big picturebinge
/ 44
big picturebinge
big picture[phrase]

büyük resim

big screen[n]

büyük ekran

big shot[n]

önemli biri

big spender[n]

çok para harcayan

big spoon[n]

büyük kaşık,büyük kaşık (kişi)

big star[n]

büyük yıldız,star

big time[n][adv]

en üst seviye • büyük ölçüde,ciddi anlamda

big toe[n]

baş parmak

big two[n]

big two (kart oyunu)

big up[v]

övmek,yüceltmek

big wave surfing[n]

büyük dalga sörfü,dev dalga sörfü

big wheel[n]

nüfuzlu kişi

big-boned[adj]

iri kemikli

big-budget[adj]

büyük bütçeli

big-headed[adj]

burnu havada

big-league[adj]

önemli

big-mouth[n]

geveze,boşboğaz

bigamist[n]

bigamist,iki eşlilik yapan kişi

bigamous[adj]

bigam,bigamik

bigamy[n]

iki eşlilik

bigender[adj]

bigender,iki cinsiyetle ilgili

bighearted[adj]

cömert,şefkatli

bighorn[n]

büyük boynuzlu koyun

bight[n][v]

halka,gevşek bir ipin orta kısmı • bir halka ile bağlamak,bir halka ile sabitlemek

bigoli[n]

bigoli

bigorexia[n]

bigoreksiya

bigos[n]

bigos

bigot[n]

bağnaz

bigoted[adj]

bağnaz

bigotry[n]

bağnazlık

bijou[n][adj]

mücevher • küçük ama mükemmel

bike[n][v]

bisiklet • bisiklet sürmek

bike lane[n]

bisiklet şeridi,bisiklet yolu

bike path[n]

bisiklet yolu,bisiklet şeridi

bike race[n]

bisiklet yarışı

bike throw[n]

bisiklet fırlatma,bisiklet uzatma

biker[n]

motosikletçi,bisikletçi

bikeway[n]

bisiklet yolu,bisiklet şeridi

bikini[n]

bikini

bikini line[n]

bikini hattı,bikini bölgesi

bikini pants[n]

bikini külot

bilateral[adj]

iki yanlı

bilberry[n]

Avrupa yaban mersini

bilby[n]

keseli tavşan

bildungsroman[n]

gelişim romanı

bile[n]

safra

bile duct[n]

safra yolu

bilevel car[n]

iki katlı vagon,çift katlı tren arabası

bilge[n][v]

sintine • sintine su almak,dip kısmından su almak

bilge pump[n]

sintine pompası,sintine suyu pompası

bilharzia[n]

şistozomiyaz

biliary colic[n]

safra kesesi koliği

bilibo[n]

bilibo

bilingual[adj][n]

iki dilli • iki dil bilen

bilingual pun[n]

kelime oyunu

bilingualism[n]

iki dillilik

bilingualist[n]

iki dilli,iki dil bilen kişi

bilingually[adv]

iki dilli bir şekilde

bilious[adj]

safralı,ödemsi

biliteracy[n]

iki dilli okuryazarlık,iki dilde de yetkin bir şekilde okuma ve yazma becerisi

bilk[v]

dolandırmak,kandırmak

bill[n][v]

kanun tasarısı • fatura etmek,hesap göndermek

bill and coo[phrase]

aşk fısıldaşmak

bill in lemon[n]

limon içindeki banknot

bill of fare[n]

menü,yemek listesi

bill of lading[n]
billboard[n]

ilan panosu

billet[n][v]

konaklama • konaklatmak, yerleştirmek

billet doux[n]

aşk mektubu,sevgi notu

billfold[n]

cüzdan,para cüzdanı

billiard[adj]

bilardoya ait

billiard ball[n]

bilardo topu,bilardo bilyesi

billiard table[n]

bilardo salonu

billiards[n]

bilardo

billion[n]

milyar,sonsuzluk

billionaire[n]

milyarder,çok zengin kişi

billionth[n][det]

milyarda bir,bir milyarıncı • milyarıncı,bir milyarıncı

billow[v][n]

dalgalanmak,kabararak yükselmek • dalga,köpüklü dalga

billowing[adj]

kabarma

billy club[n]

cop,polis copu

billy goat[n]

erkek keçi

billy-be-damned[adj]

lanet olası,kahrolası

bilo-bilo[n]

bilo-bilo

biltong[n]

kurutulmuş ve işlenmiş et

bimbo[n]

aptal sarışın

bimmer[n]

bir BMW,bir BMW arabası

bimodal[adj]

bimodal,iki modlu

bin[n][v]

çöp kovası bidonu • ambarlamak

bin liner[n]

çöp torbası,çöp kutusu astarı

binary[n][adj]

tek bir işletim sisteminde çalıştırılmaya hazır program • ikili

binary notation[n]

ikili gösterim,ikili sistem

binary number system[n]

ikili sayı sistemi,binary sayı sistemi

binary star[n]

ikili yıldız,çift yıldız sistemi

binary system[n]

ikili sistem,binary sistem

bind[v][n]

bağlamak,birleştirmek • zor durum,engel

binder[n]

bağlayıcı,demet makinesi

bindi[n]

bindi

binding[n][adj]

çekim,bağlama • uyulması zorunlu

bindle[n]

bohça

binge[n][v]

tıka basa yeme • aşırı yemek

LanGeek
Uygulamayı İndir