bushwhackbutthead
/ 44
bushwhackbutthead
bushwhack[v]
bushy[adj]

gür

busiate[n]

busiate

business[n]

ticaret

business and technology education council[n]

İş ve Teknoloji Eğitim Konseyi,Birleşik Krallık'ta mesleki nitelikler sağlayan, çeşitli konularda bir dizi kurs ve sertifika sunan kuruluş

business as usual[phrase]

her şey eskisi gibi

business card[n]

kartvizit

business class[n]

ticari sınıf (uçak)

business cycle[n]

iş döngüsü,ekonomik döngü

business day[n]
business deal[n]

iş anlaşması

business directory[n]

iş rehberi

business district[n]

iş merkezi

business game[n]

ticaret oyunu

business is business[phrase]
business journalism[n]

iş gazeteciliği

business line[n]

iş kolu

business people[n]

iş insanları

business plan[n]

iş planı

business route[n]

ticaret yolu,iş güzergahı

business school[n]

işletme okulu,ticaret okulu

business studies[n]

işletme çalışmaları,iş idaresi

business suit[n]

takım elbise

business traveler[n]

iş gezgini

businesslike[adj]

profesyonel,etkili

businessman[n]

işadamı

businessperson[n]

iş adamı

businesswoman[n]

iş kadını

busk[v]

sokakta müzik yapmak

busker[n]

sokak çalgıcısı

buskin[n]

dize kadar uzanan çizme,yarım baldır çizmesi

busking[n]

sokak şarkıcılığı

busman[n]

otobüs şoförü,otobüs sürücüsü

busman's holiday[n]

iş gibi tatil

buss[n][v]

öpücük,öpücükçük • kısa ve sevecen bir şekilde öpmek,hızlı ve şefkatli bir öpücük vermek

bussin'[adj]

harika,mükemmel

bust[v][n][adj]

mahvetmek • çılgın eğlence,aşırı yeme içme partisi • parasız

bust a cap[phrase]

ateş etmek

bust a gut[phrase]

canını dişine takmak

bust a load[phrase]
bust a move[phrase]

hemen tüymek

bust ass[phrase]

canını dişine takmak

bust card[n]

toplam puanı aşan yüksek kart

bust off[v]

ateş etmeye başlamak,ateş açmak

bust-up[n]

kavga,tartışma

bustard[n]

toy

busted[adj]

bozuk,arızalı

bustier[n]

büstiyer

bustle[v][n]

telaş etmek • tarlatan

bustling[adj]

hareketli

busty[adj]

iri göğüslü

busy[adj][v]

meşgul • meşgul olmak,uğraşmak

busy as a beaver[phrase]

arı gibi çalışkan

busy as a bee[phrase]

çok meşgul

busybody[n]

işgüzar

but[adv][conj][prep]

sadece • ama • hariç

butch[n][adj]

fırça kesim,kısa kesim • erkek fatma

butcher[v][n]

kesmek (hayvan) • kasap

butcher shop[n]

kasap dükkanı,kasap

butcher's[n]

kasap

butcherly[adj]

kasapça,vahşice

buteo buteo[n]

şahin,bayağı şahin

butler[n]

kahya,baş uşak

butoh[n]

butoh dansı

butt[v][n]

bitişik olmak,sınır paylaşmak • sapın kalın ucu,kabzanın kalın ucu

butt farter[n]

popo osuruğu,osurukçu

butt fuck[n]

sodomi,anal ilişki

butt in[v]

sözünü kesmek,konuşmaya dahil olmak

butt knuckler[n]

aptal,ahmak

butt munch[n]

aptal,geri zekalı

butt nugget[n]

serseri,zıpçıktı

butt of the joke[phrase]

alay konusu

butt sniffer[n]

yağcı,dalkavuk

butt tickler[n]

yalaka,dalkavuk

butt-lord[n]

kıç lordu,kalça tiranı

butt-ugly[adj]

çirkin,berbat görünümlü

butt-wipe[n]

bir hiç,bir değersiz kişi

buttass[n]

aptal,salak

butte[n]

tanıktepe

butter[n][v]

tereyağı • tereyağı sürmek

butter cake[n]

tereyağlı kek

butter chicken[n]

tereyağlı tavuk

butter churn[n]

yayık,tereyağı yayığı

butter dish[n]

tereyağı tabağı

butter knife[n]

tereyağı bıçağı

butter up[v]

yağ çekmek,pohpohlamak

butterball[n]

topaç,tombik

buttercup[n]

düğün çiçeği

butterfat[n]

sütten elde edilen yağ

butterfingers[n]

sakar kimse

butterfly[n][v]

kelebek • flört etmek, kur yapmak

butterfly jump[n]

kelebek atlayışı,kelebek zıplaması

butterfly roof[n]

kelebek çatı

butterhead[n]

kuş beyinli,boş kafalı

buttermilk[n]

yayık ayranı

butternut[n]

beyaz ceviz

butternut squash[n]

bal kabağı

butterscotch[n][adj]

tereyağlı akide şekeri • sarımsı kahverengi

buttery[n][adj]

şarap mahzeni,kiler • tereyağlı

butthead[n]

salak,aptal

LanGeek
Uygulamayı İndir