buffetbullpen
/ 44
buffetbullpen
buffet[n][v]

açık büfe • sarsmak,dövmek

buffet car[n]

büfeli vagon

buffoon[n]

soytarı,palyaço

buffoonery[n]

soytarılık,palyaçoluk

bug[n][v]

böcek • dinleme cihazı yerleştirmek

bug out[v]

çıkıntı yapmak

bug-eyed[adj]

patlak gözlü

bugaboo[n]

kâbus,baş belası

bugg[n]

bugg dansı

bugger[n][v]

ibne,götveren • sodomize etmek,arkadan girmek

buggy[n][adj]

fayton • hatalarla dolu,böcek istila etmiş

bughouse chess[n]

bebek satrancı

bugle[n][v]

borazan • boru çalmak

bugler[n]

boru çalan kimse

bugloss[n]

bugloss,hodan

build[v][n]

inşa etmek • vücut yapısı

build a better mousetrap[phrase]

daha iyisini geliştirmek

build bridges[phrase]

köprü kurmak

build momentum[phrase]
build on[v]

temeline dayandırmak

build up[v]

geliştirmek

build-up[n]

artış

buildable[adj]
builder[n]

güçlendirici madde,katkı maddesi

builder's plate[n]

üretici plakası,imalatçı plakası

building[n]

bina

building block[n]

yapı bloğu,temel eleman

building blocks[n]

temel parçalar

building complex[n]

binalar kompleksi

building material[n]

inşaat malzemesi,yapı malzemesi

building site[n]

şantiye

building society[n]

konut kredi kurumu,bina topluluğu

built different[adj]

farklı yapılmış,olağanüstü

built like[phrase]
built on sand[phrase]
built-in[adj]

entegre,doğuştan gelen

built-in bookshelf[n]

gömme kitaplık

built-in shelf[n]

yerleşik raf

built-soap powder[n]

yapılı sabun tozu,alkali katkılı sabun tozu

built-up[adj]

yerleşik,iskan edilmiş

bulb[n]

çiçek soğanı

bulb planter[n]

yumru bitki dikme aleti

bulbous[adj]

soğanlı,şişkin

bulgaria[n]

Bulgaristan

bulgarian[n][adj]

Bulgarca • Bulgar

bulge[n][v]

şişkinlik,çıkıntı • şişmek,kabarık hale gelmek

bulghur[n]

bulgur,kavrulmuş buğday kırığı

bulging[adj]

şişkin,kabarık

bulgogi[n]

bulgogi

bulgur[n]

bulgur

bulgur wheat[n]

bulgur tahılı

bulimia[n]

bulimia,patolojik doymaz açlık

bulk[n][v]

büyük kısım • çıkıntı yapmak,dışarı çıkmak

bulk density[n]
bulk mail[n]

toplu posta

bulkie[n]

New England bölgesine özgü sandviç ekmeği,New England çeşidi sandviç rulosu

bulkie roll[n]

bir tür sandviç ekmeği

bulking agent[n]

hacim artırıcı

bulky[adj]

hacimli

bull[n][v]

boğa • itmek,zorlamak

bull fiddle[n]

kontrbas,viyolonsel

bull in a china shop[phrase]

çini dükkanında boğa

bull mastiff[n]

Bulmastif köpeği

bull nose[n]

domuzların yüz yaralarında görülen bir enfeksiyon

bull riding[n]

boğa binme,boğa rodeosu

bull shark[n]

boğa köpekbalığı

bull snake[n]

pituophis

bull terrier[n]

Bull Teriyer köpeği

bull's eye[phrase]
bulla[n]

bulla,kurşun mühür

bulldagger[n]

lezbiyen hakaret,lezbiyen kadın

bulldog[n][v]

Buldog köpeği • vahşice ve acımasızca saldırmak

bulldog ant[n]

bulldog karıncası

bulldozer[n]

buldozer

bulldyke[n]

erkek fatma,maskulen lezbiyen

bullet[n]

mermi

bullet catch[n]

mermi yakalama

bullet hit squib[n]

mermi isabeti patlayıcısı

bullet operator[n]

noktalı daire

bullet point[n]

madde belirtme işareti

bullet sponge[n]

mermi süngeri

bullet time[n]

mermi zamanı

bullet train[n]

mermi tren,yüksek hızlı tren

bulletin[n][v]

haber bülteni • duyurmak,ilan etmek

bulletin board[n]

ilan tahtası,duyuru panosu

bulletproof[adj][v]

kurşun geçirmez • zırhlı,kurşun geçirmez hale getirilmiş

bulletproof vest[n]

kurşun geçirmez yelek

bullfight[n]

boğa güreşi

bullfighter[n]

boğa güreşçisi,matador

bullfighting[n]

boğa güreşi,boğa dövüşü

bullfinch[n]

şakrak kuşu

bullfrog[n]

su kurbağası

bullfuck[n]

alçak,şerefsiz

bullheaded[adj]

inatçı,kafasına takmış

bullion[n]

külçe,altın veya gümüş külçesi

bullish[adj]

boğa,iyimser

bullnecked[adj]

kısa ve kalın boyunlu

bullock[n]

enenmiş boğa

bullock cart[n]

öküz arabası,kağnı

bullpen[n]

geçici tutuklu hücresi,toplu tutuklu koğuşu

LanGeek
Uygulamayı İndir