beyond the palebig ones
/ 44
beyond the palebig ones
beyond the pale[phrase]

kabul edilemez

beyond the scope of[phrase]
beyond the veil[phrase]

öteki dünyada

beyond wildest dreams[phrase]

hayallerin ötesinde

bezique[n]

bezik

bf[n]

erkek arkadaş

bfn[n]

şimdilik elveda

bhagwan[n]

Bhagwan,Bhagwan

bhaji[n]

bhaji

bhangra[n]

bhangra

bharatanatyam[n]

Bharatanatyam dansı

bhelpuri[n]

bhelpuri

bhojpuri[n]

Bhojpuri,Bhojpuri dili

bi-fold door[n]

katlanan kapı

biagonal[n]

biagonal,biagonal

bialy[n]

bialy

bialystoker[n]

düz kabuklu soğanlı rulo,çıtır tabanlı soğanlı ekmek

biannual[adj]

yılda iki defa

biannually[adv]

iki yılda bir,her iki yılda bir kez

bias[n][v][adj]

ön yargı • polarize etmek,önyargılı hale getirmek • çapraz,diyagonal

biased[adj]

önyargılı

biathlon[n]

biatlon

bib[n][v]

mama önlüğü • yudumlamak,küçük yudumlarla içmek

bibimbap[n]

bibimbap

bible[n]

incil

bible banger[n]

dini fanatik,ateşli vaiz

bible basher[n]

dini fanatik,saldırgan vaiz

bible beater[n]

dindar fanatik,ateşli vaiz

bible pounder[n]

fanatik vaiz,ateşli Hristiyan

bible puncher[n]

İncil vurucusu,Aşırı dindar Hristiyan

bible thumper[n]

dini fanatik,ateşli evangelist

biblical[adj]

İncile ait

bibliography[n]

bibliyografya

bibliomania[n]

bibliyomani

bibliophile[n]

kitapsever

bibliothec[n]

kütüphaneci

bibos gaurus[n]

Doğu Hindistan'ın dağlık bölgelerinin yaban öküzü,yabani gaur

bibulous[adj]

içki tüketimine dair

bicameral[adj]

iki meclisli

bicarbonate[n]

bikarbonat,hidrojenkarbonat

bicarbonate of soda[n]

sodyum bikarbonat

bicentenary[n][adj]

200 yıl sonra olan gün veya yıl • iki yüz yıllık

bicentennial[n][adj]

iki yüzüncü yıl dönümü • iki yüz yıllık,iki asırlık

biceps[n]

pazu

bicker[v][n]

küçük şeyler hakkında tartışmak • tartışma,çekişme

bickering[n]

ağız dalaşı

bicon[n]

biseleb,biselebrit

bicuspid[n][adj]

küçük azıdişi • iki uçlu,iki sivri uçlu

bicycle[n][v]

bisiklet • bisiklete binmek

bicycle boulevard[n]

bisiklet bulvarı,bisiklet öncelikli yol

bicycle lane[n]

bisiklet şeridi,bisiklet yolu

bicycle motocross[n]

dağ bisikleti sürme

bicycle race[n]

bisiklet yarışı

bicycle rack[n]

bisiklet park yeri,bisiklet askısı

bicycle seat[n]

bisiklet selesi,bisiklet koltuğu

bicycle wheel[n]

bisiklet tekerleği,bisiklet jantı

bid[v][n]

fiyat vermek • çaba

bid whist[n]

bid whist kart oyunu

bidding[n]

emir,talimat

biddy[n]

civciv,yavru kuş

bide[v]

kalmak

bide time[phrase]

doğru zamanı kollamak

bidet[n]

bide

bidialectal[n]

iki lehçeli

biedermeier[adj][n]

biedermeier,biedermeier tarzı • biedermeier tarzı

biellmann spin[n]

Biellmann dönüşü,Biellmann spin hareketi

biennial[n][adj]

iki yıl yaşayan bitki • iki yıllık

bier[n]

tabut sehpası

biere de garde[n]

bière de garde

bierock[n]

bierock

bifolium[n]

iki yapraklı

bifurcate[v][adj]

iki kola ayırmak • çatallı,iki dala ayrılmış

bifurcated[adj]

ikiye ayrılmış,çatallanmış

big[adj][adv][n]

büyük • övünerek,kibirli bir şekilde • pivot,dev

big apple[n]

Big Apple dansı

big band[n]

büyük grup

big bang[n]

büyük patlama

big ben[n]

Big Ben,Westminster Sarayı'nın büyük saati

big berta[n]

Büyük Berta,Koca Berta

big blind[n]

iki kör bahisten daha yüksek olanı

big brain[adj]

büyük beyin,süper zeki

big break[n]

büyük fırsat,şans dönüm noktası

big brother[n]

büyük erkek kardeş,ağabey

big cat[n]

büyük kedi

big cheese[n]

önemli biri

big deal[n]

önemli bir mesele

big dipper[n]

büyük kepçe,lunapark treni

big enchilada[n]

en büyük isim

big fat zero[n]

bir sıfırın sıfırı,kocaman bir sıfır

big fish[n][phrase]

büyük isim • küçük gölde büyük balık

big gun[n]

güçlü isim

big league[n]

büyük lig,ana lig

big mad[phrase]
big mama[n]

bebeğim

big man on campus[phrase]

okulun popüler çocuğu

big moment[n]

önemli an,büyük an

big mouth[n]

ağzı gevşek

big name[n]

tanınmış isim

big noise[n]

tanınan kişi

big ones[n]

büyük paralar,büyük banknotlar

LanGeek
Uygulamayı İndir