bahasa indonesiaball rolling
/ 44
bahasa indonesiaball rolling
bahasa indonesia[n]

Endonezyaca

baijiu[n]

baijiu

bail[n][v]

kefalet • su boşaltmak,tahliye etmek

bail out[v]

kefaletle serbest bıraktırmak

bailey bridge[n]

prefabrik çelikten yapılmış portatif köprü

bailey-miller pink[adj]

hafif pembe tonu

bailiff[n]

icra memuru

bailiwick[n]

bilgi dalı,uzmanlık alanı

bailout[n]

ticari kefalet

bain-marie[n]

benmari

bairn[n]

çocuk,yavru

baishou dance[n]

baishou dansı

bait[n][v][adj]

yem,tuzak • kışkırtmak,tahrik etmek • bariz,gözle görülür

bait and switch[phrase]

aldatıcı indirim tuzağı

baitcasting[n]

yem atma tekniği,baitcasting yöntemi

baity[adj]

dikkat çekici,provokatif

baize[n]

yeşil keçe kumaş

bajigur[n]

bajigur,Batı Java'dan baharatlı sıcak bir içecek

bake[v]

pişirmek

baked[adj]

fırında pişmiş

baked alaska[n]

alaska tatlısı

baked beans[n]

fırında kurufasulye

baked goods[n]

unlu mamuller

baked potato[n]

fırınlanmış patates

bakehouse[n]

fırın,pastane

baker[n]

fırıncı

baker's[n]

ekmek satmak

baker's dozen[n]

on üç

baker's yeast[n]

ekmek mayası

bakery[n]

fırın

bakeshop[n]

fırın-pastane,pastane

bakewell pudding[n]

Bakewell pudingi

bakewell tart[n]

bakewell tartı

bakgat[adj]

harika,mükemmel

baking[n][adj]

pişirme • çok sıcak ve kuru

baking chocolate[n]

bitter çikolata

baking dish[n]

fırın kabı

baking flour[n]

kabartma tozlu un

baking hot[adj]

kavurucu sıcak,fırın gibi sıcak

baking powder[n]

kabartma tozu

baking sheet[n]

fırın tepsisi

baking soda[n]

sodyum bikarbonat

baking tray[n]

fırın tepsisi

bakkie[n]

bir kamyonet,bir pikap

baklava[n]

baklava

baksheesh[n]

bahşiş,bakşiş

bakshis[n]

bahşiş,ikramiye

bakshish[n]

bahşiş,ikramiye

balaclava[n]

kar maskesi

balaclava helmet[n]

balaklava,yüz siperliği

balaenoptera acutorostrata[n]

Atlantik ve Pasifik'in kıyı sularının küçük fin balığı,cüce balina

balafon[n]

balafon

balalaika[n]

balalayka

balance[n][v]

denge • dengelemek

balance of evidence[phrase]

ihtimalli sonuç

balance of power[n]

güç dengesi

balance out[v]

dengelemek,telafi etmek

balance sheet[n]

bilanço

balance the books[phrase]
balanced[adj]

dengeli

balanced diet[n]

dengeli beslenme

balanced hand[n]

eşit dağıtılmış el

balancing act[n]

birçok şeyi aynı anda yürütmek

balbis[n]

H harfine benzeyen, her iki ucunda ikincil bir çizgi ile sonlanan düz bir çizgi

balboa[n]

1513'te Darien Kıstağını geçerek Pasifik Okyanusu'nun doğu kıyılarını gören ilk Avrupalı olan İspanyol kaşif (1475-1519),Darien Kıstağını geçtikten sonra 1513'te Pasifik Okyanusu'nu keşfeden İspanyol denizci Balboa (1475-1519)

balconet[n]

küçük balkon

balcony[n]

balkon

bald[adj][v]

kel • kelleşmek,saç dökmek

bald as a coot[phrase]

keltoş

bald as a cue ball[phrase]

tamamen kel

bald as an eagle[phrase]

tamamen kel

bald eagle[n]

kel kartal

bald-headed[adj]

kel,dazlak

baldachin[n]

baldaken

balderdash[n]

saçmalık,anlamsız söz

balding[adj]

saçı dökülen

baldness[n]

kellik

baldric[n]

kılıç kayışı

baldy[n]

kel

bale[n][v]

balya • balya yapmak,balyalamak

bale out[v]

su boşaltmak,tahliye etmek

baleen whale[n]

çubuklu balina

baleful[adj]

ölümcül

balise[n]

işaret,sinyal

balk[v][n]

kaçınmak • balk,yanlış hareket

ball[n][v]

top • top haline getirmek,yuvarlayarak top şekli vermek

ball and chain[phrase]
ball bearing[n]

bilyalı rulman,bilyeli yatak

ball boy[n]

top toplayıcı,top çocuk

ball change[n]

top değiştirme

ball field[n]

beyzbol sahası,beyzbol oyun alanı

ball game[n]

top oyunu

ball gown[n]

balo elbisesi,gece elbisesi

ball hopper[n]

top toplayıcı,top sepeti

ball maze[n]

top labirenti

ball of fire[phrase]
ball peen hammer[n]

fındık başlı çekiç

ball pit[n]

top havuzu

ball pump[n]

top pompası,top şişirme aleti

ball rolling[phrase]

işi başlatmak

LanGeek
Uygulamayı İndir