Ara
lever
01
kaldırmak, yükseltmek
faire aller une chose vers le haut, hausser une partie du corps ou un objet
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
lève
1. çoğul kişi
levons
gelecek zamanda 1. kişi
lèverai
şimdiki zaman ortacı
levant
geçmiş zaman ortacı
levé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
levions
Örnekler
Tu peux lever ce rideau, s' il te plaît ?
Bu perdeyi kaldırabilir misin, lütfen?
02
kaldırmak, yükseltmek
prendre quelque chose ou quelqu'un et le soulever physiquement du sol ou d'une surface
Örnekler
Nous avons levé la table ensemble.
Masayı birlikte kaldırdık.
03
kaldırmak, yükseltmek
mettre fin à une interdiction, une contrainte, une règle ou un obstacle officiel
Örnekler
La grève sera levée demain matin.
Grev yarın sabah kaldırılacak.
04
kaldırmak, sonlandırmak
arrêter ou conclure officiellement une réunion, une séance, un événement
Örnekler
L' assemblée est levée jusqu' à nouvel ordre.
Kapatılan meclis yeni bir emre kadar tatil edilmiştir.
05
filizlenmek, sürmek
commencer à apparaître ou à croître à la surface de la terre, en parlant des plantes ou des graines
Örnekler
Rien ne lève sur ce sol trop sec.
Hiçbir şey filizlenmez bu toprakta, çok kuru.
06
kabarmak, mayalanmak
en parlant d'une pâte, augmenter de volume grâce à la fermentation (levure ou levain)
Örnekler
Laisse lever la pâte dans un endroit chaud.
Hamurun sıcak bir yerde kabarmasına izin verin.
07
kalkmak, ayağa kalkmak
passer de la position assise ou couchée à la position debout
Örnekler
Ils se lèvent tous pour applaudir.
Kalkıyorlar hepsi alkışlamak için.
08
ayaklanmak, isyan etmek
se dresser contre un pouvoir ou une injustice ; se rebeller
Örnekler
Il s' est levé contre l' oppression.
Kalktı zulme karşı.
09
doğmak, yükselmek (güneş için)
apparaître à l'horizon pour un astre, surtout le soleil
Örnekler
Un vent léger se lève avec l' aube.
Şafakla birlikte hafif bir rüzgar yükselir.
Le lever
[gender: masculine]
01
kalkış, kalkma
action de se lever, en particulier de sortir du lit ou de se mettre debout
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
levers
Örnekler
Elle est très organisée dès le lever.
O, kalktığı andan itibaren çok düzenlidir.
Leksikal Ağaç
enlever
relever
lever



























