barbelbarre
/ 44
barbelbarre
barbel[n]

balığın dudağındaki sakal

barbell[n]

halter

barber[n][v]

berber • traş etmek,saç kesmek

barber chair[n]

berber koltuğu,kuaför sandalyesi

barberry[n]

kadın tuzluğu

barbershop[n]

berber salonu

barbet[n]

capitonidae

barbican[n]

barbakan

barbie doll[n]

barbi bebek

barbie-fucker[n]

Barbie bağımlısı,Barbie takıntılısı

barbine[n]

barbine

barbiturate[n]

barbitürat

barbizon school[n]

barbizon ekolü

barbu[n]

sakallı

barcarole[n]

barkarol

barcelona[n]

Barselona,İspanya'nın kuzeydoğusunda Akdeniz'de bir şehir; İspanya'nın 2. büyük şehri ve en büyük liman ve ticaret merkezi; radikal siyasi inançlar için bir merkez olmuştur

barchetta[n]

barchetta,küçük spor araba

barcode[n][v]

barkod • barkodlamak,barkod eklemek

bard[n][v]

at koşumu,süslü at örtüsü • zırhlamak,koşum takmak

bare[adj][v][adv]

asgari,yetersiz • açığa çıkarmak,ortaya sermek • gerçekten,süper

bare bones[n]

işin özü

bare essentials[n]

en temel ihtiyaçlar

bare heart[phrase]

içini tüm çıplaklığıyla dökmek

bare king[n]

savunmasız kral

bare minimum monday[n]

asgari pazartesi,minimum pazartesi

bare-ass[adj]

çıplak,anadan üryan

bare-assed[adj]

çıplak,anadan doğma

bare-bone essentials[n]

temel unsurlar,asgari gereklilikler

bareback[adv][adj]
barefaced[adj]

yüzsüz,arsız

barefacedly[adv]

yüzsüzce,utanmazca

barefoot[adj][adv]

yalınayak,ayakkabısız • çıplak ayak,ayakkabısız

barefooted[adv][adj]

çıplak ayak,ayakkabısız • yalınayak,ayakkabısız

barely[adv]

çok az

barf[n][v]

kusmuk,çıkartı • kusmak,çıkarmak

barf up guts[phrase]

şiddetle kusmak,bağırsaklarını çıkarmak

bargain[n][v]

anlaşma • pazarlık etmek

bargain basement[n]
bargain for[v]

kendini hazırlamak,önceden düşünmek

bargain hunter[n]

kelepirci

bargaining[n]

pazarlık

bargaining chip[n]

pazarlık kozu

bargaining power[n]

pazarlık gücü

barge[n][v]

yolunu açmak,iterek ilerlemek

barge course[n]

çatının çıkıntılı kısmı

barge in[v]

izinsiz girmek,aniden dalmak

barge rafter[n]

çatı saçak elemanı

bargello[n]

zikzaklı iğne dikişi

barista[n]

kahve uzmanı

baritone[n][adj]

bariton,ikinci en pes üflemeli çalgı • baritona ait

bark[n][v]

ağaç kabuğu • havlamak

bark at the moon[phrase]

boşuna protesto etmek

bark beetle[n]

kabuk böceği

bark up the wrong tree[phrase]

yanlış yola sapmak

barkeep[n]

barmen,barda çalışan

barkeeper[n]

barmen,bark görevlisi

barker[n]

köpek,it

barking head[n]

havlayan kafa,bağıran yorumcu

barking mad[phrase]

zırdeli olmak

barley[n]

arpa

barley sandwich[n]

arpa sandviçi,öğle birası

barley sugar[n]

arpa şekeri

barley water[n]

arpa suyu

barley wine[n]

arpa şarabı

barleycorn[n]
barm[n]

ticari maya,fermant

barm cake[n]

İngiliz ekmeği

barmaid[n]

kadın barmen

barman[n]

barmen

barmbrack[n]

kuru üzümlü kek

barmy[adj]

çatlak,kaçık

barn[n]

ahır

barn dance[n]

barn dansı

barn door[n]

ahır kapısı,büyük ahır kapısı

barn owl[n]

peçeli baykuş

barn red[adj]

yanmış turuncu-kırmızı

barn spider[n]

ahır örümceği

barnacle[n]

sülükayaklılar

barnacle head[n]

inatçı kafa,kalın kafalı

barnburner[n]

ahır yakıcı,ahır yangıncısı

barnet[n]

saç stili,saç modeli

barney rubble[n]

sorun,zorluk

baro't saya[n]

baro't saya

barograph[n]

yazıcı barometre

barometer[n]

basınçölçer

baron[n]

baron,soylu

baroness[n]

barones,baron eşi

baroque[adj][n]

barok,barok tarzında süslü • Barok

baroque dance[n]

barok dansı

baroque music[n]

barok müzik

baroque pop[n]

barok pop

barouche[n]

baroş,at arabası

barrack[n][v]
barrack for[v]

desteklemek,tezahürat yapmak

barracks[n]

kışla

barracouta[n]

barakuta

barracuda[n]

baraküda,turna balığı

barrage[n][v]

sel • soru yağmuruna tutmak

barramundi[n]

baramunda balığı

barre[n]

balede bar egzersiz aleti

LanGeek
Uygulamayı İndir