barredbastard
/ 44
barredbastard
barred[adj]
barrel[n][v]

namlu,boru • fıçılamak,fıçılara koymak

barrel back sofa[n]

varil koltuk

barrel chair[n]

varil koltuğu

barrel organ[n]

laterna

barrel racing[n]

varil yarışı,barrel yarışı

barrel vault[n]

beşik tonoz

barren[n][adj]

katır sürüsü • kıraç

barrenness[n]

kısırlık

barrette[n]

saç tokası

barricade[n][v]

barikat • barikat kurmak,engellemek

barrier[n]

bariyer

barrier method[n]

bariyer yöntemi,engelleyici doğum kontrol yöntemi

barrier reef[n]

bariyer resifi,mercan seti

barrier tape[n]

bariyer şeridi

barrister[n]

avukat

barrister bookcase[n]

bölme kitaplık

barroom[n]

bar,bar odası

barrow[n]

el arabası,tekerlekli araba

bartender[n]

bar görevlisi

barter[n][v]

takas,mübadele • değiş tokuş etmek

barterer[n]

takasçı

bartizan[n]

çıkma kule

barwoman[n]

bayan barmen

bas-relief[n]

alçak kabartma

basal[adj]
basal cell carcinoma[n]

bazal hücreli cilt kanseri

basal ganglion[n]

bazal ganglion

basalt[n]

bazalt

bascule bridge[n]

açılır kapanır köprü,baskül köprü

base[v][adj][n]

dayandırmak,temellendirmek • temel,ana • ana karargah

base cabinet[n]

taban dolabı

base coat[n]

baz kat

base hit[n]

baz vuruşu,güvenli vuruş

base jump[n]

paraşütle atlama

base jumping[n]

BASE atlama,sabit bir yapıdan paraşütle atlama

base layer[n]

temel katman,ilk katman

base on[v]

dayanmak

baseball[n]

beysbol

baseball bat[n]

beyzbol sopası,beyzbol değneği

baseball cap[n]

beysbol kasketi

baseball field[n]

beyzbol sahası,beyzbol alanı

baseball game[n]

beysbol oyunu

baseball glove[n]

beyzbol eldiveni,beyzbol sopa eldiveni

baseball mitt[n]

beyzbol eldiveni,beyzbol sopa eldiveni

baseball player[n]

beyzbol oyuncusu,beyzbolcu

baseball robot[n]

beyzbol robotu,beyzbol için robot

baseball5[n]

Baseball5,lastik bir top ve çıplak ellerle oynanan hızlı tempolu, kentsel bir beyzbol versiyonu

baseboard[n]

sıvadibi

based[adj]

tabanlı,temelli

baseless[adj]

temelsiz,asılsız

baseline[n]

referans,başlangıç noktası

basely[adv]

alçakça,aşağılık bir şekilde

basement[n]

bodrum katı

bash[n][v]

şiddetli darbe,enerjik vuruş • vurmak,çarpmak

bash about[v]

parçalamak,hasar vermek

bashful[adj]

utangaç

bashful beethoven[n]

Utangaç Beethoven,Çekingen Beethoven

bashfully[adv]

utangaçça, mahcup bir şekilde

basic[n][adj]

BASIC,BASIC Dili • temel

basic metabolic panel[n]

temel metabolik panel,basit metabolik panel

basically[adv]

aslında

basics[n]
basil[n]

fesleğen

basilar artery[n]

baziler arter

basilic vein[n]

bazilik ven

basilica[n]

bazilika

basilisk[n]

basilisk,İsa kertenkelesi

basin[n]

banyo lavabosu

basis[n]

temel,esas

bask[v]

zevk almak

basket[n]

sepet

basket case[n]

her zaman stresli kişi

basket chair[n]

hasır sandalye

basketball[n]

basketbol

basketball court[n]

basketbol sahası

basketball game[n]

basketbol maçı,basketbol oyunu

basketball hoop[n]

basketbol potası,basketbol çemberi

basketball player[n]

basketbol oyuncusu,basketbolcu

basketry[n]

hasır işi

basophil[n]

bazofil polimorf

basque[n]

Baskça

bass[n][adj]

bas • kalın ses

bass bar[n]

basbar

bass clef[n]

fa anahtarı,bas anahtarı

bass drum[n]

bas davulu

bass fiddle[n]

kontrbas,bas keman

bass guitar[n]

bas gitar

bass guitarist[n]

bas gitarist,bas gitar çalan müzisyen

bass trap[n]

bass tuzağı

bass viol[n]

bas viyol,viyolonsel aralığındaki bas viyol

basse danse[n]

basse dansı

basse-taille[n]

basse-taille tekniği

basset[n][v]

Base köpeği • yüzeye çıkmak, ortaya çıkmak

basset hound[n]

basset hound,kısa bacaklı ve uzun kulaklı tüysüz tazı

bassinet[n]

beşik

bassist[n]

basgitarist

bassoon[n]

fagot

bassoonist[n]

fagot çalan müzisyen

bastard[n][adj]

piç,orospu çocuğu • sahte,dolandırıcı

LanGeek
Uygulamayı İndir