birdfuckerblabbermouth
/ 44
birdfuckerblabbermouth
birdfucker[n]

alçak,şerefsiz

birdhouse[n]

kuş yuvası

birdie[v][n]

birdie yapmak,birdie atmak • tüytop,kuşcuk

birding[n]

kuş gözlemciliği,kuş izleme

birdnest[n][v]

kuş yuvası,kuş yuvası • kuş yuvaları toplamak,kuş yuvaları biriktirmek

birds and bees[phrase]

bebekler nereden gelir konuşması

birdsong[n]

kuş ötüşü

birdwatch[v]

kuş gözlemciliği yapmak,kuşları izlemek

birdwatcher[n]

kuş gözlemcisi,kuşçu

birdwatching[n]

kuş gözlemciliği

biriani[n]

biryani

birman[n]

Birman kedisi

biro[n]

tükenmez kalem

birria[n]

güçlü bir etki için birlikte alınan fentanil ve eroin karışımı,yoğun bir etki için aynı anda kullanılan fentanil ve eroin kombinasyonu

birth[n][v]

doğum • doğurmak,dünyaya getirmek

birth canal[n]

doğum kanalı,genital kanal

birth certificate[n]

doğum belgesi,doğum sertifikası

birth control device[n]

gebeliği önleyici alet

birth control pill[n]

doğum kontrol hapı

birth father[n]

biyolojik baba,doğum babası

birth mother[n]

biyolojik anne,doğum annesi

birthdate[n]

doğum tarihi

birthday[n]

doğum günü

birthday cake[n]

doğumgünü pastası

birthday card[n]

doğum günü kartı

birthday party[n]

doğum günü partisi

birthday program[n]

doğumgünü programı

birthday suit[n]

Adem'in kıyafeti,doğum günü kıyafeti

birthing[n]

doğum,doğum süreci

birthmark[n]

doğum lekesi

birthplace[n]

doğum yeri

birthweight[n]

doğum ağırlığı,doğum kilosu

biryani[n]

büryan

bisac[n]

Kitap Endüstrisi Standartları ve İletişimi

biscotti[n]

biscotti

biscuit[n]

bisküvi

biscuit brown[adj]

bisküvi kahverengisi

biscuit jointer[n]

bisküvi jointer

bisect[v]

iki eşit parçaya bölmek,eşit iki parçaya ayırmak

bisexual[n][adj]

biseksüel • biseksüel

bishop[n]

piskopos

bison[n]

bizon

bisque[n][adj]

bisque • pembemsi kahverengi

bisque doll[n]

porselen bebek

bister[n]

bister,suda çözünebilir kahverengimsi sarı pigment

bistre[n][adj]

bistre • gri ile sarımsı bir kahverengi tonu

bistro[n]

küçük lokanta

bit[n]

azıcık

bit bucket[n]

bit çöp kutusu,dijital çöp kutusu

bit by bit[adv]

aşama aşama

bit part[n]

küçük rol

bit player[n]

küçük bir rol oynayan oyuncu

bitch[n][v]

köpekgiller • eleştirmek,dedikodu yapmak

bitch boy[n]

itaatkar oğlan,zayıf erkek

bitch-ass[adj]

korkak,zayıf

bitchface[n]

orospu surat,sürtük yüz

bitching[adj]

harika,müthiş

bitchtits[n]

kadın memeleri,kadın göğsü

bitchwad[n]

şerefsiz,alçak

bitcoin[n]

merkezi olmayan bir dijital para birimi,merkezi olmayan bir kripto para

bite[v][n]

ısırmak • ısırık yeri

bite back[v]

içine atmak,bastırmak

bite head off[phrase]

ters ters cevap vermek

bite in the ass[phrase]

dönüp kendini vurmak

bite lip[phrase]
bite off more than can chew[phrase]

boyundan büyük işe kalkışmak

bite the bullet[phrase]

dişini sıkıp işe koyulmak

bite the dust[phrase]

başarısız olmak

bite the hand that feed[phrase]

iyilik gördüğü kişiye nankörlük etmek

bite tongue[phrase]

dilini tutmak

bite-sized[adj]

bir lokmalık,küçük parçalar halinde

bitesheep[n]

ısıran koyun,zulmeden piskopos

biting[adj]

keskin,incitici

bitingly[adv]

ısırırcasına,dondurucu

bits and bobs[phrase]

ıvır zıvır

bits and pieces[phrase]

ufak tefek şeyler

bitter[adj][n][v]

acı • acılık • acılaştırmak,acı bir tat vermek

bitter gourd[n]

acı kabak,kudret narı

bitter orange[n]

acı portakal

bitter pill to swallow[phrase]

kabullenmesi zor acı bir gerçek

bitterballen[n]

kraket bitterballen

bitterly[adv]

kırgın bir şekilde

bittern[n]

balaban

bitterness[n]

acılık

bitters[n]

acı içki,bitter likör

bittersweet[adj][n]

acıtatlı,buruk • acı tatlı asma,zehirli sarmaşık

bittersweet chocolate[n]

çikolata likörü

bittie[adj]

minik,ufacık

bitty[adj]

minik,ufacık

bitumen[n]

bitüm,doğal asfalt

bitzer[n]

melez köpek

bivalve[n][adj]

çift kabuklu • iki kabuklu,çift kabuklu

bivalved[adj]

iki kabuklu,çift kabuklu

bivouac[n][v]

geçici kamp,konaklama yeri • açık havada gecelemek

biweekly[n][adv][adj]

iki haftada bir yayımlanan • iki haftada bir,on beş günde bir • iki haftada bir,on beş günde bir

biz[n]

meslek,iş

bizarre[adj]

tuhaf

bizarrely[adv]

tuhaf bir şekilde,garip bir biçimde

blab[v]

gevelemek,çene çalmak

blabbermouth[n]

geveze,dedikoducu

LanGeek
Uygulamayı İndir