beat brains outbedpost
/ 44
beat brains outbedpost
beat brains out[phrase]

kafa patlatmak

beat cop[n]

devriye polisi,mahalle polisi

beat down[v]

şiddetle vurmak,çekiçle dövmek

beat down on[v]

üzerine şiddetle vurmak,kavurmak

beat generation[n]

beat kuşağı

beat head against a wall[phrase]

boşuna uğraşmak

beat off[v]

önemli veya üretken bir şey yapmadan zaman geçirmek,zaman öldürmek

beat out[v]

yenmek,geçmek

beat swords into ploughshares[phrase]
beat swords into plowshares[phrase]

savaşı bırakıp barışa yönelmek

beat the clock[phrase]

vaktinde yetiştirmek

beat the heat[phrase]

sıcakta serin kalmak

beat the pants off[phrase]

fark atarak yenmek

beat the system[phrase]
beat to[phrase]
beat to a pulp[phrase]

birini öldüresiye dövmek

beat to the draw[phrase]

birinden önce davranmak

beat to the punch[phrase]

önce davranmak

beat up[v]

hırpalamak

beat up on[v]

haksızca ve sertçe eleştirmek,yıpratmak

beat-up[adj]

hırpalanmış,eskimiş

beatbox[n]

beatbox

beatboxing[n]

beatbox

beaten[adj]
beaten-up[adj]

hırpalanmış,eskimiş

beater[n]

çırpıcı,döğücü

beatific[adj]

mutlu eden

beatification[n]
beatify[v]

kutsamak

beatitude[n]

sonsuz mutluluk

beatles[n]

Beatles,Beatles grubu

beau[n]

sevgili

beaufort scale[n]

Beaufort ölçeği,Beaufort skalası

beaujolais[n]

beaujolais

beaut[n][adj]

hoş insan • muhteşem,harika

beauteous[adj]

güzel

beauteousness[n]

güzellik,çekicilik

beautician[n]

güzellik uzmanı

beautiful[adj]

güzel

beautifully[adv]

güzelce

beautify[v]

güzelleştirmek

beauty[n][adj]

güzellik • mükemmel,harika

beauty blogger[n]

güzellik bloggeri

beauty consultant[n]

güzellik danışmanı,güzellik uzmanı

beauty dish[n]

portre tası

beauty instructor[n]

güzellik eğitmeni,güzellik öğretmeni

beauty parlor[n]

güzellik salonu

beauty salon[n]

güzellik salonu

beauty school[n]

güzellik okulu

beauty shop[n]

güzellik mağazası,kozmetik mağazası

beauty sleep[n]

güzellik uykusu

beautyblender[n]

makyaj süngeri

beaver[n][v]

kunduz • bir şey üzerinde çok çalışmak,bir şey için çok emek harcamak

beaver away[v]

kunduz gibi çalışmak,durmadan çalışmak

bebop[n][v]

bebop • bebop yapmak

becalm[v]

sakinleştirmek

because[conj]

çünkü

because of[prep]

-den dolayı

bechamel[n]

beşamel

bechamel sauce[n]

beşamel sos

becker muscular dystrophy[n]

becker musküler distrofi

becket[n]
beckon[v]

işaret etmek,el işaretiyle çağırmak

becky[n]

Bir Becky,Basit bir beyaz kadın

become[v]

olmak

become friends with[phrase]
become of[v]

ne olacak,başına ne gelecek

becoming[adj]

şik

bed[n][v]

yatak • yatırmak,yataga yatırmak

bed and breakfast[phrase]

pansiyon

bed clothing[n]

yatak örtüsü,yatak kılıfı

bed control[n]

yatak kontrolü,otomatik yatak yönetimi

bed cover[n]

yatak örtüsü,yatak kılıfı

bed covering[n]

yatak örtüsü,yatak kılıfı

bed frame[n]

yatak çerçevesi,karyola

bed linen[n]

yatak çarşafı,yatak örtüsü

bed molding[n]

çıkıntının altındaki silme

bed of flowers[n]

çiçek tarhı,çiçek yatağı

bed of roses[phrase]
bed rot[n]

yatak tembelliği,yatakta tembellik

bed sheet[n]

yatak çarşafı

bed table[n]

yatak masası,ayarlanabilir yatak masası

bed-and-breakfast[n]

yatak ve kahvaltı,kahvaltılı konaklama

bedaub[v]

kirletmek

bedbug[n]

tahta kurusu

bedchamber[n]

yatak odası,yatakhane

bedclothes[n]

yatak örtüleri,yatak kılıfları

bedcover[n]

yatak örtüsü,yatak kılıfı

bedding[n]
bedeck[v]

bezemek

bedevil[v]

çileden çıkartmak

bedfordshire clanger[n]

Bedfordshire clanger turtası

bedframe[n]

yatak çerçevesi,yatak iskeleti

bedhead[n]

dolaşık ve bozulmuş saç

bedizen[v]

gösterişli bir şekilde süslemek,abartılı giydirmek

bedlam[n]

akıl hastanesi

bedoiun[adj]

bedevi

bedouin[n]

Bedeviler

bedpan[n]

yatak lâzımlığı

bedpost[n]

yatak direği

LanGeek
Uygulamayı İndir