banebarbed wire
/ 44
banebarbed wire
bane[n]

felaket kaynağı

bane of life[phrase]

hayatımın belası

bang[v][n][adv]

çarpmak • kakül • doğrudan, direkt

bang around[v]

gürültü yaparak hareket etmek,gürültüyle dolaşmak

bang box[phrase]
bang down[v]

çarparak koymak,öfkeyle bırakmak

bang for buck[phrase]

parasının karşılığını almak

bang goes[phrase]

güme gitmek

bang heads together[phrase]

tartışmayı durdurmak için öfkeyle konuşmak

bang into[v]

çarpmak,kaza ile vurmak

bang out[v]

gürültüyle çalmak

bang to rights[phrase]
bang up[v]

zarar vermek,hasar vermek

banged up[adj]

yaralanmış

banger[n]

patlangıç,fişek

bangla[n]

Bengalce

bangladesh[n]

Bangladeş,Hindistan, Myanmar ve Bengal Körfezi ile çevrili, gür nehir deltaları, canlı kültürü ve Bengal dili ile tanınan Güney Asya'da bir ülke

bangle[n]

ucuz ve gösterişli takı,gösterişli giysi süsü

bangsian fantasy[n]

Bangsian fantezi

bangtail[n]

yarış atı,safkan

banish[v]

sürgün etmek,kovmak

banishment[n]

sürgün,kovulma

banister[n]

trabzan

banitsa[n]

baniçka

banjax[v]

mahvetmek,tahrip etmek

banjo[n]

banjo

bank[n][v]

banka • yatırmak,banka hesabına para yatırmak

bank account[n]

banka hesabı

bank bill[n]

banka notası,kağıt para

bank check[n]

banka çeki,banka havalesi

bank clerk[n]

banka memuru,banka görevlisi

bank holiday[n]
bank job[n]

banka soygunu,banka hırsızlığı

bank loan[n]

banka kredisi

bank manager[n]

banka müdürü

bank on[v]

güvenmek

bank shot[n]

banka vuruşu,arka plakadan seken şut

bank statement[n]

banka hesap durumu

bankable[adj]
banker[n]

bankacı

banker's bill[n]

banka notası,banknot

banker's check[n]

banka çeki,banka kredi mektubu

bankers' hours[phrase]

kısa çalışma saatleri

bankhead bounce[n]

Bankhead bounce (dans)

banking[n]

banka,bankacılık

banking company[n]

banka şirketi,banka firması

banking concern[n]

banka kuruluşu,finans kurumu

banknote[n]

banknot

bankroll[n][v]

para destesi • finanse etmek,desteklemek

bankrupt[v][adj][n]

iflas ettirmek,batırmak • iflas etmiş • iflas etmiş,müflis

bankruptcy[n]

iflas

banned[adj]

yasaklanmış

banner[n][adj]

pankart • olağanüstü,mükemmel

banner ad[n]

internet sayfalarında en üstte verilen reklam

banner year[n]

başarılı yıl

banner-making[n]

afiş yapımı

bannock[n]

bannock ekmeği

banoffee pie[n]

banoffee turtası

banquet[n][v]

ziyafet • ziyafet çekmek,şölen yapmak

banquette[n]

sırtı olmayan bank

banshee[n]

banshee

bantam[n][adj]

bantam • ufacık,küçük

bantamweight[n]

horoz siklet,horoz siklet boksör

banter[n][v]

şaka • şakalaşmak,latife etmek

bantering[adj]

şakacı,alaycı

banush[n]

banuş

banyan[n]

bir sabahlık,bir bornoz

baobab[n]

baobab

baozi[n]

baozi

bap[n]

bap ekmeği

baptism[n]

vaftiz töreni

baptismal[adj]

vaftiz,vaftizle ilgili

baptist[n][adj]

Baptist,Baptist • Baptist,Baptist mezhebiyle ilgili

baptize[v]

vaftiz etmek,suya batırmak

bar[n][v][prep]

bar • engellemek,bloke etmek • hariç,dışında

bar billiards[n]

bilardo benzeri bir masa oyunu

bar chart[n]

çubuklu grafik

bar clamp[n]

mengene

bar cookie[n]

kare kurabiye

bar fly[n]

bar sineği,barda vakit geçiren kişi

bar gate[n]

çubuk kapı,parmaklık kapı

bar graph[n]

çubuk grafiği

bar line[n]

ölçü çizgisi

bar mitzvah[n][v]

Yahudilerde yaş kutlaması • bar mitzvah töreninde onaylamak,bar mitzvah'ı kutlamak

bar stool[n]

bar taburesi

barb[n][v]

azarlama • sivri çıkıntılarla donatmak,dikenli hale getirmek

barbacoa[n]

barbacoa

barbados[n]

Barbados

barbarian[n][adj]

barbar • barbar,vahşi

barbaric[adj]

barbar,vahşi

barbarous[adj]

barbar,acımasız

barbate[adj]

sakallı

barbecue[n][v]

üzerinde et pişirilen büyükçe mangal • ızgara yapmak

barbecue burger[n]

ızgara hamburger

barbecue grill[n]

barbekü

barbecue sauce[n]

barbekü sosu

barbecued[adj]

mangalda pişmiş

barbecuing[n]
barbed[adj]

dikenli,sivri uçlu

barbed wire[n]

dikenli tel

LanGeek
Uygulamayı İndir