rentrer
rentrer
ʁɑ̃tʁe
raatre
recentrerrentier

"rentrer"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

rentrer
01

dönmek, geri dönmek

revenir à son lieu d'habitation ou d'origine 
rentrer definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
yardımcı fiil
être
1. tekil kişi
rentre
1. çoğul kişi
rentrons
gelecek zamanda 1. kişi
rentrerai
şimdiki zaman ortacı
rentrant
geçmiş zaman ortacı
rentré
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
rentrions
Örnekler
Je rentre chez moi vers 18h chaque soir. 

Her akşam saat 18:00 civarında eve dönerim.

02

yeniden başlamak, devam etmek

recommencer une activité ou reprendre un travail après une interruption 
rentrer definition and meaning
Örnekler
L'école rentre demain après les vacances. 

Okul tatilden sonra yarın başlıyor.

03

girmek, içeri girmek

entrer dans un lieu ou se déplacer vers l'intérieur 
rentrer definition and meaning
Örnekler
Il rentre dans la maison après le travail. 

İşten sonra eve girer.

04

vurmak, çarpmak

frapper ou toucher avec force, entrer en collision 
rentrer definition and meaning
Örnekler
La voiture est rentrée dans le mur. 

Araba duvara çarptı.

05

içeri koymak, yerleştirmek

mettre quelque chose à l'intérieur ou l'introduire dans un espace 
rentrer definition and meaning
Örnekler
Il rentre les clés dans sa poche. 

Sokar anahtarları cebine.

06

varmak, girmek

arriver à destination ou être encaissé/recevoir un paiement 
Örnekler
Les lettres rentrent chaque matin. 

Mektuplar her sabah girer.

07

içeri çekmek, kasılmak

ramener une partie du corps vers l'intérieur ou la contracter 
Örnekler
Il rentre son ventre en marchant. 

Yürürken karnını içeri çeker.

08

bastırmak, içine atmak

cacher quelque chose ou ne pas le montrer, le garder à l'intérieur 
Örnekler
Il rentre sa colère pour ne pas se fâcher. 

Öfkelenmemek için öfkesini içine atar.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store