bastardizationbay leaf
/ 44
bastardizationbay leaf
bastardization[n]

yozlaştırma

bastardly[adj]

değersiz,aşağılık

baste[v][n]

yağlamak • teyel dikişi,teyel

baster[n]

sos pompası

bastille day[n]

Bastille Günü

bastion[n]

kale,siper

basuto[n]

Basotholar tarafından konuşulan Sotho lehçesi; Lesotho'nun resmi dillerinden biri,Basotho lehçesi olan Basuto; Lesotho'nun resmi dili

bat[n][v]

yarasa • vurmak,dövmek

bat a thousand[phrase]

her işinde başarılı olmak

bat an eyelid[phrase]

hiç tepki göstermemek

bat around[v]

bir plan veya fikri ele almanın farklı yollarını tartışmak,bir plan veya fikir hakkında fikir alışverişi yapmak

bat boy[n]

sopa çocuğu,sopa asistanı

bat on a sticky wicket[phrase]

çok zor bir durumda olmak

bat-eared fox[n]

iri kulaklı tilki

batch[n][v]

fırın,parti • gruplandırmak,toplu işlemek

batch loaf[n]

hamur topu somunu

bate[v]
bateleur[n]

ikizgöz kartalı

bath[n][v]

banyo • yıkamak,banyo yaptırmak

bath bomb[n]

banyo bombası

bath mat[n]

banyo paspası

bath oil[n]

banyo yağı

bath pillow[n]

banyo yastığı

bath powder[n]

vücut pudrası

bath salts[n]

banyo tuzu

bath sponge[n]

banyo süngeri

bath towel[n]

banyo havlusu

bathe[v][n]

banyo yapmak • yüzme,eğlence için yüzme

bather[n]
bathhouse[n]
bathing cap[n]

yüzme bonesi,yüzme şapkası

bathing suit[n]

mayo

bathing trunks[n]

mayo,plaj şortu

bathing tub[n]

küvet,banyo teknesi

bathos[n]

sıradanlık

bathrobe[n]

bornoz

bathroom[n]

banyo

bathroom queen[n]

tuvalet kraliçesi,umumi tuvalet prensesi

bathtub[n]

küvet

bathypelagic[adj]

okyanus bölgesinin derin katmanıyla ilgili, yüzeyin yaklaşık 1000 metre altından 4000 metre altına kadar uzanan,batipelajik

batik[n][v]

batik,batik tekniği ile boyanmış kumaş • balmumu ile boyamak,mumla renklendirmek

baton[n]

sopa,jop

bats in the belfry[phrase]

bir tahtası eksik

batshit[adj][n]

tamamen çılgınlık,akıl almaz saçmalık • yarasa gübresi,yarasa dışkısı

batsman[n]

vurucu,sopa oyuncusu

batswoman[n]

kadın kriket oyuncusu,kriket sopacısı

battalion[n]

tabur

batten[n][v]

tiriz • sağlamlaştırmak

batten down the hatches[phrase]

zorluğa karşı hazırlık yapmak

battenburg[n]

Battenberg kek

batter[v][n]

vurmak,dövmek • vurucu (beyzbol)

batter up[v]

dövmek,hırpalamak

battercake[n]

gözleme,pankek

battered[adj]

yıpranmış,hasarlı

batterie[n]

balede havada ayak vuruşu

battering ram[n]

koçbaşı,hücum koçu

battery[n]

akü

battery charger[n]

akü şarj aleti

battery life[n]

pil ömrü

battery-farming[n]

pil üretimi,yoğun hayvancılık

battery-powered[adj]

pille çalışan

batting[n]
batting average[n]

vuruş ortalaması,beyzbol vuruş ortalaması

batting glove[n]

vuruş eldiveni,beyzbol eldiveni

batting helmet[n]

vurucu kaskı,sopa kaskı

batting pad[n]

vurucu dizliği,beyzbol bacak koruyucusu

batting tee[n]

vuruş sehpası,beyzbol sopası sehpası

battle[n][v]

muharebe • mücadele etmek

battle cry[n]
battle fatigue[n]

savaş sonrası nevroz

battle line[n]

savaş hattı,muharebe cephesi

battle of wills[phrase]

inatlaşma

battle out[v]

mücadele etmek,yarışmak

battlecruiser[n]

meyhane,bar

battlefield[n]

savaş meydanı

battlefront[n]

savaş cephesi,ön cephe

battleground[n]

savaş alanı,muharebe sahası

battlement[n]

mazgallı siper

battlemented[adj]
battler[n]

savaşçı,dövüşçü

battleship[n]

zırhlı savaş gemisi,muharebe gemisi

battleship gray[adj]

bir gri tonu

batty[adj]

çatlak,kaçık

batty man[n]

ibne,top

bauble[n]

ucuz mücevher

bauhaus[n]

bauhaus

bavaria[n]

Bavyera,bira ünlü güney Almanya'da bir eyalet; bir otomobil fabrikasının yeri

bavarian[n][adj]
bavarian cream[n]

bavyera kreması

bavette[n]

bavette

bawbag[n]

skrotum,torbalar

bawdily[adv]

müstehcen bir şekilde,kaba bir dille

bawdy[adj][n]

açık saçık • müstehcen şaka,açık saçık söz

bawl[v]

bas bas bağırmak

bawl out[v]

azarlamak,paylamak

bawtboy[n]

ibne,yumuşak

bay[n][v][adj]

küçük körfez • ulumak,havlamak • doru

bay cat[n]

borneo altın kedisi

bay for blood[phrase]

öfkeyle ceza istemek

bay leaf[n]

defne yaprağı

LanGeek
Uygulamayı İndir