi

blind man's bluff[n]

körebe oyunu

blind snake[n]

kör yılan

blind soccer[n]

körler futbolu,sesli futbol

blind spot[n]

kör nokta,ölü açı

blind test[n]

gözü kapalı sınama

blind with science[phrase]

teknik laflarla kafasını karıştırmak

blindfold[n][v][adj]

göz bağı,göz bandı • gözlerini bağlamak,gözlerini kapamak • gözleri bağlı,bağlı

blindfold chess[n]

körleme satranç

blinding[adj]

kör edici,göz kamaştırıcı

blindingly[adv]

kör edici bir şekilde,göz kamaştırıcı bir şekilde

blindly[adv]

körlemesine,körü körüne

blindness[n]

körlük

blindside[v]

kör noktadan saldırmak,yanından vurmak

bling[n]

incik boncuk

bling bling[n]

bling bling,gösterişli takı

blini[n]

bilini

blink[v][n]

göz kırpmak • göz kırpma,göz kırpış

blink-and-you-miss-it[phrase]
blinker[n][v]

yanıp sönen ışık,flaşör • at gözlüğü takmak,atın gözüne gözlük takmak

blinkered[adj]

dar görüşlü

blinking[n][adj]
blintz[n]

rus krep

blintze[n]

blintze,içi katlanmış ve kızartılmış veya fırınlanmış ince krep

bliss[n]

mutluluk,saadet

bliss out[v]

belirli bir neden olmadan çok mutlu ve rahat hissetmek,görünürde bir sebep olmadan mutluluk halinde olmak

blissed up[adj]

mutluluktan uçmuş,kafası güzel

blissful[adj]

mutlu,huzurlu

blissfully[adv]

mutlulukla,huzur içinde

blissfulness[n]

mutluluk,saadet

blister[v][n]

kabarcıklanmak,su toplamak • kabarcık

blister beetle[n]

kabarcık kınkanat böceği

blistering[adj][n]

kavurucu,yakıcı • vezikasyon,vezikan uygulaması

blithe[adj]

kaygısız

blithely[adv]

neşeyle,kaygısızca

blithering idiot[n]

tam bir aptal,şaşkın aptal

blithesome[adj]

neşeli

blitz[n][v]

yıldırım saldırısı,blitz • hava bombardımanı yapmak

blitz chess[n]

yıldırım satranç

blitzed[adj]

kafayı bulmuş,sersemlemiş

blizzard[n]

tipi

blizzard blue[adj]

kar fırtınası mavisi,buzul mavisi

bloat[n][v]

rumen şişkinliği,işkembe şişkinliği • şişmek,şişkinlik yapmak

bloated[adj]

şişkin,şişmiş

bloatware[n]

istenmeyen önceden yüklenmiş yazılım,gereksiz önceden yüklenmiş yazılım

bloc[n]

blok,ittifak

block[n][v]

kütük • bloke etmek

block domino game[n]

block domino

block graph[n]

blok grafiği

block in[v]

bloke etmek,hapsetmek

block off[v]

engellemek,kapatmak

block out[v]

engellemek,durdurmak

block plane[n]

makta (baş ağaç) rendesi

block up[v]

tıkamak,engellemek

blockade[n][v]

kuşatma • abluka uygulamak,kuşatma altına almak

blockage[n]

tıkanıklık,engel

blockbuster[n]

büyük başarı

blockbusting[adj]

gişe rekorları kıran

blockchain[n]

blok zinciri,blockchain

blocked[adj]

engelli,trafiğe kapalı

blocked-up nose[n]

tıkanık burun

blocker[n]

bloker,inhibitör

blockhead[n]

ahmak,budala

blocking[n]

engelleme,bloke etme

blog[n][v]

blog • blog yazmak

blog post[n]

blog yazısı

blogger[n]

blog yazarı

blogging[n]

blog yazma

blogosphere[n]

blogosfer

blogroll[n]

blogroll

bloke[n]

adam,herif

blokus[n]

blokus

blond[adj][n]

sarışın • beyaza yakın açık grimsi sarı

blonde[n][adj]

sarışın • sarışın

blood[n][v]

kan • kanla sıvamak,kan bulaştırmak

blood brother[n]

kan kardeşi,öz kardeş

blood clot[n]

kan pıhtısı

blood differential test[n]

kan diferansiyel testi,kan farklılaşma testi

blood doping[n]

kan artırma

blood glucose[n]

kan şekeri

blood money[n]

kan parası,kan bedeli

blood on hands[phrase]

elleri kana bulanmış olmak

blood on the carpet[phrase]

sert iç çatışma

blood orange[n]

kan portakalı

blood pressure[n]

tansiyon

blood pressure gauge[n]

tansiyon aleti

blood pudding[n]

kan sosisi,kara sosis

blood red[adj]

kan kırmızısı

blood sausage[n]

kan sosisi

blood smear[n]

kan yayması,kan smearı

blood sugar[n]

kan şekeri

blood sweat and tears[phrase]

emek ve fedakârlık

blood test[n]

kan testi

blood transfusion[n]

kan nakli

blood type[n]

kan grubu

blood urea nitrogen[n]

kan üre nitrojeni

blood vessel[n]

kan damarı

LanGeek
Uygulamayı İndir