bachelor of musicbackpack journalism
/ 44
bachelor of musicbackpack journalism
bachelor of music[n]

Müzik Lisansı,Müzikte Lisans Derecesi

bachelor of pharmacy[n]

Eczacılık Lisansı,Eczacılık Fakültesi Mezunu

bachelor of philosophy[n]

Felsefe Lisansı,Felsefe Fakültesi Diploması

bachelor of science[n]

fen bilimleri lisans derecesi

bachelor of science in nursing[n]

Hemşirelik Bilimleri Lisansı,Hemşirelikte Lisans Derecesi

bachelor of social work[n]

Sosyal Hizmet Lisansı,Sosyal Hizmetler Lisans Derecesi

bachelor of technology[n]

Teknoloji Lisansı,Teknoloji Fakültesi Diploması

bachelor of theology[n]

Teoloji Lisansı,İlahiyat Lisans Derecesi

bachelor pad[n]

bekâr evi

bachelor party[n]

bekarlığa veda partisi

bachelor's degree[n]

lisans

bachelorette[n]

bekâr kadın,evlenmemiş kadın

bachelorette party[n]

kadınların bekarlığa veda partisi

bachelorhood[n]

bekârlık,bekâr hayatı

back[adv][n][adj][v]

geriye doğru • sırt • arka • desteklemek

back and forth[adv][n]

ileri geri • gidip gelme,ileri geri

back bench[n]

arka sıralar,arka koltuklar

back brace[n]

sırt desteği,bel korsesi

back burner[n]

arka planda

back catalog[n]

eski kayıtlar

back catalogue[n]

önceki eserler

back cover[n]

arka kapak

back door[n]

arka kapı

back down[v]

geri çekilmek,geri adım atmak

back end[n]

arka uç,arka kısım

back entrance[n]

arka giriş

back four[n]

dörtlü savunma,dört defans oyuncusu

back in the game[phrase]

görevine dönmek

back into[v]

diğer takımın kaybı sayesinde ilerlemek,şans eseri ilerlemek

back issue[n]

geçmiş tarihli gazete

back matter[n]

kitabın ana bölümünden sonra gelen kısım

back nine[n]

son dokuz delik,ikinci dokuz delik

back off[v]

geri adım atmak

back on feet[phrase]
back on the rails[phrase]

yeniden rayına oturmak

back on track[phrase]

yeniden doğru yola girmek

back onto[v]

geriye doğru park etmek,geri giderek yerleştirmek

back order[v][n]

bekleme listesine almak,rezerve sipariş vermek • beklemede olan sipariş, yeniden stoklanıyor

back out[v]

oyunbozanlık yapmak

back pass[n]

geri pas,arka pas

back run[n]

en yüksek karttan başlayan ve sıralamada aşağı inen, genellikle ana dizi veya kart dizisi oynandıktan sonra ortaya çıkan, aynı takımdan ardışık kart dizisi

back saw[n]

sırtlı testere

back seat[n]

arka koltuk,arka koltuk bölümü

back set[n]

arka pas,arka set

back strain[n]

sırt gerginliği,sırt ağrısı

back street[n]

arka sokak,dar sokak

back support belt[n]

sırtın alt kısmına takılan bir tür kemer

back the horse[phrase]

doğru ata oynamak

back then[adv]

o zamanlar,eskiden

back to basics[phrase]

temele dönmek

back to front[phrase]

en ince ayrıntısına kadar bilmek

back to the drawing board[phrase]

başa dönmek

back to the salt mines[phrase]
back up[v]

desteklemek

back vowel[n]

arka ünlü

back-formation[n]

ters türetme

back-of-the-envelope calculation[n]

kabaca hesap

back-rank mate[n]

arka sıra matı

back-room boy[n]

perde arkasındaki emekçi

back-to-back[adj][n]

arka arkaya, peş peşe • terasları ve bahçeleri birbirine bitişik olan evler

backache[n]

sırt ağrısı

backbencher[n]

arka sıra milletvekili,sıradan milletvekili

backbite[v]

arkasından konuşmak

backbone[n]

omurga

backbreaking[adj]

yıpratıcı,bitkinlik verici

backchannel[n]

konuşmada dinleyicinin dikkatini verdiğini veya söyleneni anladığını gösteren bilinçaltı ifade veya jest

backchecking[n]

geri kontrol,savunma geri dönüşü

backcloth[n]

arka perde

backcomb[v]

ters taramak

backcountry skiing[n]

backcountry kayak,dağ kayakçılığı

backcourt[n]

arka saha,defans bölgesi

backcrawl[n]

sırtüstü crawl,sırt yüzme

backdoor[n]

arka kapı,gizli giriş

backdoor man[phrase]

gizli sevgili

backdrop[n]

arka perde

backfire[v][n]

olumsuz sonuç vermek • geri tepme,beklenmeyen sonuç

backflip[v][n]

geriye takla atmak,ters takla yapmak • geriye takla,ters takla

backgammon[n]

tavla

backgammon board[n]

tavla tahtası,backgammon tahtası

backgammon player[n]

tavla oyuncusu,tavla oyuncusu (alaycı)

background[n][v]

resmin geri planı • önemsizleştirmek,ikinci plana atmak

background knowledge[n]

arka plan bilgisi

background lighting[n]

arka plan aydınlatması

background noise[n]

arka plan gürültüsü,istenmeyen sesler

backhand[n][v][adj]
backhand drive[n]

backhand vuruşu,backhand drive

backhand grip[n]

backhand tutuş,ters vuruş kavrayışı

backhand loop[n]

backhand döngüsü,backhand topspin vuruşu

backhand shot[n]

backhand vuruşu,backhand

backhanded compliment[phrase]

laf sokan iltifat

backheel pass[n]

topuk pası,geriye topuk vuruşu

backhoe[n]

kazıcı yükleyici

backing[n]

destek,yardım

backlash[n][v]

olumsuz tepki,geri tepme • geri tepmek,beklenmeyen olumsuz sonuç doğurmak

backless[adj]

sırtı açık elbise

backlit[adj]

arkadan aydınlatılmış,arka aydınlatmalı

backlog[n][v]

birikmiş iş,bekleyen iş yığını • birikmek ve birikim oluşturmak,geriye iş biriktirmek

backlot[n]

film çekimi için hazırlanmış yapay set

backpack[n][v]

sırt çantası • sırt çantasıyla gezmek

backpack journalism[n]

sırt çantalı gazetecilik

LanGeek
Uygulamayı İndir