Ara
barefoot
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
derecelendirilemez
Örnekler
The barefoot child tiptoed through the garden, trying not to wake the dog.
Çıplak ayaklı çocuk, köpeği uyandırmamaya çalışarak bahçede parmak uçlarında yürüdü.
02
zincirsiz, kar zinciri takılı olmayan
(of a vehicle) not equipped with snow chains on icy or snowy roads
gayriresmî
Örnekler
Driving a barefoot vehicle up that mountain road is asking for trouble.
O dağ yolunda zincirsiz bir araç kullanmak, başını belaya sokmaktır.
barefoot
01
çıplak ayak, ayakkabısız
in a manner that involves having no shoes, socks, or other covering on the feet
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
She strolled barefoot along the beach, leaving footprints in the sand.
O, kumsalda çıplak ayakla dolaştı ve kumda ayak izleri bıraktı.



























