blood workblue line
/ 44
blood workblue line
blood work[n]

kan testi,kan tahlilleri

blood-red[adj]

kan kırmızısı

bloodhound[n]

Bloodhound köpeği

bloodless[adj]

kansız,kanısız

bloodline[n]

soy

bloodshed[n]

kan dökümü,kan banyosu

bloodshot[adj]

kızarmış

bloodstream[n]

dolaşım sistemi

bloodsucker[n]

sülük,kan emici

bloodthirsty[adj]

kan dökücü,kan düşkünü

bloody[adj][v][adv]

kanlı • kanla kaplamak,kan lekesi bırakmak • çok,lanet olası

bloody mary[n]

bloody mary

blook[n]

weblogda parçalar halinde yayımlanan kitap

bloom[v][n]

çiçek açmak • sapasağlam

bloom's taxonomy[n]

Bloom'un Taksonomisi,Bloom'un Sınıflandırması

bloomer[n]

pot kırması,gaf

bloomers[n]

eteğin altına giyilen pantolon

blooming[n][adj]

çiçeklenme,açma • lanet olası,kahrolası

blooming onion[n]

çiçek gibi açılmış ve kızartılmış soğan

bloomsbury group[n]

bloomsbury grubu

blooper[n]

gaf,şakşak

blossom[n][v]

çiçek • çiçek açmak

blot[n][v]

leke,kir • kurulamak,emici bir malzemeyle nemi almak

blot copybook[phrase]

itibarını zedelemek

blot out[v]

silme,zihinden atmak

blotch[n][v]

leke • lekelemek,lekelenmek

blotchy[adj]

kabarmış (cilt)

blotter[n]

polis kayıt defteri,günlük olay defteri

blotto[adj]

kafayı bulmuş,sersemlemiş

blouse[n]

bluz

blow[n][v][adv]

darbe,vuruş • üflemek • kışkırtıcı bir şekilde, provokatif bir tarzda

blow a fuse[phrase]

öfkeden patlamak

blow a kiss[phrase]
blow a raspberry[phrase]
blow a tire[phrase]
blow away[v]

üflemek,rüzgarla savurmak

blow away the cobwebs[phrase]

kafasını dağıtmak

blow brains out[phrase]

birini başından vurmak

blow chow[phrase]
blow cover[phrase]

kimliğini açığa vurmak

blow doors off[phrase]

açık ara geçmek

blow down[v]

devirmek,yıkmak

blow dryer[n]

saç kurutma makinesi,fön makinesi

blow fly[n]

leş sineği,yeşil sinek

blow head off[phrase]
blow hot and cold[phrase]

düzensiz fikirli

blow in[v]

aniden gelmek,haber vermeden varmak

blow it out ear[phrase]
blow lines[phrase]

söyleceklerini unutmak (tiyatro oyununda)

blow mind[phrase]

aklını başından almak

blow nose[phrase]
blow off[v]

kopmak,patlamayla sökülmek

blow out[v][adv]

üflemek • kışkırtıcı bir şekilde,provokatif bir tarzda

blow out of proportion[phrase]

olayı büyütmek

blow over[v]

geçmek,yavaşça kaybolmak

blow own horn[phrase]
blow past[v]

hızla geçmek,süratle geçmek

blow smoke[phrase]

lafla kandırmak

blow smoke up arse[phrase]
blow the whistle on[phrase]

usulsüzlüğü bildirmek

blow top[phrase]

tepesinin tası atmak

blow trumpet[phrase]
blow up[v]

patlatmak

blow-dry[v][n]

fön çekmek • fön ile şekillendirme

blow-up[n]

büyütme,büyütülmüş baskı

blowback[n]

geri tepme,istihbarat yanılgısı

blowball[n]

karahindiba,aslanağzı

blower[n]

üfleyici,fan

blowfish[n]

fugu,balon balığı

blowfly[n]

gök sineği

blowgun[n]

hava tabancası

blowhard[n]

boşboğaz,övüngen

blowhole[n]
blowlamp[n]

kaynak lambası,gaz brülörü

blowout[n]

ziyafet

blowtorch[n]

pürmüz lambası

blowy[adj]

rüzgarlı,fırtınalı

blt[n]

blt

blu-ray[n]

blu-ray disk

blu-ray disc[n]

blu-ray disk

blubber[v][n]

sızlammak,ağlamak • yağ,şişmanlık

blubber butt[n]

yağlı popo,şişman kalça

blucher[n]

potin

bludgeon[n][v]

cop,sopalı • sopa çekmek,şiddetle dövmek

bludger[n]

tembel,asalak

blue[adj][n][v]

mavi • mavi,mavi giysi • mavileştirmek,maviye boyamak

blue air[n]

mavi gökyüzü,gök mavisi

blue bell[adj]

galibarda tonu mavisi

blue belt[n]

mavi kuşak,mavi derece

blue blood[n]

asil soyluluk

blue bull[n]

nilgai,mavi boğa

blue cheese[n]

rokfor

blue chip[n]

mavi fiş,yüksek değerli fiş

blue crane[n]

mavi turna

blue devils[n]

mavi şeytanlar,hüzün

blue fox[n]

kutup tilkisi

blue funk[n]

derin bir duygusal sıkıntı hali,mutsuzluk

blue jay[n]

mavi alakarga

blue jeans[n]

mavi kot pantolon,blue jean pantolon

blue line[n]

mavi çizgi,mavi hat

LanGeek
Uygulamayı İndir