Ara
yapmak, oluşturmak
Kız kardeşinin doğum günü için bir pasta yapıyor.
üretmek, imal etmek
Fabrika her yıl araba yapar.
neden olmak
Sözleri arkadaşlarına yapar acı.
taklit etmek, benzetmek
Arkadaşlarını eğlendirmek için öğretmenini taklit eder.
okumak, eğitim görmek
Paris'ta tıp okuyor.
yapmak, etmek
Yapar ödevlerini her akşam.
satmak, ticaret yapmak
Yapar bu bisiklet 100 euro.
oynamak, canlandırmak
Yapar kralı tiyatro oyununda.
vermek
Arkadaşına doğum günü için bir hediye yapar.
dönüştürmek
Soğuk, yağmuru kara çevirir.
aramak, taramak
Yapar evi anahtarlarını bulmak için.
ziyaret etmek, gezmek
Tatillerimizde müzeyi yaparız.
hasta etmek, hastalığa neden olmak
Bu virüs bu mevsimde birçok insanı hasta eder.
görünmek, gibi olmak
Haber haberi aldıktan sonra mutlu görünüyor.
sürmek, devam etmek
Bu iş birine bütün bir gün yapar.
kat etmek, geçmek
Koşarak her sabah 10 kilometre yapar.
düzenlemek, toparlamak
O her sabah odasını yapar.
kullanmak, uygulamak
Sorunu çözmek için bilgilerini kullanır.
eşit olmak, denk gelmek
İki ve iki eder dört.
uymak, yakışmak
Bu gömlek pantolonunla iyi gider.
olmak, haline gelmek
Parti için kendini yapıyor yakışıklı.
sahip olmak, ölçmek
Bu masa iki metre uzunluğunda yapar.
yaratmak, üretmek
Baca duman yapar.
yapmak
İnek tarlada yapar mö.
yapmak, dönüştürmek
Ebeveynler oğullarını iyi bir öğrenci yaparlar.
yapmak, etmek
Pul satın aldın mı? Evet, yaptım.
yaptırmak, yapmasını sağlamak
Yaptırır arabasını tamir ettirir.
olmak (hava), etmek (hava)
Bu sabah hava soğuk.
alışmak, uyum sağlamak
Alışır yeni işine yavaş yavaş.
olgunlaşmak, iyice hazır olmak
Bu şarap zamanla olgunlaşacak.



























