backpackerbahasa
/ 44
backpackerbahasa
backpacker[n]

sırt çantalı gezgin

backpacking[n]

sırt çantalı gezi

backpedal[v]

fikrini değiştirmek

backrest[n]

sırt desteği

backroad[n]

köy yolu,ikincil yol

backsaw[n]

sırt testeresi,metal destekli el testeresi

backscratcher[n]

sırt kaşıyıcı,kaşınma giderici

backseat driver[n]

her işe karışan

backsheesh[n]

bahşiş,ikramiye

backside[n]

kıç

backslash[n]

bilgisayar programlarında kullanılan ' \ ' imge

backslide[v]

geri dönmek,eski alışkanlıklarına dönmek

backspace[n][v]

geri alma tuşu • sil,geri al

backspin[n]

geri dönüş,backspin

backstabbing[adj]

arkadan vuran,hain

backstage[adv][adj][n]

perde arkasında • sahne arkası,perde arkası • kulis

backstop[n][v]

güvenlik ağı,önlem tedbiri • güvence olarak hareket etmek,yedek olarak görev yapmak

backstory[n]

özgeçmiş

backstroke[n][v]

sırtüstü,sırt yüzme • sırtüstü yüzmek,sırt yüzüşü yapmak

backswept[adj]

geriye taranmış,arkaya doğru taranmış

backtrack[v]

geri dönmek,izini takip ederek geri gitmek

backup[n][v]

destek • yedeklemek,yedek kopya oluşturmak

backup camera[n]

geri görüş kamerası

backup dancer[n]

yedek dansçı

backward[adv][adj]

geriye • geriye doğru,ters

backward and forward[adv]

bir şeyin içini dışını bilmek

backward compatibility[n]

geriye uyumluluk

backward design[n]

geriye dönük tasarım,tersine tasarım

backward inside death spiral[n]

geriye doğru iç ölüm spirali,içe doğru geriye ölüm spirali

backward pawn[n]

geri piyon

backwards and forwards[phrase]
backwash unit[n]

saç yıkama seti

backwater[n]
backwoodsman[n]

kaba,köylü

backyard[n]

arka bahçe

bacon[n]

domuz pastırması

bacteria[n]

bakteri

bacterial[adj]

bakteriyel,bakteri ile ilgili

bacteriology[n]

bakteriyoloji

bacterium[n]

bakteri

bad[adj][n][adv]

kötü • kötülük,kötü • çok,fena halde

bad apple[phrase]

çürük elma

bad beat[n]

kötü vuruş

bad blood[n]

eski husumet

bad egg[n]

kötü biri

bad feelings[n]

kızgınlık

bad guy[n]

aynı safta olunmayan kimse

bad hair day[phrase]

asi saç günü

bad rap[n]

kötü şöhret,haksız eleştiri

bad trip[n]

kötü trip,kötü deneyim

bad weather[n]

kötü hava,olumsuz hava koşulları

bad-mannered[adj]

edepsiz

bad-tempered[adj]

huysuz

badass[adj]

etkileyici,asi

baddie[n]

kötü adam,antagonist

baddy[n]

kötü karakter

badge[n][v]

rozet • kart takmak,kart vermek

badge bunny[n]

polis manyağı,polis hayranı

badger[n][v]

porsuk • rahat bırakmamak

badger dog[n]

porsuk köpeği,dachshund

badger state[n]

Porsuk Eyaleti,Porsuk Eyaleti

badinage[n]

takılma

badly[adv][adj]

fena halde • pişman,üzgün

badminton[n]

badminton

badminton court[n]

badminton sahası,badminton kortu

badminton house[n]

Badminton House, İngiltere'nin Gloucestershire bölgesinde bulunan büyük bir İngiliz kır evi; Beaufort Düklerinin atalarının evi olarak bilinir ve badminton sporunun kökenleriyle tarihsel olarak bağlantılıdır,Badminton Evi, Gloucestershire'da yer alan geniş bir İngiliz kır mülkü; Beaufort Düklerinin atalara ait evi olarak tanınır ve badminton sporunun doğuşuyla tarihsel olarak ilişkilidir

badminton player[n]

badminton oyuncusu,badmintoncu

badminton racket[n]

badminton raketi,badminton için raket

badmouth[v]

kötülemek,çekiştirmek

badugi[n]

badugi

bae[n]

sevgilim,aşkım

baff[n]

şık giysiler,modaya uygun kıyafetler

baffle[v][n]

şaşırtmak • yönlendirici plaka,baffle

baffled[n][adj]

şaşkın,kafası karışık • şaşkına dönmüş

baffling[adj]

şaşırtıcı,kafa karıştırıcı

bag[n][v]

çanta • yakalamak,avlamak

bag and baggage[phrase]

bütün eşyasıyla

bag drop[n]

valiz bırakma yeri

bag of bones[phrase]

bir deri bir kemik

bag of hammers[phrase]
bag up[v]

torbalara koymak,paketlemek

bag whore[n]

çanta bağımlısı,tasarım çantalara takıntılı kişi

bagatelle[n]

bilardo benzeri bir oyun

bagel[n]

bagel

bagel dog[n]

küçük sosisli sandviç

baggage[n]

bavul

baggage car[n]

bagaj vagonu,bagaj taşıma vagonu

baggage claim[n]

bagaj alım yeri

baggage drop[n]
baggage locker[n]

Bagaj dolabı,Emanet dolabı

baggage reclaim[n]

bagaj teslim alanı,bagaj geri alma

baggy[adj][n]

bol (elbise) • bir paket,bir torba

baggy pants[n]

bol pantolon

baggy trousers[n]

bol pantolon,geniş pantolon

bagh print[n]

Bagh baskısı

bagpipe[n]

gayda

bagpiper[n]

gaydacı,tulum çalan kişi

baguet[n]

baget

baguette[n]

baget

bahasa[n]

Endonezya Cumhuriyeti'nin veya Malezya'nın ulusal dili olarak kullanılan Malay lehçesi,Endonezya veya Malezya'nın ulusal dili olarak kullanılan Malay dili

LanGeek
Uygulamayı İndir